YAŞAM

Doç. Dr. Orhan Veli Özkan bilgilendiriyor: Safra kesesi taşlarında tedavi planı kişiye özel belirlenir

Özel Adatıp Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Orhan Veli Özkan, “Safra kesesi taşları her hastada aynı belirtiyi vermeyebilir. Bazı hastalarda yalnızca hazımsızlık ve şişkinlik görülürken, bazı hastalarda şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, sarılık veya ateş gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bu nedenle şikâyetlerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.” dedi.

Abone Ol

Safra kesesi taşları, sindirim sistemiyle ilgili sık görülen sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık görülebilir. Özellikle kırklı ve ellili yaşlar, safra kesesi taşlarının daha sık tespit edildiği dönemler arasındadır. Birinci derece yakınlarında safra kesesi taşı öyküsü olan kişilerde taş oluşma riski iki kat artabilir. Obezite de risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir.


Safra kesesi taşları farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda herhangi bir belirti vermeden, başka nedenlerle yapılan tetkikler ve ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri sırasında tespit edilebilir. Bazı hastalarda ise kronik taşlı kolesistit olarak adlandırılan uzun süreli safra kesesi iltihaplanmalarına neden olabilir. Bu durumda karın ağrısı görülebilir ve ağrı genellikle yemeklerden sonra veya gece saatlerinde başlayabilir. Ağrı mide bölgesinde ya da karnın sağ üst tarafında hissedilebilir; sağ omuz ve sağ kürek kemiği bölgesine yansıyabilir. Bu şikâyetlere bulantı, kusma, hazımsızlık ve şişkinlik de eşlik edebilir. Safra kesesi taşları bazı hastalarda akut kolesistit adı verilen ani başlayan safra kesesi iltihabı tablosuyla da ortaya çıkabilir. Bu durumda ağrı genellikle yemeklerden sonra başlar, uzun sürebilir ve şiddetli olabilir. Ağrı sağ omuz ve sağ kürek kemiği bölgesine yansıyabilir.


Bazı hastalar daha önce safra kesesinde taş olduğunu bilirken, bazı hastalarda safra kesesi taşı ilk kez bu ani tablo sırasında tespit edilebilir. Bu süreçte bulantı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve ateş gibi bulgular görülebilir.


Özel Adatıp Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Orhan Veli Özkan, “Safra kesesi taşları her hastada aynı belirtiyi vermeyebilir. Bazı hastalarda yalnızca hazımsızlık ve şişkinlik görülürken, bazı hastalarda şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, sarılık veya ateş gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bu nedenle şikâyetlerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.” dedi.


Safra kesesi taşları bazı durumlarda safra kesesi iltihabı, safra yolu tıkanıklığı veya pankreas iltihabı gibi daha ciddi tablolara yol açabilir. Bu durumlarda sarılık, koyu renkli idrar, açık renkli dışkı, ateş, titreme veya uzun süren şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Tanı sürecinde hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları, kan tetkikleri ve ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir. Ultrasonografi, safra kesesi taşlarının değerlendirilmesinde sık kullanılan ve başarı oranı yüksek görüntüleme yöntemlerinden biridir.


Tedavi planı; taşın bulunduğu yere, hastanın şikâyetlerine, safra kesesinin durumuna ve eşlik eden hastalıklarına göre kişiye özel olarak belirlenir. Uygun hastalarda laparoskopik safra kesesi cerrahisi uygulanabilir. Kapalı yöntem olarak bilinen bu cerrahi yaklaşımda, karın bölgesinde yapılan küçük kesilerden safra kesesi taşlarla birlikte çıkarılır. Amaç, hastaya uygun tedavi planının uygulanması ve safra kesesi kaynaklı şikâyetlerin ve

problemlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak her hasta için aynı yöntem uygun olmayabilir; cerrahi karar uzman hekim değerlendirmesiyle verilmelidir.


Doç. Dr. Orhan Veli Özkan, safra kesesi taşı olan hastaların en sık merak ettiği konulardan birinin “Safra kesesi taşlarında sadece taşlar mı alınır?” sorusu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Safra kesesi taşı nedeniyle cerrahi kararı verilen hastalarda yalnızca taşların alınması değil, taşlarla beraber safra kesesinin çıkarılması planlanır. Ameliyat sırasında safra kesesi, ilgili damar ve safra kanalından güvenli şekilde ayrılarak çıkarılır ve patolojik incelemeye gönderilir. Hastanın talep etmesi halinde çıkarılan taşlar da kendisine gösterilebilir veya teslim edilebilir. Ameliyat sonrası yatış süresi, ağızdan beslenmeye başlama zamanı ve iyileşme süreci hastanın genel durumuna, ek hastalıklarına ve hekimin değerlendirmesine göre değişebilir.”


Genellikle 5-6 saat sonra ağızdan beslenme başlanır ve bir gün sonra taburcu edilebilir. Safra kesesi taşı ile ilgili şikâyetlerin değerlendirilmesi ve uygun tedavi planının belirlenmesi için Genel Cerrahi uzmanından görüş alınması önerilir.


Bu haber bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı veya tedavi vaadi içermemektedir. Sağlıkla ilgili değerlendirmeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Her cerrahi işlemde süreç ve sonuçlar hastaya göre değişebilir. Uzman hekim görüşü alınması önerilir.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }