Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı Belediyesi Meclis Üyesi Haluk Akbay, Sakarya'nın tarım potansiyelinin değerlendirilmesi için Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmasını önerdi.

Akbay, yaptığı açıklamada, Sakarya'nın yüzde 45'inin tarım alanı olduğunu belirterek, bu potansiyelin değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini söyledi.

CHP'li Akbay, açıklamasında şunları kaydetti:

"

 Sakarya ilinin arazi dağılımı % 48.18 orman alanı, %45,68 tarım alanı, %1,47 mera alanları, %9,67 yerleşim, yollar, gölet ve sulak alanlarla kaplıdır.

                  İlimizin coğrafi konumunun sağladığı lojistik imkanları Karasu Limanı, D100 karayolu, Otoban, Kuzey Marmara otoyolu ve çeşitliliği (Karayolu, denizyolu, demiryolu taşımacılığı) ayrıca Marmara bölgesinde bulunması metropollere yakınlığı ve çevre illerdeki ürünlerin değerlendirilmesi açısından merkezi konumdadır.

       Sakarya, Dış Mekan Süs Bitkiciliği üretiminde uluslararası sahada lider olma potansiyeline sahiptir.


       Arazilerin küçük ve bölünmüş olması nedeniyle tarımsal üretimin tarla bitkilerinden bahçe bitkilerine doğru yönelmesi sebze üretiminin önemli bir faaliyet alanı olmasını sağlamıştır. İklim koşullarının el verdiği ve doğal şartların elverişli olan yerlerde seracılık hızla gelişen bir potansiyel olmuştur.

      Kooperatifçiliğin etkin hale getirilmesi ile “Ben” yetmez, “Biz” olalım, birlikte üretip birlikte kazanalım, ekonomiye katma değer katalım anlayışını topluma yetkili kurumlar anlatmalıdır.

     Arazi toplulaştırmasında başarılı olunmayan bölgelerde pilot bölge kurularak orada bulunan mülkiyet hakların kağıt üzerinde sözleşme ile topraklar birleştirilip kurulan kooperatifler sayesinde arazileri oranında gelir ve kazanç elde ederler. Toplu çiftçilikle ucuz girdi düşük maliyet sağlanır.

       Tarlalarda katma değeri yüksek olan tarımsal ürünler üretilmelidir. Ayçiçek yağ fabrikası, Mısır yağ fabrikası, Nişasta fabrikaları, fındık işleme tesisleri, patates cipsi, soğan fabrikaları, kereviz fabrikaları, domates salça fabrikalarının ham maddesini üreterek tarım ve gıda ürünlerinin ihracatını artırabilir ithalata dayalı tarıma da son verilir.


     Türkiye’de erken yaşlanma ve verimli çalışmalar olmadığından gençler tarım sektöründe gelecek görmediklerinden kente göç etmektedir.

       Bunları önlemek için “GENÇ ÇİFTÇİ KOOPERATİFLERİ” kurulmasını teşvik, başta belediyeler ve diğer kurumlar Kırsal Kalkınma sağlamak için ilgili bakanlıklardan destekler verilmelidir. Genç çiftçilerin sosyal güvenlik prim desteği, tarımsal sulama ve elektrik faturalarına, tohum gübre kullanımının % 50 si desteklenmelidir. Mazot’ta ÖTV yükü kaldırılmalıdır. Temel tarım ürünlerinin taban fiyatları açıklanırken maliyet girdisi, kur enflasyon dikkate alınarak insanca yaşayacakları bir gelir seviyesi ön görülmelidir.

       Hayvansal üretim faaliyetleri olan; Besi ve süt Sığırcılığı, koyun ve keçi yetiştiriciliği, Manda yetiştiriciliği için gerekli olan meraların acilen iyileştirilmesi ve devamlı verimli olmaları için gerekli bitkiler ile donatılmalıdır.

     Kanatlı hayvan eti ve yumurta gibi peynir ve hayvansal ürünlerde üretim artırılmalıdır.

    “Gıda güvenliği” kavramına daha fazla önem ve ilgi göstermemiz gerekmektedir. Gıda güvenliği, ekonomik performans ve sosyal refah için son derece önemli bir husustur.

             Pandemi, küresel ve ulusal krizler beslenme ihtiyacımızı karşılamamızı sağlayan tarım alanlarımızı çok daha iyi kullanılmasının önemini ortaya çıkarmıştır.

            SAKARYA DA TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE BÖLGELERİ KURULARAK neden Hollanda gibi tarımsal ihracatı yüksek bir il olmasın.

           İklim ve lojistik imkanları acısından PAMUKOVA ilçemiz bu konuda öncelikle düşünülmesi gereken bölgedir.

       Bu organize bölgelerinin arazileri çoğunluğu Hazine arazileri olmalı, arsa, alt yapı, arıtma, ulaştırma, elektrik gibi gerekli ihtiyaçları karşılanmalıdır.

        Tarım sektörü yurt ekonomisini sırtlayan olması için “Tarımsal araştırma/ Eğitim, özel sektör ve kamunun başarılı işbirliği ile olması esastır.

 Bunun için planlı, verimli üretim modeli doğru destek politikası, Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları, başlangıç ve girişimciliği destekleyen yatırım iklimi, kooperatifleşme ve katma değerli pazarlama stratejileri gibi faktörler kullanılarak gerçekleşmesi mümkündür.


    Başta Valilik, Büyükşehir belediye başkanları, ilçe belediye başkanları Ticaret ve Sanayi Odası, esnaf odaları STK lar Tarım il müdürlükleri, Ziraat odaları, Ziraat Mühendisleri, veterinerler Ziraat üniversitesi ile siyasilerin el birliği olacak hamlelerdir.

     Gerekirse Hollanda’nın dünyada öncü olan Wageningen Üniversitesinden Know-how alınarak yol yürünmelidir.

  TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNE GEL,  BİRLİKTE ÜRETELİM, BİZ KAZANALIM. TÜRKİYE KAZANSIN.

Işıksu’dan anlamlı ziyaret Işıksu’dan anlamlı ziyaret

   Kendi patentlerimizle dünya markası olmalıyız aksi halde sanayi ülkesi ve sanayici olamayız."