Başkan Çetin açıklamasında şunları kaydetti:

Başkan Akgün’ün Ramazan-ı Şerif mesajı Başkan Akgün’ün Ramazan-ı Şerif mesajı

"Pandemi dönemin de aylarca siftah yapamayan kepenkleri kapalı kalan esnafımız her köşe başında biten zincir marketlerle, zincir mağazalarla rekabete zorlanmanın yanı sıra yanında çalışanların sigortası, maaşı, dükkân kirası, elektrik, doğal gaz, su faturaları artık altından kalkılamayacak bir yük hâline geldi. Bunun yanında iş yerine ait aracın MTV’si, ticari araçlara her yıl yapılan muayene -ki o bile olmuş bin 600 TL. Zorunlu trafik sigortası 3 bin TL, kasko yaptırmak zaten mümkün değil, 10 bin liralara çıkmış. Akaryakıt masrafı gibi onlarca külfetin üzerine ham madde alacak, üretim yapıp satacak ya da ürün alıp satacak, sattığının yerine yenisini koyacak vergisini verecek, bağ kur primini çalışanların SGK primini yatıracak geriye ne kalacak? Evine ekmek götüreceksin, bir de ev kirası, elektrik ve doğal gaz parası ödeyeceksin. Bu çark döner mi?
Bundan önceki yapılandırma Kanunu olan 7326 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde ve ondan önceki kanunlarda BAĞ-KUR’lu esnafın, durdurulan sigortalılık süreleri ihya edildiği hâlde bu yapılandırma kanununda bu düzenlemeye yer verilmemiştir.
Esnaf borçlarını yeniden yapılandırabilse 9 bin gün prim ödeme süresini doldurup EYT’ye girebileceği hâlde bu borçlar yapılandırma kapsamına alınmadığı için EYT kapsamına da giremiyor. İktidara soruyoruz bu durumdaki esnafı EYT kapmasına almamak için mi bu borçları yapılandırma kapsamına almadınız? Esnafımızın borçları eğer yeniden yapılandırılırsa 9000 gün prim ödeme süremizi doldurup EYT'ye girebileceği hâlde bu borçlar yapılandırma kapsamına alınmadığı için EYT kapsamına giremiyor. Bu konuda niçin bir düzenleme yok?" Cevabı şu: İktidarın bu durumda olan esnafların maalesef EYT kapsamına girmelerini istemedikleri içindir.             Sabahın seherinden gecenin geç saatine kadar on sekiz saat çalışan esnaf ve sanatkârlar ‘sosyal güvenlik' şemsiyesi altında olmalarına rağmen, bugüne kadar norm birliği sağlanamadığı için EYT’den yararlanamıyor. Ayrım yapılmadan, ‘sosyal devlet' ilkelerine göre aynı haktan esnaf da yararlanmalı. Emeklilik için gereken prim gün sayılarındaki farklılık Anayasa’nın ‘eşitlik' ilkesine aykırıdır. Bu farklılık mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. Bununla birlikte, esnaf ve sanatkârlarımız 9 bin prim gün sayısıyla emekliliğe hak kazanabiliyorken sigortalılar 7 bin 200 prim gün sayısıyla emekli olabiliyor. BAĞ-KUR emeklilik prim gün sayısı 9 bin gün değil, sigortalılarda olduğu gibi 7 bin 200 gün olmalı ve bu konuda bir düzenleme yapılmalıdır. Öte yandan, esnaf ve sanatkârlarımız 60 gün sigorta primini yatırmayınca muayene olamıyor, ilacını alamıyor. 2 yıldır hastaneye gitme imkânı sağlandı ancak eczaneden ilacını alıp tedavisini olamama problemi devam ediyor. Sosyal güvenlik primini esnaftan, cezalı da olsa, devlet olarak alıyorsanız eğer sağlık sigortasından da faydalandırmalısınız İhya işlemi “Ya hep ya hiç” mantığıyla yapılıyor. Yani kısmi ihya işlemi yok. Sadece EYT’liler değil tüm Bağ-Kur’lular eksik olan prim gün sayısı kadar ihya işlemi yapmak istiyor. Diğer bir ifadeyle, durdurulan sigortalılık süreleri için kısmi ihya hakkının verilmesini talep ediyorlar. 
Yine Bağ-Kur’luların durdurulan sigortalılık sürelerine ilişkin primlerini 5510 sayılı kanunun 89’uncu maddesi yerine ihya yoluyla ödemesi daha yüksek prim ödemek anlamına geliyor.
EYT’li Bağ-Kur’lulara; eksik prim gün sayılarını tamamlamaları için gerek 1/10/2008 öncesi süreleri için borçlanma gerekse durdurulan süreleri için kısmi ihya imkânı tanınması talepleri gayet haklı talepler olup yıllardır kendini hep geri çeken sorunlarını dillendirmeyen Bağ-Kur’luları birileri duysun ve görsün artık.
AKP iktidarı başta 5 li çete olmak üzere yandaşlarına peşkeş çektiği devlet olanaklarını ülke ekonomimizin temel taşı sosyoekonomik anlamda ülkenin çimentosu olan esnafımız için kullanmalı gerek emeklilik prim gün sayısı, gerek ihya yapılandırmalarında gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapıp esnafımızın sorununu acilen çözüme kavuşturmalıdır.
Bağ-Kur’luların feryadını birileri duysun ve görsün artık!"