Nurettin Eryılmaz
Adapazarı’nda 21 yaşındaki Hilmi Tunahan Çiçek’in ölümüne neden olan 'çelme' olayının davası karara çıktı.
HAPİS CEZALARI AÇIKLANDI
Mahkeme, çelmeyi takan A.Ö. isimli sanığa “bilinçli taksirle adam öldürme” suçundan 6 yıl hapis cezası verdi.
M.P., R.R.K. ve T.K. isimli sanıklar hakkında ise aynı suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedildi.
Araç sürücüsü Y.F. hakkında “taksirle adam öldürme” suçundan 1 yıl 11 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanması geri bırakıldı.
AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ
Adapazarı’nda 21 yaşındaki Hilmi Tunahan Çiçek’in çelme takılması sonucu yola düşerek hayatını kaybettiği davada verilen kararın ardından, Çiçek ailesi adliye önünde tepki gösterdi.
ANNE ÇİÇEK: “ADALET BU MU?”
Mahkeme kararının ardından adliye önünde açıklama yapan anne Bahar Çiçek, verilen cezaların adaletsiz olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Ben şimdi o adamı öldürdüğüm zaman 2 yıl veya 3 yıl ceza yiyeceğim. O zaman neden öldürmeyeyim ki! 3 yıl ceza verdiler! O kadar gülünç bir durum ki anlatamam yani. Benim çocuğum öldü, 3 yıl hapis yiyor. Çekip gidiyor elini kolunu sallayaraktan. Ben elimi kolumu pişmanım deyip de üzgünüm, keşke bana da çarpsaydı. Çarpsaydı. Neden sen benim çocuğumu orada bıraktın? Yerde neden bırakıp arkanı dönüp gittin? Her şey apaçık olduğu halde Cumhurbaşkanımıza sesimi duyurmak istiyorum. Recep Tayyip Erdoğan'a sesimi duyurmak istiyorum. Başka kime sesimi duyurmam gerekiyorsa onlara da sesimi duyurmak istiyorum. Ben bir anneyim. Benim çocuğumu elimden aldılar. Işık saçan gözleri vardı. O toprağın altında, öldürenler 3 yıl ceza aldı. Dalga geçer gibi bir ceza verdiler. Eşim adalet olmadığı için orada adliyenin camına vurdu. Eli kesildi. Hastaneye dikiş attırmaya gitti. Eli ağır kesildi. Benim kocama ceza versinler. Türkiye’de adalet mi var! Adam öldürene ceza yok. Cam kırana ceza var. Böyle bir adalet sistemi olabilir mi? Buraya gelecek ifade verecek. Neden bir acılı baba hakkını savunduğu için haksızlık olduğu için cama vurdu diye ceza yiyecek? Yani biz boşu boşuna mı bir buçuk seneden beri buraya geldik gittik. Çocuğumuzun hakkını savunmak için her mahkemeye geldiğimizde her acıları tekrardan yaşadık. Dalga geçer gibi gerçek görüntüler varken simülasyon göstermek istiyorlarmış. Karşı tarafın savunduğu şey çok gülünç şeyler. Similasyon gösterecekmiş. Gerçekler var orada. Kamera görüntüleri var. Sen nasıl simülasyon gösterebilirsin? Sen bizimle dalga mı geçiyorsun? Sen bir kedi köpek mi öldürdün? Bir insan öldürdün. 21 yaşında gencecik geleceği olan bir insanı öldürdün. Biz devletin kestiği parmak acımaz dedik. Devlet o zaman parmak değil tırnak bile kesmedi. Biz devletimize güvenmekle mi hata yaptık? Benim çocuğum ölmekle oldu bitti. Bir evlat kolay mı yetişiyor? Ben onu o boya getirene kadar, o yaşa getirene kadar yemedim, yedirdim, giymedim, giydirdim çocuğuma.”
"VERİLEN CEZALAR ACIMIZI HAFİFLETMEDİ"
Tunahan’ın kardeşi Ebrar Çiçek ise verilen cezanın acılarını hafifletmediğini belirterek, “Bu verilen ceza acımı hafifletmedi. Orada dalga geçer gibi 3 yıl ceza açıkladılar. Benim abim de o zaman 3 yıl sonra kalksın gelsin. Söyleyecek hiçbir şeyim yok. İtiraz ediyoruz.” dedi.
MAĞDUR AİLENİN AVUKATINDAN YAZILI AÇIKLAMA
İstanbul Barosu'na kayıtlı mağdur Çiçek ailesinin avukatı Semih Barutçu da karar davasının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Avukat Barutçu, "Bu karar vicdanları tatmin etmemiştir. 21 yaşındaki Hilmi Tunahan Çiçek, 24 Ekim 2024 tarihinde yaşanan olayda, sonucu öngörülebilir bir eylem zinciri sonucunda hayatını kaybetmiştir. Dosyada yer alan kamera kayıtları, tanık beyanları ve savcılık mütalaasına rağmen, mahkeme tarafından verilen aleyhe hüküm, kamu vicdanını ve adalet duygusunu derinden yaralamıştır.
Cumhuriyet savcılığı bu dosyada açıkça olası kastla adam öldürme değerlendirmesi yapmış; bir insanın araç trafiğinin aktığı bir yolda bilerek çelme atmak suretiyle yere düşürülmesinin ölüm sonucunu öngörüp kabullenmek anlamına geldiğini ortaya koymuştur. Buna rağmen mahkeme, dosyanın bu en kritik hukuki tartışmasını göz ardı eden bir değerlendirme ile hüküm kurmuştur. Bu karar, yalnızca bir dosyanın sonucu değildir. Bu karar, olası kast ve bilinçli taksir arasında ki farkın yargı pratiğinde sınırları ve kapsamının tam anlaşılamadığını ve bu anlaşılmama durumunun vicdanların yaralanması halini ortaya koyması bakımından önemlidir . Yargı süreci henüz sona ermemiştir. Bu dosya istinaf ve temyiz aşamalarında tüm yönleriyle yeniden değerlendirilecek; hukuki mücadelemiz sonuna kadar sürdürülecektir. Hilmi Tunahan Çiçek’in yaşamı, “kaza” denilerek geçiştirilemez. Bu dosya bu kararla kapanmayacak, bu karar son karar olmayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadelerini kullandı.