Başkan Çetin'in mesajı şöyle:

"Bugün (10 Ocak) “Çalışan Gazeteciler Günü”. Basın çalışanlarının haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek için düzenlenen 212 sayılı yasa, 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girdi. Bu nedenle 10 Ocak, ülkemizde 62 yıldır Çalışan Gazeteciler Günü olarak anılıp kutlanıyor. Basın çalışanlarına bugün; birileri tarafından armağan edilmiş değil, tam tersine direnerek elde ettikleri bir hakkın kutlandığı gündür.

Ne yazık ki Türkiye cumhuriyet tarihinde basın; özgürlüğü, bağımsızlığı konusunda hiçbir dönemde bu kadar iktidarın baskısı altında olmadı, çalışanların ekonomik ve sosyal hakları hiçbir dönemde bu günkü kadar kullanılamaz duruma düşürülmedi.

Ecevit Keleş'ten Yunus Tever'e: Boş lafları bırak gel televizyonda tartışalım Ecevit Keleş'ten Yunus Tever'e: Boş lafları bırak gel televizyonda tartışalım

Bugün yani 2023 Ocak ayında Türkiye cezaevlerinde 145 gazeteci, meslekleri olan gazetecilik görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılmış durumdadır. Binlerce basın çalışanı ise 160’tan fazla basın kuruluşunun kapatılması, iktidar ve güç odaklarının yandaşlığını kabullenmemesi nedeniyle işsiz bırakıldı. Yazılı ve görsel basın çalışanlarının tutuklanmasında ülkeler arası birinciliği elden bırakmamakta ısrarcı olan siyasal iktidar, tutuklamalarla gazetecileri susturma, dışarıda kalanları ise korku yaratarak bastırmak ve haber yapamaz hale getirmek istiyor.

Yazılı ya da görsel basın çalışanı gerçeği yazmaz, susar ve duymaz ise gerçekte sorumlu olduğu ve içinde yaşadığı topluma değil mevcut iktidara ve bir avuç güç odağına hizmet etmiş olur. Özgür, tarafsız ve bağımsız gazetecilik, gerçekleri ve doğruları açığa çıkardığı zaman anlam bulur

Basın çalışanlarını özgürlüğü, işi, ekmeği ile tehdit eden iktidar ve güç odakları onları susturarak iktidar ve egemenliklerini kalıcı kılmak istemektedirler.

Bu gerçekte tüm toplumun susturulma çabasıdır. Çünkü yazılı ve görsel basın susarsa /susturulursa toplum susar/susturulur.

Türkiye, Kişisel ve Siyasi Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü hakkını güvence altına almakla yükümlüdür ve bu hak her türlü bilgi ve düşünceyi araştırma, edinme ve açıklama özgürlüğünü de içerir. TC. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrasında” Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.”

Bu nedenle siyasal iktidar birçok konuda olduğu gibi Basın çalışanlarının özgürlüğü konusunda da “ANAYASAYI İHLAL” suçu işlemektedir. Ve “gün gelecek, keser dönecek, sap dönecek hesap mutlaka sorulacaktır”.

Dileğimiz; bu 10 Ocak’ın çalışan gazetecilerin sorunlarının yalnız onların değil tüm toplumun ortak sorunu olduğu bilinciyle özgür, bağımsız gazeteciliğin koşullarının oluşturulması için toplumsal mücadele günü olmasıdır.

Çalışan Gazeteciler Bayramından, Çalışan Gazeteciler Gününe ve bugün “Çalıştırılmayan Gazeteciler Günü” anlayışına gelen süreç ancak örgütlü bir mücadele ile aşılabilecektir.

Bu duygularla ‘Basın Çalışanlarının Mücadele Günü’nü kutluyorum."