Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) tarafından 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla basın mensuplarına yönelik bir kahvaltı programı düzenlendi.
Herkesin mesleğin güzelliklerini ve bayramı konuşmasını beklediği toplantıda, Sakarya protokolü içindekileri dökerek basına adeta "ayar" çekti. Hem de gazetecilerin kendi gününde yaşanan bu buluşmada; Sakarya protokolünden Vali Rahmi Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akgün Altuğ içindekileri döktüler.
SATSO BAŞKANI ALTUĞ: "DOĞRU BİLGİYE ULAŞMADAN HABER YAPMAYIN"
Ekim ayında gerçekleştirilecek SATSO organ seçimlerine ilişkin basına yönelik açıklama yapan Başkan Akgün Altuğ, "Sakarya'nın gündemi adeta SATSO seçimleri olmuş durumda. Basında ve sosyal medyada SATSO ile ilgili birçok kirli bilgi dolaşıyor. Bunların büyük bölümü gerçeği yansıtmıyor. SATSO seçimi bu şehir için bu kadar önemli olmamalı. Sizlerden ricam, doğru bilgiye ulaşmadan haberlerinizi yapmayın. Yanlış bilgiler seçim atmosferini gereksiz şekilde kızıştırıyor." diye konuştu.
BAŞKAN ALEMDAR: "GAZETECİLİK ÖRGÜTLERİNİN SİLKELENMESİ GEREKİYOR"
Gazetecilik meslek örgütlerinin daha etkin bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise "Gazeteci toplumun geleceğine yön verir. Doğru haberi çarpıtmadan kamuoyuna sunar. Sakarya Gazeteciler Cemiyeti ve Sakarya Gazeteciler Birliği'nin silkelenmesi gerekiyor. Bu yapılmazsa gerçek gazetecilere ve emekçilere haksızlık olur. Bizler seçilene kadar siyasetçiyiz, seçildikten sonra ise bu şehrin hizmetkârıyız. Gazeteciler tarafsız olmalı, kamu yararı doğrultusunda eksikleri ve yanlışları ortaya koymalıdır. Ancak intikam duygusuyla seçim süreçlerine müdahil olmamalıdır." şeklinde konuştu.
Valilik olarak basın mensuplarının doğru bilgiye ulaşması için ellerinden gelen tüm imkanları kullandıklarını ifade eden Vali Doğan, ise şunları kaydetti:
"Tabii ki basın bize her zaman çok rahat bir şekilde ulaşabilsin. Basın müdürlüğümüz var. Biz zaten sürekli toplantılarda karşılaşıyoruz. Biliyorsunuz ki ben her ay basın toplantısı yapıyordum ve canlı olarak da bunu yayınlıyorduk. Ama katılım çok az olduğu için biz artık bu uygulamadan vazgeçtik. Salonda görmüş olduğunuz basın mensubu sayısı 8-10 kişiyle canlı toplantı yapma durumunda kaldık. Öyle olunca da biz bu toplantıları iptal ettik. Talep olur, katılım olursa yine bu uygulamayı da devam ettireceğimizi buradan ifade etmek istiyorum."
VALİ DOĞAN: "OLACAK İŞ DEĞİL ARKADAŞLAR..."
Vali Doğan, yapılan işlerin mahiyeti gereği her haberi anında açıklığa kavuşturmalarının mümkün olmadığını vurgulayarak şu örnekleri verdi:
"Bizim yapmış olduğumuz işlerin içerisinde devamı olan işler olduğu için bu işlerin açıklanmış olması bazı işlerin sektiyeye uğraması anlamında da sıkıntılara yol açmakta. Dolayısıyla bazen biz suskun kalıyorsak bu basına bir mesafe koyduğumuzdan değil, yürüttüğümüz o süreçlerin devamı gelebilmesi adına mecburen susmak durumundayız.
Geçen hafta bizde de konuşulan işte sahte imam oldu, manşetten... Yani şimdi sahte imam, müftünün resmini koyuyorsun falan. Şimdi bu olacak iş değil arkadaşlar. Müftü bey din adamıdır, bir camiayı temsil eden bir şey. Ve bu olayın tespiti zaten müftülük tarafından yapılabiliyor. Müftülüğün yapmış olduğu bir şey sanki müftülük camiası sorunluymuş, görmezden gelmiş, bu işin içerisindeymiş imajıyla vermek bir haksızlık olur. Bu konu bir şikayet üzerine bize 2-3 ay önce geldi ve biz bu konuyu araştırdık. Ciddi bulgu bulununca Diyanet İşleri Başkanlığından müfettiş talep ettik. Çorap söküğü gibi artarak devam eden bir olay ortaya çıktı. Biz bunu ilk duyduğumuz an açıklamış olsaydık birileri başka tedbir alacak, farklı yollara girecekti. Olayın devamı olduğu için açıklayamayız. Eleştirileri yaparken 'valilik mesafe koyuyor, basın açıklaması yapmıyor' deniliyor ama biz yine arkadaşlarımıza birebir cevap veriyoruz. Çıkıp bunu kamuoyuna açıkladığımızda birtakım olayların önü kesilmiş oluyor."