Sakarya Üniversitesi'nde "Deprem Çalıştayı" gerçekleştirildi Sakarya Üniversitesi'nde "Deprem Çalıştayı" gerçekleştirildi

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 73’üncü konuşmacısı, 'Kansersiz Gelecek Mümkün mü?' konulu söyleşiyle İstanbul Medipol Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Onkolojik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Öncel oldu. Moderatörlüğünü SUBÜ İletişim Koordinatörü Öğetim Görevlisi Dr. Halid Özgür’ün üstlendiği söyleşide; kanser tedavisindeki son gelişmeler, yeni tedavi yöntemleri, yeni kanser türleri ve kanser hastalıklarına ilişkin gelecekte beklenen süreçler konuşuldu. Programın tamamı üniversitenin YouTube kanalı SUBÜ Haber’den istenildiği zaman izlenebiliyor.

“Kanser tek bir hastalık değil, hastalık grubudur” diyerek kanser hastalığını tanımlayan Onkolojik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Öncel, “Kansere çare bulmak şu an için mümkün değil. Çünkü 200’den fazla hastalıktan bahsediyoruz. İnsanların ölüm nedenleri arasında kanser ikinci sırada yer alıyor. Kanser bize uzak gelebilir ama ya kanseriz ya kanser adayıyız. Bunun bilincinde olmamız gerekiyor. İstatiksel olarak kanser vakalarının arttığını ve gelecek projeksiyonlarda da vakaların artacağını biliyoruz. Bu yüzden kanserde erken teşhis oldukça önemli. Erken teşhis uygulamalarından birincisi meme kanseri. Hanımefendiler 20’li yaşlardan itibaren her ay muayenelerini özel bir şekilde yapmalılar. 40 ile 45 yaşından itibaren de ‘mamografi’ yaptırmalarını öneriyorum. İkincisi ise rahim ağzı kanseri. 30’lu yaşlardan sonra Pap Smear testi yaptırmaları gerekiyor. Kadın doğumda bu çok kolay şekilde uygulanıyor. Üçüncü olarak dikkat edilecek bir diğer tarama protokolü ise kalın bağırsak kanseri. 50 yaşına gelen herkesin kolonoskopi ve Gaitada Gizli Kan Testi (GGK) yaptırmasını öneriyoruz” diye konuştu.

Kanser konusunda ciddi gelişmeler olduğunu belirten Öncel “Umarım bu konuşmamız bilim adayı olan gençlerimiz arasında bir kıvılcım yakar. Çünkü kanser biliminin önü açık ve oldukça fazla çalışma potansiyeli olan bir alan. 20 yıl öncesine göre kanserde artık çok farklı tedaviler uygulanıyor. Önceki yıllarda hastayı direk ameliyat ederken şimdi ise kemoterapi sonrası ameliyat yapılıyor. Bu tedavi yönetimine çok iyi cevap veren tümörler olabiliyor ve hastaları ameliyat etmeden yakın takiple gözlemlemeye başlayabiliyoruz. Bu durum tıbbın gelişme eğrisini gösteriyor. Genç kardeşlerimden genetiğe, kanser biyolojisine ve kanserin tedavisini yapan tıp ilmine yönelik gelişmelere ayak uydurmalarını talep ediyorum. Tanı yöntemlerinden en yenisi sıvı biyopsi. Biz hastadan kan alıyoruz ve bu kan örneğinde bir milyon partikülden bir tanesi kanser partikülü oluyor. O kan örneğinden tanı koyma ve hastalığın gidişatını anlama potansiyelini ortaya koyduk. Yeni bir yöntemde ise yapay zekâyı endoskopi ile kombine ettik. ‘Gördüğümüz dokular normal mi yoksa ufacık bir kanser nüvesi var mı?’ sorusuna bu sayede yanıt alıyoruz. Genç intern arkadaşlarımız bilgisayara binlerce akciğer filmi yükleyerek bilgisayarın yüklenen akciğer filmlerini öğrenmesini sağladılar. Bunun sonucunda bilgisayarın akciğer filmindeki tanıyı radyolog kadar iyi verebileceğini ortaya koydular” ifadelerini kullandı.