CHP Adapazarı İlçe Başkanı Füsun Çetin, 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Koruma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

AK Parti Kadın Kolları Düzce'de incelemelerde bulundu AK Parti Kadın Kolları Düzce'de incelemelerde bulundu

Başkan Çetin, mesajında şu ifadeleri kaydetti:

"İnsanoğlunun varoluş özünü unuttuğunu ve doğaya olan saygısını kaybettiğini, gelişen internet ve sosyal medya aracılığıyla çok daha yakından izler olduk. Üretim-tüketim çerçevesinde, daha çok harcamak için kazanmak ve daha çok kazanmak için harcamak rollerine büründük. Eko sistemin, toprak ananın ve üzerinde yaşayan tüm canlıların varlık amaçları ve yaşam döngüsünde birbirlerine muhtaç olduğunu, bu bağlamda da esasen en muhtaç ve en zayıf olanın biz insanlar olduğunu unuttuk. Daha çok kazanmak ve daha çok harcamak rolleriyle şekillendirilmiş hayatlarımıza çok fazla odaklanmadık mı?
Kürkten, pençeden, kamuflajdan, sivri dişlerden, zırh kalınlığında deriden; kısacası yaşamak ve türünü devam ettirmek için birçok özellikten mahrum olan bizler, bizlere yine doğa tarafından bahşedilmiş zekâmızı kullanarak tüm bu özellikleri ve çok daha fazlasını doğadan çalma hakkını kendimizde bulduk.
İnsanlık onuru, bir yıkım yaşamaktadır. Bu yıkım ise dünyadaki kötülerin sayısının milyonlar olması değil; tam aksine milyarlarca iyinin SESSİZ olmasından kaynaklanmaktadır. İnsanın dahi değerinin pul olduğu bu çağı yaşamaktan en az bizler kadar utanan milyarlarca insan olduğuna hiç şüphem yok. Ancak bu milyarlarca insanın ortak bir sorunu var; sorunu gördüğü halde çözüm için tepkisiz kalmak.
Böyle bir dönemde yaşarken, bir canlının vücudunun bir parçası olan kürküne, organlarına, etine göz dikmek, üzerinde türlü işkenceleri “deney” adı altında yapmak, hayvanları eğlence aracı kılmak; tüm bunları yapmak uğruna onu vatanından, yuvasından ve yavrularından koparıp almak; kendi lüks tüketimlerimiz için hunharca üretip katletmek artık yetmedi mi?
Bir insan, bir yunusun havuzdan zıpladığını görmeden yaşayamaz mı?
Eğlence namına, bir maymunun boynuna pranga vurulmuş olması bizi neden rahatsız etmiyor? Onun gülmediğini gözlerinden anlayamayacak kadar kör mü olduk?
 Zümrüt yeşili ormanlarımızı, berrak suyumuzu ve verimli topraklarımızı ne uğruna yok ediyoruz? Bunlar yerine inşa ettiğimiz yollarımız, avm’lerimiz ve rezidanslarımız, bir gün ihtiyaç duyduğumuzda biz doğa kadar cömert davranacak mı?
İnsanoğlu kendi benliğinin ve varlığının doğaya duyduğu saygı ve sevgi ile bir olduğunu ne zaman anlayacak?
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, insanoğlu paranın yenilmeyen bir şey olduğunu ne zaman anlayacak?
Doğanın bir parçası olan hayvanlara davranışlarımızın esasında bizlerin kendine duyduğu saygı, içinde yaşattığı insanlık ve iyilik vardır. Bunu unutmamız demek, o hissiyatları kaybetmeye başlamamız demektir. CHP olarak Bizler 4EKİMin takvimde temsilen anılan bir gün değill, bir farkındalık yaratmak zorunda olduğumuz bir gün olması gerektiğine inanıyoruz. Sıfatlarımız, cinsiyetlerimiz, ırklarımız veya isimlerimizi geride bırakarak insan olmanın vermiş olduğu sorumlulukla
Bizler sadece hayvanların değil, içinde bir bütün olarak yaşadığımız ekosisteme ve dünyaya saygı duyan, onu korumak için hayvan haklarını savunmanın önemini bilen bir parti olarak sorumluluğumuzun farkındayız ve bu farkındalıkla hareket ediyoruz. Biz bir hayvanın gözlerine baktığımızda sadece bir hayvan değil bir canlı görüyoruz.
CHP olarak, dünyamızın çok büyük bir parçasını oluşturan hayvanları tür ayrımı yapmaksızın korumak için, gerek yasal zeminde gerekse de sahaya inmeyi ve onlar için çalışmayı gayemiz ve insanlık görevimiz olarak benimsemiş durumdayız. Görevimizi yaparken de  hayvan severlerin desteğinin bizlerle olduğunu bilmekten gururluyuz, mutluyuz.
Sokak hayvanları yalnız açlık ve zor koşullarla değil, insanlar tarafından uygulanan şiddet ve işkenceyle de mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Maalesef ülkemizde bu ihlallere karşı hala caydırıcı bir cezai yaptırım uygulanmamaktadır.
Kısırlaştırma, toplumsal eğitim ve hayvanlarını sokağa bırakanların cezalandırılması gibi önlemlerin ivedilikle alınması şart olup Dünya Sağlık Örgütü'nce de sokak hayvanlarının sayısını azaltmada en etkili yöntemin kısırlaştırma ve insanların eğitilmesi olduğu vurgulanmaktadır.
Yaşamımızın bir parçası olan hayvan dostlarımızı yalnızca bugün değil her gün hatırlamalıyız. Onları korumak hepimizin sorumluluğundadır. Sokaklarda yaşayan hayvan dostlarımız için en azından kapımızın önüne bir kap mama ve su koymayı ihmal etmeyelim. Hayvanların doğal yaşam alanlarını yok etmediğimiz, tüm türlerin doğal denge içerisinde barınma ve yaşama hakkını göz ardı etmediğimiz, tüm canlılarla uyum içinde yaşadığımız bir dünya dileğiyle, çevremiz ve hayvan dostlarımız için mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz."