Halkın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve karşılığında iktidarın takındığı tavra ilişkin bir yazılı açıklama yapan Ahmet Özkan, “İktidar sürekli bir düşman üreterek başarısızlığını örtemez. Belki halkın küçük bir kesimi bu algıya kapılır ama halkın geneli artık bahanelerinizi satın almıyor”dedi.

“TÜRKİYE İYİ YÖNETİLMİYOR. KRİZİN EN BÜYÜK NEDENİ BU”

İYİ Parti Sakarya Milletvekili Aday Adayı Selçuk Kılıçaslan Kocaali’de İYİ Parti Sakarya Milletvekili Aday Adayı Selçuk Kılıçaslan Kocaali’de

Yaşanan ekonomik sıkıntıların asıl sebebinin iktidarın vatandaş ile imtiyazlı yandaşları arasındaki tercihinden ve Türkiye’nin iyi yönetilememesinden kaynaklandığını aktaran Özkan; “Türkiye ekonomisi fakirlikten veya kaynak yokluğundan değil, küresel krizlerin etkilerinden ya da dış güçlerin operasyon çekmesinden değil, bizzat iyi yönetilmediği için bu hallere düşürüldü. Enflasyon her yerde var demek kolaycılıktır. Avrupadaki ülkelerin hepsinde ayrı ayrı enflasyonun toplamı Türkiye’deki % 85 olan enflasyonun altında. ” sözleriyle iktidarı eleştirdi.

“PAHALILIĞIN SORUMLUSU MARKETLERMİŞ. ELEKTRİĞE, DOĞALGAZA MARKETLER Mİ ZAM YAPIYOR?”

MHP Lideri Bahçeli’nin ‘Sürekli zam yapan zincir marketlerin FETÖ’yle irtibatı ve ilişkisinin araştırılması gerekiyor’ sözlerini şaşkınlıkla karşıladıklarını belirten Ahmet Özkan, “haftanın düşman panosuna bu kez de marketleri mi koydunuz?” diye sordu. 

Özkan; “Vergileri, harçları, köprü geçiş ücretini, elektriğin, doğalgazın, akaryakıtın, mazotun, benzinin, LPG’nin, fiyatını da marketler mi artırıyor?  Merkez Bankasını Döviz yakma merkezine çevirdiniz. Bunu da marketler mi yapıyor? Kuru patlatan marketler zinciri mi? İşte bu gerekçelerle algı yaratıp asıl dağılımı ve paylaşımı örtmek istiyorlar ama biz halkımıza 5 tane holdinge çekilen peşkeşleri unutturmayacağız” dedi.

“ENFLASYONUN TEK SUÇLUSU HÜKÜMETİN KENDİSİDİR”

Özkan açıklamasında; “Hükümetin kendi sebep olduğu enflasyonun suçlusu olarak marketleri, zincirleri göstermesi affedilebilir bir şey değildir. Üretici fiyatının patlamasının suçlusu marketler olamaz. Esnafımız, kasabımız, bakkalımız olamaz. Maliyet artmış. Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, süt, yem, gübre fiyatı artmış. Enflasyonun tek suçlusu hükümetin kendisidir. Etin fiyatını, sütün fiyatını, buğdayın fiyatını belirleyen hükümettir. En üst düzeyde onay alınmadan bu ürün fiyatları belirlenebilir mi?  Enflasyon olunca suçlu marketler. Siz kimi kime şikayet ediyorsunuz?

“YOKSULLAŞMANIN FATURASINI BİRİLERİNE KESMEK İSTİYOR, HEDEF SAPTIRIYORLAR”  

Topu marketlere atarak ve halkı marketlerle karşı karşıya getirerek hayat pahalılığının, yoksullaşmanın faturasını birilerine kesmek istiyorlar. Hedef saptırıyorlar. Hadi diyelim ki marketler ucuz alıp pahalı satıyor. Peki sizin Tarım Kredi Kooperatifleri ne yapıyor? Fiyatlar hemen hemen sair marketlerle aynı. Bu durumda sizin kooperatiflerde mi darbeci oluyor? Bir de hangi marketler bunlar, neden isimleri telaffuz edilmiyor? Marketleri düşman ilan ederek, algı yönetimi yapmanızı artık halk yutmuyor.”

“İSRAFLA BUGÜNLERE GELDİLER”

O meşhur ‘İtibardan tasarruf olmaz’ ifadesi ile kamuda bir anlayışı yerleştirdiler. İtibardan tasarruf edilmedi. Ne oldu? Bütün devlet sistemi; genel müdürlere, daire başkanlarına, şube müdürlerine kadar israf hat safhada. Şube müdürü, daire başkanı en az 1 milyon lira değerinde olan, yakıt sınırlaması da olmayan arabalara biniyor. Yolcu garantisi verilerek özel sektöre yaptırılan ancak yıllık yolcu sayısında yüzde 97 oranında yanılma olduğu görülen ve hazineden ödemeleri yapılacak Kütahya da ve Balıkesir de yaptırılan havaalanları. İnşaat ekonomisi olarak harcanan paralar. Daha nice verimsiz projeler. Yazıktır, günahtır. Bu devlet büyük bir devlet ama devletin malı deniz değil. Tasarruf ruhu olmadan, verimli olmayan projelerle  hazineden borç öderseniz ekonomiyi kalkındıramazsınız.”

“HALK SANDIKTA HESAP SORACAK. VE SİZİ SÜPÜRECEK!”

DEVA Partisi Adapazarı İlçe Başkanı Ahmet Özkan açıklamasının son bölümünde şunları aktardı;

“Ama önümüz seçim, geleceğinizi ve ülkenin geleceğini, zengin ettiğiniz, bu enflasyonist ortamdan beslenen yandaşlarınız değil, tenceresini kaynatamayanlar, çocuğuna okul harçlığı veremeyenler, daha ucuz diye bayat ekmek alanlar, kıyafetini yenileyemeyenler, internet altyapısına sahip olamayan ve tableti olmayan öğrenciler, yurt bulamadığı için kayıt yaptıramayan üniversite öğrencileri,  kirasını ödeyemeyenler, yoksulluğa mahkum edilenler, 5 yılda emekli ikramiyesini karpuz zammı ile 1000 TL den 1100 TL’ye arttırdığınız emekliler, bu devirde 1750 TL maaş verdiğiniz dul ve yetimler, açlık sınırının altında maaş alan işçiler, bir başka şehire düğüne, cenazeye gidemeyen, belediye otobüsüyle bile seyahati kendilerine lüks haline getirdiğiniz vatandaşlar,  sonuçta mağdur olan halk belirleyecek. Halk sandıkta hesap soracak. Ve sizi bu halk süpürecek!” ifadelerini kullandı.