Özel: Nurettin Eryılmaz
Teknoloji çağında, her şeyin dijital kayıtlara bağlı olduğu bir dünyada, Sakarya’nın Adapazarı ilçesi sokaklarında inanılması güç bir dram yaşanıyor. Aslen Eskişehirli olan Gül Fidan, tam 50 yıldır bu topraklarda nefes alıyor, bu yollarda sakat kaldı ama devletin kayıtlarında tek bir harfi bile yok. Ne bir kimlik numarası ne de bir nüfus kaydı bulunan Fidan, yarım asırdır kendi vatanında "vatansız" gibi yaşıyor.
Kumaş Tezgâhında Başlayan Çile
Gül Fidan’ın hayatı, ailesiyle birlikte şehir şehir gezerek kumaş sattığı gençlik yıllarında altüst oldu. Babasının direksiyon başında olduğu bir gün yaşanan feci trafik kazası, Gül Fidan’ı tekerlekli sandalyeye mahkûm etti. Anne ve babasının vefatından sonra yapayalnız kalan, nüfus kaydı hiç yapılmadığı için de sistemin dışında kalan Fidan, o günden beri hiçbir sosyal haktan yararlanamıyor.
"Kimliğim Olmadığı İçin Kimse Beni Almadı"
Yarım asırlık hayatında hiç evlenemeyen, bir yuva kuramayan Gül Fidan, bunun sebebini "resmen var olmamasına" bağlıyor. Gözyaşları içinde konuşan Fidan, yaşadığı mahrumiyeti şu sözlerle özetliyor:
"Kimliğim yok diye kimse beni almadı, evlenemedim. Hastaneye gidemiyorum, kimliksiz bakmıyorlar. Eczaneden kendi cebimden aldığım haplarla acımı dindiriyorum. Akrabam yok, kimsem yok... Bir tek komşu çocukları bana bakıyor."
"Bana 'Ölü' Diyorlar"
Videonun en sarsıcı anı ise toplumun ona taktığı isim. Kimlik kartı olmadığı için çevresindekilerin kendisine "ölü" diye hitap ettiğini söyleyen Gül Fidan, muhabirin sorusuna verdiği, "Bana 'ölü' diyorlar Ben yaşıyorum ama onlar 'ölü' diyor. Tek isteğim ölmeden önce bir nüfus kağıdım olsun. Yaşayan biri olduğum artık tescillensin," cevabıyla Türkiye’nin vicdanına sesleniyor.
Vatandaşlık Hakkı İçin Devletin Şefkat Eli Bekleniyor
Sakarya sokaklarında tekerlekli sandalyesiyle yaşam mücadelesi veren Gül Fidan, devletten ne para ne de mülk istiyor. Onun tek bir dileği var: Üzerinde adı ve soyadı yazan bir Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı. Şimdi gözler İçişleri Bakanlığı ve Nüfus Müdürlüklerinde. Yarım asırdır "hayalet" muamelesi gören bu kadına devletin şefkat eli ne zaman uzanacak?