Gıda terörüne "çipli" fren şart!

Abone Ol

Gönül ister ki Sakarya denince akla sadece o meşhur ıslama köftemiz, lezzetiyle damak çatlatan ayranımız ve sarsılmaz misafirperverliğimiz gelsin. Sokaklarımızda neşeyle, güvenle o meşhur türkü yankılansın: "Hele kardaş Sakarya’ya gidek mi, köftesinden yiyek mi? Ayranından içek mi?" Ancak bir şehrin en büyük sermayesi, mutfağına ve sofrasına olan güvendir. Bugün maalesef bu güvenin üzerinde, hepimizi huzursuz eden kara bir bulut dolaşıyor.

Dürüst esnaf korunmalı

Ne yazık ki Sakarya’mızın adı, son yıllarda at ve eşek eti kesiminde Türkiye ikinciliğini kimseye kaptırmayan o utanç tablosuyla anılıyor. Bu durum sadece bir "tağşiş" ya da basit bir "hile" meselesi değildir. Bu; işini namusuyla yapan, etini bildiği yerden alan, hijyene ve helal kesime ömür veren dürüst Sakarya esnafının emeğine sürülmüş ağır bir lekedir.

Merdiven altı odakların yürüttüğü bu gıda terörü, en büyük darbeyi dürüst köftecimize ve kasabımıza vuruyor. Bizim derdimiz; bu asırlık lezzet duraklarını kuşkuyla anılmaktan kurtarmak, sapla samanı, haklıyla haksızı birbirinden ayırmaktır.

Bu noktada, devletin kararlı yumruğunu sahada görüyoruz. Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Hasan Uğurlu’nun talimat ve koordinesinde; Sakarya İl Jandarma Komutanı Albay Hasan Erbağ ve jandarma timlerinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar, bu kirli çarkın dişlilerine çomak soktu. At ve eşek eti kesimi yapıldığı tespit edilen noktalara el koyulması ve adli sürecin başlatılması, adaletin bu "teröre" geçit vermeyeceğinin en somut göstergesidir.

%95’i Kayıtsız Bir "Hayalet" Ordusu!

Ancak operasyonlar kadar, sistemdeki boşlukları konuşmak da boynumuzun borcu. Sakarya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Volkan Toker ile yaptığımız görüşmede ortaya çıkan rakamlar kelimenin tam anlamıyla sarsıcı. Sayın Toker’in verilerine göre; Sakarya’da mikroçip takılarak kayıt altına alınan at ve eşek oranı maalesef sadece yüzde 5 seviyelerinde!

Peki, geri kalan yüzde 95 nerede? Bu devasa "kayıt dışı" hayvan varlığının il dışından getirilme şüphesi de yabana atılmamalı. Şehrimizdeki tek tırnaklı hayvanların %95’i resmi kayıtlarda "yok" hükmündeyken, bu hayvanların nerede kesilip hangi tabağa girdiğini kim kontrol edebilir? Kimliği olmayan, nerede beslendiği belli olmayan her hayvan, dürüst esnafın adını lekeleyenlerin elinde denetimsiz bir hammaddeye dönüşüyor.

Müdür bey, Dürüst Esnafı Korumak İçin Şeffaflık Şart!

Sakarya Tarım İl Müdürü Sayın Asım Baş’ın sosyal medyadaki denetim paylaşımları kuşkusuz kıymetlidir; ancak bu yangını söndürmek için tek başına yeterli değildir. Şehirdeki STK’lar, oda başkanları ve ilgili tüm kurumlar bu gıda terörünü bitirmek için topyekûn bir seferberlik başlatmalıdır. Kamuoyu adına şu somut adımların atılmasını bekliyoruz:

Şeffaf Sicil ve Sınıflandırma: Denetimlerde alnı ak çıkan firmaları açıklayın ki halkımız güvenle gitsin, dürüst esnaf kazansın.

Net Rakamlar ve İlan: Kaç işletmeye, hangi suçtan ceza kesildi? Basit bir teknik hata yapanla, kasten halk sağlığıyla oynayanı aynı kefeye koymadan kamuoyuna ilan edin.

Kayıt Seferberliği: Veteriner Odası'nın işaret ettiği o vahim %5'lik kayıt oranını yukarı çekmek için acil ve zorunlu bir eylem planı başlatın.

Sakarya’nın köftesi, bu şehrin ortak mirasıdır. Üç beş art niyetli şahsın bu değeri kirletmesine, şehrimizin adının "utanç listelerinde" geçmesine artık tahammülümüz yok. At ve eşeklerde çip zorunluluğu ve tam şeffaflık sağlandığında, Sakarya yeniden gastronomi çeşitliliğiyle adından daha çok bahsettirir.

Gelin, şu "Sakarya’ya gidek mi?" şarkısını, içimizde en ufak bir kuşku olmadan, ocağın başındaki ustalarımıza gönül rahatlığıyla selam vererek hep birlikte söyleyelim.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }