Görünür olmak

Abone Ol

Işıklar yalnızca sahnenin ortasına vurmaz; bazen bir kenarda, sessizce duranın üzerine de düşer. Ancak asıl mesele, o ışığın seni bulması değil, senin o ışıkta neyi göstermek istediğindir.
Görünür olmak, sadece kalabalıkların gözü önünde bulunmak ya da en yüksek sesle konuşmak değildir. Gerçek görünürlük, bir insanın varlığını kendi hakikatiyle ortaya koyabilmesidir. Bazen sessiz bir çabayla, bazen sadece dürüst bir duruşla, bazen de dünyaya kattığın küçük bir değerle gerçekleşir. Kalabalıklara değil, doğru yere ve doğru insana dokunabilmektir.
Dünyaya görünmeden önce insanın kendi aynasına bakabilmesi gerekir. Kim olduğunu, ne hissettiğini ve neye değer verdiğini fark etmeyen biri, binlerce kişinin önünde dursa da aslında gölgededir.
Çok konuşan değil, derin konuşan hatırda kalır. Görünür olmak gürültü çıkarmak değil; arkanda zarafetle yazılmış bir iz bırakmaktır.
Sadece görünmüş olmak için yapılan her hareket saman alevi gibi söner. Anlamlı bir niyetle atılan tek bir adım ise zamana direnir.
Sonuçta görünür olmak, bir vitrine yerleşmek değil bir kalbe, bir akla ya da hayatın tam ortasına kök salmaktır. Kendi ışığını yakmayı başaran insan, karanlığın ortasında kalsa bile görünür olmaktan vazgeçmez.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }