Herkes mutlu peki neden kimse iyi değil?

Abone Ol

Çağımız mutluluğu yalnızca yaşanan bir duygu olmaktan çıkarıp gösterilmesi gereken bir başarıya dönüştürdü. Artık mutlu olmak yetmiyor; mutlu görünüyor olmak da gerekiyor.

Belki de sorun mutluluğun kendisinde değil, mutluluğu nasıl tanımladığımızda…

Bugün mutluluk çoğu zaman sahip olduklarımız üzerinden ölçülüyor. Daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha güzel bir beden, daha çok seyahat, daha başarılı bir kariyer, daha kusursuz görünen bir hayat…

Hayatımıza ne kadar çok şey eklersek o kadar mutlu olmamız gerektiğine inanıyoruz. Fakat insanın sahip oldukları arttıkça huzurunun da aynı oranda artacağını söyleyen bir denklem yok.

Çünkü insanın eksikliği her zaman sahip olmadığı şeylerden kaynaklanmıyor. Bazen insan,sahip olduklarının içinde bile kendine ait bir yer bulamıyor.

Modern hayat bize sürekli daha fazlasını istetirken, elimizdekini hissetmeye ayıracağımız zamanı da elimizden alıyor.

Bir hedefe ulaşıyoruz; fakat henüz sevincini yaşayamadan bir sonraki hedefin peşine düşüyoruz.

Böylece hayat, yaşanan bir deneyim olmaktan çıkıp sergilenen bir performansa dönüşüyor. Sosyal medya ise bu performansın en büyük sahnesi…

İnsanlar hayatlarının tamamını değil, hayatlarının seçilmiş bölümlerini gösteriyor. En güzel sofralar, en iyi açılar, en mutlu yüzler, en romantik anlar…

Ve biz başkasının hayatından seçilmiş birkaç saniyeyi kendi hayatımızın tamamıyla karşılaştırıyoruz.

İşte mutsuzluğun önemli bir kısmı belki de burada başlıyor. Artık yalnızca hayatımızı yaşamıyoruz; onu başkalarının hayatlarıyla sürekli kıyaslıyoruz.

Birinin tatili bizim sıradanlığımızı, birinin ilişkisi bizim yalnızlığımızı, birinin başarısı bizim gecikmişliğimizi hatırlatıyor.

Oysa gördüğümüz şey bir hayatın tamamı değil, yalnızca vitrini.

Kimse tartışmasını paylaşmıyor; barışmasını paylaşıyor. Kaybettiği uykuları değil, yakaladığı gün doğumunu gösteriyor. Hayal kırıklığını değil, başarı anını anlatıyor.

Biz ise başkasının vitriniyle kendi hayatımızın tamamını kıyaslıyoruz.

Gerçek bir hayatın içinde mutluluk kadar mutsuzluk da var. Kahkaha kadar sessizlik, başarı kadar başarısızlık, kalabalıklar kadar yalnızlık da var. Ve bunların hiçbiri hayatımızın yanlış gittiğini göstermiyor.

İyi olmak, her zaman mutlu olmak değildir. Bazen sadece kendimize dürüst olmaktır. Kimseye bir şey kanıtlamadan, güzel görünmeye çalışmadan, gerektiğinde “Bugün iyi değilim” diyebilmektir.

Herkesin mutlu görünmeye çalıştığı bir dünyada, kendimize karşı dürüst kalabilmek belki de gerçek huzurun başladığı yerdir.

Sevgilerimle…

Mail: gamze88karadag@gmail.com

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }