Tuğba Boz yazdı

KİM?

Biz kimiz?

Sen, ben.

İkimiz.

Sen bahçemin en ücrasında gelincik,

Bosna’ da hiç gitmediğim bir köprü,

Çok uzakta bir köy.

Ben Orhan Veli’nin şişesinde bir balık,

Onlarca toprakta bir sömürü,

Sırtında bir çuval yük.

Sadece ikimiz dedim ya!

BİZ KİMİZ?

Ayrı ovalarda açsak ve bir hindiba olsak;

Chopin tuşlara dokundukça gökte buluşmayı başarırdık, biz kalsak.

 İkimiz olunca biz;

Bebeğin kirpiklerinde yaş,

Annenin süt kokan göğsü,

Babanın güvenli kollarıyız.

Biz olunca;

Yalnızlara yoldaş,

Dağda mis kokan kekik,

Güzel ne varsa oyuz biz.

NE?

Biz olduysak var bir derdimiz.

Sana dert denmez hemen bükme boynunu.

Işığı gördük evet

Evet  evet sende gördüğüm tam da bu.

Ne yapıyoruz biz?

Seni sevmekle hazırlıyorum sonumu.

Son nedir peki?

Mezar diyorlar,

Bilmiyorlar,

Kollarında vereceğim nefesimi,

Son arzun nedir diye soracaklar,

Ölmek değil ki bu!

Kokunu götüreceğim tenimde toprağıma,

Aşkın serenad yapacak ruhuma.

İşte öyle gideceğim.

NE ZAMAN?

Biz var olmuşken adı kalmaz zamanın.

Kapımda paspas olur ancak.

Tut elimi,

Yıldız: Soğuk havalarda sokak hayvanlarını unutmayalım Yıldız: Soğuk havalarda sokak hayvanlarını unutmayalım

Üzerimize basıp geçen sonbahar yapraklarıdır zaman.

Hışırtısını duyuyorum elimden kayıp giden gençliğimin.

Öyle sıkı tut ki elimden

Mezarın soğukluğu karıncaları üşütsün beni değil.

Zaman ölümlüler için var.

Sen öyle bir bak ki gözlerime,

Azrail geleceği vakti unutsun.

Ne zaman dudaklarım morarır, ne zaman ölürüm ben?

İçim kurur yağmur yağarken,

Unuttum, adı neydi dersen?

NEREDE?

Seni ilk nerede gördüm?

Nerede yokluğun varlığıma dönüştü?

Nerede kızdım kaldırımlara?

Bensiz geçtiğin, bana ait olmadığın yollara.

Çocuk olsaydım parkında,

Yetmez

Sensiz geçip gittiğim bahçeler cennet olsa yetmez.

Neredesiz sev beni, öyle çok sev.

Senden öncede kaldı o liman, o ada.

Yerim belli yurdum belli sevgilim artık,

Tekrar kavuşacağımız mekandayım,

Sessizce bekliyorum mezarımda.

NASIL?

Ben bilmiyorum mezara hazırlık nasıl yapılır?

Tek bildiğim vardı.

Yanındayken bile gurbetti adı aşkın.

Kapıda hasret görünüyor,

Kavuşması da güzel olur ayrılıkların.

Nasıl? Deme,

Seni seviyorum ben

Bir yolunu bulursun ben yokken.

Nasıl? Bilmiyorum.

Tohumlar çiçeklenmeden,

Kuşlar göç etmeden,

Ama illa ki bir an önce gel.

NEDEN?

Sebebi sorulmaz aşıklara yalnızlıkların.

Gürültülü cenazemin en sessiz konuğuyum.

Toprağı sıkıyorum avuçlarımda, sen ağlarken karşımda.

Müziğin sona eren notaları gibiyim her şey çok yavaş.

Hızlı olun, gidin hepiniz, sevgilim bana kalsın.

Küçük bir odaya yavaşça indirdiler yerle yeksanım.

Üzülme sevgilim canım yanmıyor,

Hiç düşünmediğim kadar çok düşünüyorum şimdi.

Sana anlatacak ne çok şey birikti.

Sızlanmayacağım başımda beklerken sen,

Tek bir sorum var, cevabı bulamıyorum.

Neden ben?