banner198

banner197

Karagüzel yazdı... Ramazan orucunu tutamayan niye fidye versin ki

AK Parti Adapazarı Belediye Meclis üyesi Hasan Karagüzel, Farz orucunu tutamayan devamlı hastalara ve yine oruca dayanamayan yaşlılara ne gerektiğinin cevaplarını kaleme aldı.

GÜNDEM 17.04.2021, 17:05 17.04.2021, 17:17
40
Karagüzel yazdı... Ramazan orucunu tutamayan niye fidye versin ki

AK Parti Adapazarı Belediye Meclis üyesi Hasan Karagüzel, Farz orucunu tutamayan devamlı hastalara ve yine oruca dayanamayan yaşlılara ne gerektiğinin cevaplarını kaleme aldı.

Karagüzel'in işte o yazısı;

Farz orucunu tutamayan devamlı hastalarla yine oruca dayanamayan yaşlılara ne gerekir?

Bu sorunun cevabını neye göre vereceğiz?

"Bugün size dininizi ikmal ettim (olgunlaştırdım), üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim." (Maide:3)

Bir tarafta, Allahın olgunluğa eriştirip razı oldum dediği ve nimetim diye tavsif ettiği, dayanak olarak Kuranın merkezde olduğu KAYITLI DİN.

Öbür tarafta ise Allahın beğendiği bu dini beğenmeyip rivayetlerin şekillendirdiği KAYIT DIŞI DİN.

Allahın dinine göre mesele gayet basit.

Zira Allah, kişinin takati üstünde bir vazifeyi insana yüklemeyeceğini açıkça beyan ederek der ki:

"Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar..."

Diye başladığı aynı ayetin ilerleyen cümlesinde ise:

"Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işleri yükleme!" diye dua etmemizi öğretiyor. (Bakara:286)

Bize gücümüzün üstünde yük yüklemeyeceğini söyleyen Allah, nasıl olur da gücü yetmeyen kişiyi oruçla mükellef kılar?

Ve ondan sonra da yukarıda adı geçen, gücü yetmeyen bu iki sınıf insana bunun karşılığı fidye vereceksin der?

Yani hem muaf tutar hem de mükellef kılar?

Ramazan içinde konu ile ilgili yazımda geçen cümlelerin altını bir kere daha çizmek istiyorum.

Allahın kitabı merkezde olması gerekirken maalesef bu günkü resmi dinde doğruluğunun ispatlanması mümkün olmayan bir takım rivayetler merkeze alınmış, ona göre bir din oluşturulmuştur.

Önümüzde Kuran dururken, rivayetlerle şekillenen dinin, Allahın dini ile hiçbir alakası yoktur.

Dinimizde ibadetlerin her biriyle mükellef olmak için ortak olan üç şart vardır:

1- İslam (Müslüman olmak)

2- Akil (aklllı olmak)

3- Buluğ (erginlik çağına ulaşmak)

İbadetle mükellef olmak için bu şartlar olmazsa olmaz şartlardır.

Müslüman olmayan, akıllı olmayan veya çocuk olan ibadetle mükellef değildir. İslamın temel ibadetlerinden ve konumuzla ilgili olan oruç ibadeti için bir şart daha aranır, o da SIHHAT şartıdır.

Nasıl ki yukarıda ki üç şarttan birini taşımayan kişiye ibadet farz değilse, sıhhat şartını taşımayan, yani hasta olan kişi oruç ibadetiyle mükellef olmaz.

Diyanetin İSAM ilmihalinde aynen şöyle denir:

"Namaz mükellefiyeti için gerekli olan şartlar yani Müslümanlık, ergenlik ( bulüğ) ve belli bir akli olgunluk düzeyinde olmak (akıl), oruç için de gerekli ve geçerlidir....

Genel vücub şartları yanında kişinin ayrıca oruç tutmaya güç yetirecek durumda olması ve yolcu olmaması da şarttır." (Diyanet İSAM İlmihali c.ı.s.395).

Ramazan içinde yazdığım önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, Diyanet ve Müftülükler, bu kitabı satarlar ama resmi dine uyarak kitabın içinde işlerine gelenle fetva verir, Diyanetin resmi ideolojisine uymak zorunda olduklarından işlerine gelmeyenin fetvasını tersine verirler.

Onlar da bu işin böyle olmadığını bilirler de Diyanetten korkarlar, fitne olur endişesiyle gerçekleri söylemekten çekinirler maalesef.

Allahın dinini olduğu gibi aktarmak ne zamandan beri fitne oluyormuş, o da ayrı bir mesele.

Neyse gelelim konumuza:

" .. hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez." (Bakara:185)

Ayette belirtilen hastalık ve yolculuk (Kuranda anlatılan sefer, harb, muharebe seferi yani yolculuğudur, o seferde 85-90 km. gibi absürt şartlar yoktur, adam arabasıyla konfor içinde 90 km.gidip seferi sayılacak, toz, toprak, kan ter içinde mesela 45-60 km. yaya giden seferi sayılmayacak, bu mu islam?) ayette belirtilen sefer(harb) yolculuk belli bir zaman için tutmamayı, sonra ise tutmadığı gün sayısınca tutmayı gerekli kılar.

Burada ki hastalık geçici hastalıktır.

Hastalığı geçtikten sonra tutamadığı gün sayısı kadar orucunu tutar.

Bir de daimi hastalar veya yaşlılıktan dolayı mecalsiz olanlar var, bunlar ne yapacak?

Sorunun cevabı gayet basit, ayette belirtilen sıhhat şartı olmadığından, hasta olduklarından bu kişiler oruç ibadetiyle mükellef sayılmazlar.

İleriki günlerde iyileşme durumları olmayan bu gibi devamlı hasta olanlara veya yaşlı olup oruç tutmaya gücü yetmeyenlere oruç farz değildir. Oruç farz olmadığına göre bunların yapacağı bir şey yoktur.

İlmihâl kitaplarında yukarıda sayfa numarasını verdiğim Diyanetin İlmihali ve diğer İlmihallerde oruç ibadeti için SIHHAT şartını gerekli gördükleri halde beri taraftan gerek devamlı hasta gerekse bitap düşmüş yaşlılar için tutamadıkları gün sayısınca maalesef FİDYE vermelerini gerekli görürler.

Hem farz değil derler -ki doğrudur,- hem de fidye vermeyi gerekli görürler.

Abe kardeşim, bu kişiye oruç farz değilse, farz olmayan bir ibadetin nesinin fidyesini verecek?

Bu nereden çıktı derseniz, ayete takla attırmaktan çıktı, değerli okurlarım. Daha önceki bir yazımda belirttiğim bu hususu bir kere daha vurgulamak isterim.

Oruçla ilgili fidyenin geçtiği âyet Bakara 184. âyet olup

"Sayılı günleri (Ramazanı) oruç tutmaya gücü yetene bir yoksulu doyurmak gerekir."

Ayette "gücü yeten" ifadesi geçtiği ve olumsuzluk edatı (takısı) olmadığı halde ifade ettiğim gibi ayete takla attırılarak olumsuzluk takısı varmış gibi mana verilerek:

"oruca güç yetiremeyenler" veya 'oruca zorla güç getirenler denilerek kavram allak bullak edilmiştir.

Böyle oluncada, oruca güç yetiremeyenler veya zorla güc yetirenler fidye verirler gibi bir mana meseleyi rayından çıkarmıştır.

Olumsuzluk takısı almayan 'tâkat' kelimesine olumsuz mana verirsek aynı kelimenin geçtiği ve kanaatimce hepinizin bildiği ve halk arasında 'âmenerresûlü' diye bilinen (Bakara:286) âyette olumsuzluk takısı almış kelimeye bu sefer olumlu mana verme zorunluluğu doğar.

'Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih' - "Rabbimiz! Tâkat getireceğimiz şeyi bize yükleme." diye bir mana mümkün olabilir mi?

Doğru olan:

(ve alellezîne yutîkûnehû fidyetün ta'âmu miskîn)

"Ramazan orucunu tutmağa gücü yetenlere bir fakiri doyurmak gereklidir anlamının verilmesidir. Zira 'yutîku' kelimesi, 'etâka yutiku' = 'tâkat' dan gelir, buda güç yetirmek demektir. Buna göre oruç ibadetine güç yetirenler oruç ayı çıktığında şükür olarak bir fidye vermekle mükellef olurlar. Kurban kesenin şükür için iki rek'at namaz kılması zorunlu değilken Ramazan ayını tutabilen kişi, fakir olsun zengin olsun bir fidye vermekle mükellef kılınmıştır.

1- Geçerli nedenlerle oruç tutmağa güç yetiremeyenler mükellef (sorumlu) değillerdir. Böyle olunca da tutamadıkları günler için fidye ile mükellef olmazlar.

Hem mükellef saymayacaksınız, hem tutamadığı gün sayısınca fidye vermeyi zorunlu kılacaksınız!

Üstelik:

a- Allah, Kuranda açık seçik olarak:

'Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar.'

b- aynı ayetin ilerleyen kısmında :

'Ey Rabb'imiz! Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme.' (Bakara:286) diye dua etmemizi öğrettiği halde siz nasıl kalkar da oruç tutamayacak kadar yaşlı veya hasta olanı fidye vermekle mükellef tutarsınız? Bu insanlara oruç farz değil ki, farz olmayan bir ibadetin niye fidyesini versinler?

Yukarıda oruçla ilgili ayette Allah der ki:

"Allah size kolaylık ister, zorluk istemez." (Bakara:185)

Allah, dinimizi kolaylaştırırken bu aymazlar dine ilaveler yaparak zorlaştırmışlardır. Zorlaştırmakla kalmayıp Allaha iftira atmışlardır.

Bu zalimler için Allah Kuran da der ki:

"Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim olabilir? Onlar (kıyamet gününde) Rablerine arz edilecekler, şahitler de: İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir, diyecekler. Bilin ki, Allah'ın lâneti zalimlerin üzerinedir!" (Hud:18)

Allahın arı duru dinini beğenmeyen ilave yapan yalancı nankörlere Allah diyor ki:

"Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; 'Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz' derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez." (Zümer:3)

Allahın razı oldum, nimetim dediği ve olgunluğa ulaştırdım dediği dine dönmek zorundayız.

Allah şöyle der:

"Ey Muhammed! Yüzünü Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir. Allah'ın yaratma kanununa uygun olarak dine dön ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Hepiniz O'na yönelerek O'na karşı gelmekten sakının, namazı kılın; müşriklerden olmayın.

Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir." (Rum:30-32)

Ben siz Müslüman kardeşlerimi kendi grubuma, kendi meşrebime, kendi mezhebime, kendi tarikatıma, kendi cemaatıma çağırmıyorum.

Ben sizi, Allahın dinine çağırıyorum.

Sizi uydurulan dinden uzak tutmaya çalışıyorum.

Allah, Kuran da:

"Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz." (Enam:160)

Allah, kötülüğün (günahın) misliyle cezalandıracağını, ona ilave (ziyade) yapılmayacağını söyler ama bizim ulema takımı orucu bozmayı 61 misline çıkararak 61 gün oruç keffaretini Allahın ayetine aykırı olarak utanmadan, sıkılmadan bir rivayete dayanarak Müslümanlara dayatarak PARALEL DİNİ ortaya koymaktan çekinmezler.

Karşıma delillerle çıkamayanlar ötede beride şahsıma yönelik akıl almaz itham ve iftiralarda bulunanlara diyorum ki:

Allaha din öğretmeye kalkmayın.

Aklını kiraya vermiş bu zavallılar için Allah, Peygamberine diyor ki:

"De ki: Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Allah her şeyi bilmektedir." (Hucurat:16)

SONUÇ

Oruç tutmamayı meşru kılan ve ileride iyi olması umulmayan hastalar ve bitap düşmüş, dayanma gücü kalmamış yaşlılar, tutamadıkları oruç karşılığında fidye vermekle mükellef değillerdir.

Çünkü kendilerine oruç farz değildir.

Bu kişilerin yapacağı şey, herkesin yapması gereken tevbe istiğfar ve Allahtan sıhhat istemektir.

Bunun haricindeki uydurma ifadelere aldırmayın.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
SEDAŞ'tan memnun musunuz!
SEDAŞ'tan memnun musunuz!
20°
açık
Namaz Vakti 28 Temmuz 2021
İmsak 03:57
Güneş 05:43
Öğle 13:10
İkindi 17:05
Akşam 20:27
Yatsı 22:06
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30