Dün yazmaya başladık. Mevzu ne! Karasu Belediyesi vatandaşlara ait sahildeki beton bina ve beachleri yıkıp, yerine kendilerine ait yine beton tesisler yapması idi. Bu kısmı dün yazdım ancak dünden Karasu Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır yazısı yarım kaldı. Bugün devam edelim. Karasu Belediyesi vatandaşa ait bina ve beachleri yıkıp, yerine kendisine ait beton binalar yapınca gazeteci Zafer Tokuş bu durumu eleştirdi. Bu eleştiri sonrasında ise Karasu Belediyesi’nin bir cevap hakkı doğdu. Ancak belediyenin kurumsal açıklaması yerine Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır bir açıklama yaptı…
*
Karasu Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır, 19 Mart’ta “Aşağıdaki açıklamalar şahsımı bağlar. Kimseyle ilişkilendirilemez” başlığıyla yaptığı açıklamada, “Beni bilen bilir. Böyle cahil cühela takımına ve türevlerine normalde sessiz kalırım. Cevap vermem. Konuşsun dursun derim. Fakat bunlar belli bir kurumu temsil edip o kurumlar adına konuşunca insanlar bunları bir şey zannedip doğru konuşuyorlar zannediyorlar. Çok bilip ahkam kesen arkadaş sana söylüyorum. İyi oku, öğren!” dedi…
*
Şimdi burada bir duralım. Hafızam yanılmıyorsa Hüseyin Çakır, Serdivan Belediyesi’nde çalışırken Karasu Belediyesi’ne transfer oldu. Başkan İshak Sarı kendisini başkan yardımcısı yaptı. Yani bürokrat kesimden gelen bir başkan yardımcısıdır. Gazeteci Zafer Tokuş, Karasu Belediyesi vatandaşa ait bina ve beachleri yıkıp yerine kendisine ait beton binalar yapmasını eleştirdi. Bence Tokuş doğrusunu yaptı. Yüz kere yazdık. Ha vatandaşa ait beton yapılar ha belediyeye ait beton yapılar. Burada önemli olan kumsalın betonlaşması değil mi! Karasu Belediyesi tam olarak bunu yapıyor…
*
Devam edelim. Çakır Hüseyin, “Aşağıdaki açıklamalar şahsımı bağlar. Kimseyle ilişkilendirilemez” diyor. Beyefendi bulunduğun makamı babanın işyeri falan zannettin galiba, orası Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı Karasu Belediyesi’dir. Yani orada yaptıkların seni de bağlar, Karasu Belediyesi’ni de bağlar, Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’yı da bağlar. Yani orası babanın çiftliği değil.
*
Hüseyin Çakır, “Beni bilen bilir. Böyle cahil cühela takımına ve türevlerine normalde sessiz kalırım. Cevap vermem. Konuşsun dursun derim. Fakat bunlar belli bir kurumu temsil edip o kurumlar adına konuşunca insanlar bunları bir şey zannedip doğru konuşuyorlar zannediyorlar. Çok bilip ahkam kesen arkadaş sana söylüyorum. İyi oku, öğren!” diye yazdı. Pardon bu nasıl bir tavır, bu nasıl bir üslup, bu nasıl bir tonlama!
*
Sen Zafer Tokuş’a nasıl cahil cühela takımı diyorsun! Kaldı ki Tokuş doğrusunu yazdı. Milletin beton binası ve beachlerini yıkıp yerine yine beton binalar yapamazsınız. Bu kabul edilebilir bir proje değil. Ama sen kendini Kurtlar Vadisi’ndeki Süleyman Çakır karakteriyle karıştırıyorsun ya tabi gazetecilere de kafana göre posta koyuyorsun. Niye koymayasın ki! Senin belediye başkanın CHP’li Büyükşehir Beledile Başkanını ‘rol model’ seçtim dedi, bir şey olmadı…
*
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi, ‘Ben onu bunu bilmem kanun tanırdım’ dedi, bir şey olmadı. Çiftçinin traktörünü haciz ettiniz bir şey olmadı. Senin başkanın İshak Sarı kendi yayınladığı görüntüsünde emniyet kemeri takmadan araç kullandı, bir şey olmadı. Gazeteci, belgeli kanıtlı olarak KARSAŞ tesislerinde yediği aperatiflerin fişini istedi. Fiş vermediniz, gazeteci günlerce yazdı ama bir şey olmadı. İlçenin büyük ailelerine rüzgar yaptınız bir şey olmadı…
*
Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle bir cadde yaptınız. Sorsalar ‘Karasu, Karadeniz’in Bodrum’u oldu” dersiniz. Başkan İshak Sarı, AK Parti İlçe Başkanlığı da dahil Karasu’nun 15 senesinde birebir yönetici oldu. İlçenin kaderini belirledi. İlçede bir cadde dışında ara sokaklar çukurdan geçilmiyor. Ama geçen 31 Mart 2024 seçimlerinde yine aday oldu ve seçildi. Yani yine bir şey olmadı…
*
Karasu’da bazı mahallelere doğalgaz çekilmesi karşılığında halktan 15 bin TL aldınız, alıyorsunuz. Birçok belediye bunu ücretsiz yaparken, siz bunu para karşılığı yaptınız ama yine bir şey olmadı. Hazır beton satan işletmelere ek ödeme getirdiniz yine bir şey olmadı. Bir milletvekili ‘şuraya bir araba çakıl attırın’ dedi. Oraya çakıl attırmadınız ama yine aday gösterildiniz. Sizin anlayacağınız yine bir şey olmadı. Bu muhabbet böyle uzar gider ama size bir şey olmaz…
*
Dolayısıyla bunca olaya rağmen size bir şey olmadı da gazeteciye “Cahil” ile başlayıp ağzına geleni saysan ne olacak! Tabii ki bir şey olmayacak. Çünkü Hüseyin Çakır’ın arkasında İshak abisi var. Onun arkasında AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar var. Onun da arkasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz var. Gün sizin gününüz, gazeteciye de sallarsınız, vatandaşa da sallarsınız. Nasıl olsa AK Parti’nin bürokratlarısınız. İstediğinizi yaparsınız…
*
Ama bir gün gelir. O gün gelir. Hiç merak etmeyin. Keser döner, sap döner, o gün yaptığınız hesaplar da döner. Elbet bir gün seçim de gelir. O zaman göreceğim senin İshak Başkanını, Lütfi Bayraktar milletvekilini Çakır Hüseyin! Baksana kısadan bir hisse aktarayım. SATSO seçimleri 2022 yılında yapıldı. Seçim sonrası çay tiryakisi bazı arkadaşlar yıllarca rüzgar yaptı. Peki sonra ne oldu! Yıl 2026 ve SATSO seçimleri yine geldi, çattı…
*
Uzun lafın kısası elbet bir gün talih kuşu bize de gelecek!!!
*
Devam edecek…