Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Zafer Adalet, Sakarya’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak tarım arazilerinin korunması, sanayinin planlı şekilde büyütülmesi ve şehirleşmenin kontrollü yürütülmesi çağrısında bulundu. Adalet, “Tarım ve sanayi birbirinin düşmanı değil, birbirini tamamlayan unsurlar olmalı” dedi.
Adalet, yazılı açıklamasında şunları kaydetti:
"Sakarya’nın geleceğini konuşurken artık şu soruyu sormak zorundayız:
TARIM MI, SANAYİ Mİ?
Biz Demokrat Parti olarak bu sorunun yanlış sorulduğunu düşünüyoruz.
Doğru soru şudur:
Sakarya, tarım topraklarını koruyarak sanayisini, ekonomisini ve şehirlerini nasıl büyütecek?
Çünkü Sakarya’nın zenginliği sadece arsalarından ve binalarından ibaret değildir. Sakarya’nın gerçek sermayesi; verimli tarım toprakları, güçlü sanayisi, doğal kaynakları ve insan gücüdür. Bu değerlerden birini diğerine feda etmek kalkınma değildir.
Bugün verimli bir tarım arazisini imara açmak kısa vadede arazi sahibine ve ekonomiye kazanç sağlıyor gibi görünebilir. Ancak tarım toprağı bir kez betonlaştığında onu tekrar tarım arazisine çevirmek çoğu zaman mümkün değildir. Üstelik kaybedilen yalnızca toprak değildir.
Üretim kapasitesini, gıda güvenliğini, çiftçinin geleceğini ve Sakarya’nın ekonomik bağımsızlığını da kaybediyoruz. Bu nedenle özellikle verimli, sulanabilir ve tarımsal üretim kapasitesi yüksek arazilerimiz kesinlikle korunmalıdır.
Sanayi yatırımı yapılacaksa bunun yolu, en verimli tarım topraklarını sanayiye açmak değildir. Sanayi için doğru araziyi seçmektir. Sanayiye karşı değiliz; plansız sanayileşmeye karşıyız. Çünkü Sakarya sanayisiz yaşayamaz.
Sanayi; istihdamdır, ihracattır, teknolojidir, vergi geliridir ve refahtır. Ancak sanayiyi tarım arazilerinin üzerine yayarak büyütmek yerine, tarımsal değeri düşük, ulaşım ve altyapı imkânları güçlü alanlarda planlı sanayi bölgeleri oluşturmalıyız.
Sakarya’nın sanayi politikası “daha fazla alan” değil, “daha yüksek katma değer” üzerine kurulmalıdır.
Bir başka önemli konu da şehirciliktir. Sakarya sürekli yatay olarak büyürse; daha fazla tarım arazisi kaybederiz, daha fazla yol yapmak zorunda kalırız. Daha fazla altyapı yatırımı gerekir, ulaşım mesafeleri uzar.
Bunun yerine bilimsel verilere dayalı, kontrollü ve bölgesel özellikleri dikkate alan dikey gelişme modeli tercih edilmelidir. Dikey mimari demek her yere yüksek binalar dikmek değildir.
Dikey mimari; doğru yerde, doğru yoğunlukta, altyapısı hazırlanmış, ulaşım sistemiyle bütünleşmiş ve yaşam kalitesi yüksek şehirler kurmaktır. Özellikle mevcut şehir dokusunun bulunduğu alanlarda kentsel dönüşüm ve kontrollü yoğunluk artışı değerlendirilmelidir. Böylece yeni yerleşim alanları açmak için sürekli tarım arazilerine yönelmenin önüne geçilebilir.
Biz Sakarya’nın geleceği için dört temel alanın birlikte planlanmasını öneriyoruz:
Tarım Kuşağı
Kentsel Kuşak
Sanayi Kuşağı
Lojistik Kuşak
Böyle bir model Sakarya’yı tarım ve sanayi arasında tercih yapmak zorunda bırakmaz. Tam tersine, tarımı koruyan, sanayiyi büyüten, şehirleri modernleştiren bir SAKARYA ortaya çıkarır.
Bizim sözümüz nettir:
Verimli tarım arazileri korunacak
Sanayi doğru yerde büyüyecek
Şehirler planlı ve kontrollü gelişecek
Dikey mimari bilimsel kriterlerle uygulanacak
Yatay büyüme ve plansız arazi tüketimi sınırlandırılacak
Tarım, sanayi ve şehirleşme birbirinin düşmanı değil, birbirini tamamlayan unsurlar olacak.
Çünkü biz Sakarya’yı yalnızca bugünün şehri olarak görmüyoruz. Sakarya bizim çocuklarımıza emanet edeceğimiz emanettir. Ve bu emaneti betonlaştırarak değil, akıl, bilim ve planlama ile büyütecek zorundayız."