Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından yürütülen SUBÜ Konuşmaları’nın 120’inci konuşmacısı; ‘Savunma Sanayisinde Gelişmeler ve Ar-Ge’ konulu söyleşiyle Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik oldu. Moderatörlüğünü Teknoloji Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Gül'ün üstlendiği söyleşide; savunma sanayiindeki yerlilik oranları, üretim kapasitesi ile Ar-Ge konuları üzerine konuşuldu.
Taklit değil millileştirmek esastır
Savunma sanayiinde yerlileştirme ve millileştirme arasındaki farka dikkat çeken Bingöl Üniversitesi Prof. Dr. Erdal Çelik, “Yerlileştirme mevcudu taklit etmektir ve sizi bir yere kadar götürür ancak millileştirme, Ar-Ge ile o teknolojinin üzerine çıkmaktır. Bir malzemeyi üretmek yetmez, onun tüm teknoloji hazırlık seviyelerini tamamlaması ve sertifikasyon süreçlerinden geçmesi gerekir. Eğer kendi teknolojinizi üretemezseniz, patent engelleriyle karşılaştığınızda sisteminiz bloke edilebilir. Bizim hedefimiz, savunma sanayiinde tam bağımsızlığı sağlayacak özgün ve milli teknolojileri geliştirmektir” dedi.
Havacılık ve uzayda stratejik derinlik
Türkiye'nin insansız hava araçları ve uzay teknolojilerindeki kapasitesini anlatan Çelik, “İnsansız hava araçlarında Anka ile birlikte 40 bin fit yüksekliğe çıkabilen ve havada 50 saat kalabilen müthiş kapasiteli Aksungur gibi çok gelişmiş platformlara sahibiz. Yüksek hıza ve manevra kabiliyetine sahip hedef drone sistemimiz Şimşek ile bu alandaki gücümüzü pekiştiriyoruz. Uzay alanında ise Göktürk serisi yer gözlem ve Türksat 6A haberleşme uydularımızla stratejik bir derinlik kazanıyoruz. Pilotlarımızın bu araçları kullanırken verdiği geri bildirimler, Ar-Ge kısmını daha da ileriye taşımamız için en kıymetli verileri oluşturuyor” diye konuştu.
Yazılımda dijital bağımsızlık
Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı yazılım ve analiz boyutunda da bitirmek gerektiğini vurgulayan Çelik, “TUSAŞ gibi dev kurumlarda mühendislik analiz programları için her yıl yurt dışına yaklaşık 100 milyon dolar gidiyordu. Bu bağımlılığı kırmak için kendi yerli hesaplama ve analiz yazılımlarımızı geliştirdik. Artık kritik mühendislik hesaplamalarımızı kendi yerli programlarımızla yaparak hem büyük bir ekonomik tasarruf sağlıyor hem de verilerimizin güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaan ile havacılıkta yeni bir devir
Türkiye'nin havacılık alanındaki amiral gemisi projelerine değinen Çelik, “5’inci nesil savaş uçağımız Kaan, düşük radar görünürlüğü ve iç mühimmat sistemleriyle dünyadaki sayılı platformlardan biri. Bununla da yetinmeyip bugün üniversitelerimizde 6’ıncı ve 7’inci nesil savaş uçağı konseptleri üzerine çalışıyoruz. Milli mühendislik gücümüzle Atak’tan Gökbey’e kadar her alanda havacılığın geleceğini tasarlıyoruz.”
Genç mühendisler için kritik eşik ‘3,00’
Savunma sanayiinde çalışmak isteyen öğrencilere yol haritası çizen Çelik, “Önemli kurumlara giriş için diploma notunun ‘3,00’ üzerinde olması çok kritik bir eşiktir. Ancak başarı sadece notla gelmez; sürekli gayret, literatür takibi ve kritik analitik düşünce şarttır. Amerika’yı yeniden keşfetmek yerine mevcut bilginin üzerine yenisini ekleyerek bir sel gibi durmadan çalışmak tüm kapıları açacaktır.”