ASAYİŞ

Bir babanın adalet çığlığı: "Evladımı kaybettim, adalet istiyorum"

Adapazarı’nda 26 yaşındaki oğlu Taha Görkem Deniz’i toprağa veren baba Engin Deniz, mahkeme sürecinde yaşananlara ve adaletin tecelli etmediğine dair sert açıklamalarda bulundu. Altı çocuğundan birini cinayete kurban veren acılı baba, "Benim fidanım gitti, geride beş evladım kaldı ama içimdeki yangın sönmüyor" dedi.

Abone Ol

Özel haber: Nurettin Eryılmaz

Adapazarı’nda 26 yaşındaki oğlu Taha Görkem Deniz’i toprağa veren baba Engin Deniz, mahkeme sürecinde yaşananlara ve adaletin tecelli etmediğine dair sert açıklamalarda bulundu. Altı çocuğundan birini cinayete kurban veren acılı baba, "Benim fidanım gitti, geride beş evladım kaldı ama içimdeki yangın sönmüyor" dedi.

"Yardıma Gitti, Canından Oldu"

Olayın bir alacak-verecek meselesinden kaynaklandığını belirten Engin Deniz, oğlunun aslında olayla doğrudan bir ilgisi olmadığını savundu. Babanın iddiasına göre Taha Görkem, kuzeninin (kayınçosunun oğlu) yardım çağrısı üzerine olay yerine gitmişti: "Oğlumun kimseye borcu yoktu. Kuzeni gece yarısı 'Yetiş abi' diye çağırınca yardıma gitti. Yufka yürekliydi, hayır diyemedi. Olay yerinde ne alkol almış ne de bir husumeti vardı; otopsi raporları da bunu kanıtlıyor."

"Adalet Yerini Bulmadı, Suçlular Aramızda"

Mahkeme sürecinden çıkan karara tepki gösteren baba Deniz, verilen cezaların yetersiz olduğunu ve asıl sorumluların gereken cezayı almadığını iddia etti. "18 yıl ceza verildi, sonra 16 yıla düşürüldü. Ben böyle bir adalet görmedim," diyen baba, sözlerine şöyle devam etti:

"Vuran kişinin en ağır cezayı, müebbet almasını bekliyordum. Elini beline atan, silahı çeken cezasını çekmeli. Şu an başka suçlardan Edirne F Tipi Cezaevi'nde olan Ab…….'in mahkemeye getirilmesi davanın seyrini değiştirirdi. Ancak avukatımız 'izin alınamıyor' diyerek bunu yapmadı. Ben avukattan da şikâyetçiyim."

Güvenlik Zafiyeti ve Denetim Çağrısı

Baba Engin Deniz, sadece mahkeme salonunda değil, sokaktaki güvenlik önlemleri konusunda da yetkililere seslendi. Kent Park ve çevresindeki bekçilerin daha aktif görev yapması gerektiğini belirterek, "Bekçilerin kahve köşelerinde değil, sahada olmasını istiyorum. Onların varlığı bile caydırıcıdır," ifadelerini kullandı.

"Sabrediyorum Ama İnanmıyorum"

Konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan acılı baba, son olarak şunları söyledi:"Evladımı kaybettim, 4 aydır uyku uyuyamıyorum. 'Takdir-i ilahi' diyorum, sabrediyorum ama adaletin tam tecelli ettiğine inanmıyorum. Dosyayı üst mahkemeye taşıyacağım. Son nefesime kadar oğlumun hakkını arayacağım." diye konuştu

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }