TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Semih Uçar, “Şehrimizin Önemli Gerçeği: Geoteknik Problemler ve Çözüm Önerileri” başlıklı basın açıklamasında Sakarya’nın zemin yapısına ve deprem riskine ilişkin açıklamalarda bulundu.
“10. GEOTEKNİK SEMPOZYUMU’NU GERÇEKLEŞTİRDİK”
İMO Sakarya Şubesi, Ankara ve Kocaeli şubeleri iş birliğiyle “10. Geoteknik Sempozyumu”nun yoğun ve nitelikli bir katılımla gerçekleştirildiğini duyurdu.
Semih Uçar açıklamasında, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında deprem ve afet gerçeğini merkeze alan çalışmalar yürüttüklerini belirterek, daha önce Sakarya Üniversitesi iş birliğiyle “Zemin Sakarya” konulu panel ve “Sakarya’nın Zemin Problemlerini Çözümlemeye Yönelik Fikirlerin Tartışılması” başlıklı çalıştay düzenlediklerini hatırlattı.
“SAKARYA ZAYIF ZEMİN KOŞULLARINA SAHİP”
Deprem hasarlarının özellikle kalın alüvyon tabaka üzerine kurulu yerleşim alanlarında yoğunlaştığını vurgulayan Uçar, Adapazarı kent merkezinde olduğu gibi genç ve zayıf zeminlerin bulunduğu bölgelerde ağır hasarların yaşandığını ifade etti.
Ana kayanın derinde olduğu ve sıvılaşma potansiyeli bulunan zeminlerde inşa edilen çok katlı ve esnek taşıyıcı sisteme sahip yapıların geçmiş depremlerde ağır hasar aldığına dikkat çeken Uçar, bazı binalarda kat batması ve yana eğilme gibi zemin sıvılaşması belirtilerinin gözlemlendiğini kaydetti.
“ZEMİN İYİLEŞTİRMELERİNDE CİDDİ ZAFİYET VAR”
Deprem riski yüksek bölgelerde geoteknik tasarım ve uygulamanın hayati öneme sahip olduğunu belirten Uçar, özellikle zemin iyileştirme çalışmalarında kalite kontrol eksikliğine dikkat çekti.
Yapılan iyileştirmelerin hedefe ulaşıp ulaşmadığının birden fazla bilimsel yöntemle mutlaka denetlenmesi gerektiğini ifade eden Uçar, “Günümüzde bu konuda ciddi zafiyetler bulunmaktadır. Yeterince bilimsel kontrol yapılmamakta ya da buna göz yumulmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
“HER ZEMİNDE YAPI YAPILIR AMA BEDELİ VARDIR”
Her türlü zemin koşulunda yapılaşmanın teknik olarak mümkün olduğunu ancak bunun mühendislik disiplini ve maliyet gerektirdiğini belirten Uçar, zemin iyileştirmesi, doğru temel seçimi ve uygun taşıyıcı sistem tasarımının uzman mühendisler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Denetim zincirinin eksiksiz işletilmesinin şart olduğunu kaydeden Uçar, özellikle bazı küçük ölçekli müteahhit firmaların maliyet gerekçesiyle gerekli uygulamalardan kaçınabildiğini, bu durumun ise yapıların deprem dayanımını sorgulanır hale getirdiğini ifade etti.
“YETKİLİLERE BİR KEZ DAHA HATIRLATTIK”
Geoteknik problemlerin ve çözüm önerilerinin yetkililer tarafından dikkate alınması gerektiğini belirten Uçar, 10. Geoteknik Sempozyumu’nun şehirler ve gelecek nesiller için afetlere dayanıklı, sürdürülebilir yapılar üretme noktasında yol gösterici olduğunu söyledi.
Uçar, açıklamasını emeği geçenlere teşekkür ederek tamamladı.