Acılar zamanla hafifler belki ama unutulmaz

Abone Ol

Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünür ama milletlerin hafızasında derin izler bırakır. 15 Temmuz da işte böyle bir gündür.

Aradan yıllar geçti. Acılar zamanla hafifler belki ama unutulmaz. Çünkü bazı geceler yalnızca yaşanmaz, tarihe yazılır. O gece yaşananlar, herkesin hafızasında farklı bir pencere açtı. Kimi televizyon başında endişeyle sabahladı, kimi sokakta yaşananları takip etti, kimi de sevdiklerinden gelecek bir telefonu bekledi. O gece hepimiz aynı soruyu sorduk: “Yarın nasıl bir Türkiye’ye uyanacağız?”

İşte bu yüzden 15 Temmuz’u sadece geçmişte yaşanmış bir olay olarak görmek eksik kalır. O gün, demokrasinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatan önemli bir dönüm noktasıdır.

Demokrasi, sadece seçim günü sandığa gitmek değildir. Demokrasi; farklı düşüncelerin konuşabildiği, hukukun herkese eşit uygulandığı, insanların korkmadan fikirlerini ifade edebildiği bir ortak yaşam kültürüdür. En önemlisi de millet iradesine duyulan saygıdır.

Bugün bize düşen görev, geçmişin acılarından ders çıkarırken geleceğe umutla bakabilmektir. Çocuklarımıza öfkeyi değil sevgiyi, ayrışmayı değil birlikte yaşamayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı miras bırakabilmektir.

Çünkü bu ülke, farklılıklarıyla güzel. Aynı toprağın insanları olarak sevinci de acıyı da birlikte yaşadık. Zor zamanlarda omuz omuza durmayı bildik. Bizi güçlü yapan da tam olarak budur.

Demokrasi; yalnızca devletin değil, hepimizin sorumluluğudur. Evimizde, iş yerimizde, sokakta ve günlük hayatın her alanında birbirimize gösterdiğimiz saygı da demokrasinin temel taşlarından biridir. Birbirimizi dinleyebildiğimiz, farklı fikirlere tahammül gösterebildiğimiz ölçüde demokrasiyi güçlendiririz.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, hayatını kaybedenleri rahmetle anarken gazilerimize minnetimizi sunma günüdür. Aynı zamanda birlik ve beraberliğin, ortak değerler etrafında kenetlenmenin önemini yeniden hatırlama günüdür.

Çünkü vatan, sadece üzerinde yaşadığımız toprak değildir. Vatan; ortak geçmişimiz, ortak geleceğimiz ve birlikte kurduğumuz umuttur.

Temennimiz odur ki bu ülke bir daha hiçbir zaman böylesine acı geceler yaşamasın. Çocuklarımız tank seslerini değil, okul zilini; sirenleri değil, kuş seslerini duysun. Korkunun değil huzurun, ayrışmanın değil kardeşliğin hâkim olduğu bir Türkiye hepimizin ortak duası olsun.

Ve unutmayalım…

Demokrasi, yılda bir gün hatırlanacak bir kavram değildir. Ona her gün sahip çıkılır. Çünkü demokrasiye sahip çıkmak, aslında geleceğimize sahip çıkmaktır.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }