Kurban Bayramı’nda artan et tüketimiyle ilgili uyarılarda bulunan Diyetisyen Sevil Ülger, “Özellikle dinlendirilmeden tüketilen etler sindirim problemlerine sebebiyet verebiliyor” dedi.

Bolu’da Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Sevil Ülger, Kurban Bayramı süresince tatlı, şeker tüketimine ek olarak kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığının artacağına işaret ederek, sağlıklı beslenme konusunda tavsiyelerde bulundu. Etlerin dinlendirilmeden tüketilmemesi gerektiğini söyleyen Ülger, kalp, damar ve kronik hastalığı olanların özellikle et tüketimine dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

Korkulan oluyor: Covid-19 vaka sayısı şimdiden artmaya başladı Korkulan oluyor: Covid-19 vaka sayısı şimdiden artmaya başladı

Etlerin pişirilmesinde geleneksel yöntemleri önermeyen Ülger, “Bayramda muhakkak etler dinlendirildikten sonra tüketilmesi gerekiyor. Özellikle dinlendirilmeden tüketilen etler sindirim problemlerine sebebiyet verebiliyor. Pişirme şekli tabi ki çok önemli. Geleneksel pişirme şekillerinden olan kızartma ve kavurma yöntemlerini biz önermiyoruz. Daha sağlıklı pişirme yöntemleri haşlama, buğulama, ızgara şeklinde yöntemlerini kullanabiliriz. Yine et tüketirken özellikle demir emilimini artmasını sağlayabilmek amacıyla C vitamininden zengin bol limonlu salatalar veya zeytinyağlı sebze yemekleri de soframızda muhakkak bulunması gerekiyor” dedi.

Günde 2 litre su içilmesi gerektiğini belirten Ülger, “Yine bu dönemde sindirim problemlerinin önüne geçmek amacıyla bol miktarda su tüketimini biz öneriyoruz. Biz günde en az 8-10 bardağa kadar su tüketilmesini söylüyoruz. Buda ortalama 2-2,5 litreye tekabül etmektedir. Şunu unutmayalım ki gün içerisinde içtiğimiz çay, kahve ya da diğer bitki çayları suyun yerine geçmiyor. Dolayısıyla suyun sadece su olarak takibini yapmakta fayda var” diye konuştu.

Fiziksel aktivitenin önemine dikkat çeken Sevil Ülger, “Aslında sedanter yaşam günümüzdeki en büyük problemlerden biri ve birçok hastalığın altında yatan en önemli etkenlerden birisi de hareketsiz bir yaşam tarzı. Bunu aslında sadece bayramla sınırlandırmamak lazım. Aslında genel öneri olarak biz fiziksel aktiviteyi yaşamımızın her anında istiyoruz. Günde 10 bin adıma muhakkak ulaşılması gerektiğini söylüyoruz. Tabi bu fiziksel aktivitenin yapıldığı zaman dilimi de çok önemli. Çok dolu mideyle yapılan fiziksel aktiviteleri biz önermiyoruz. Yemek yedikten 1-1,30 saat sonra fiziksel aktivitenin yapılması çok daha uygundur” ifadelerini kullandı.

Bayram boyunca et tüketiminde kronik rahatsızlığı olanların daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Diyetisyen Sevil Ülger, “Kırmızı et ve sakatatlar kolesterol bakımından oldukça zengin besinlerdir. Dolayısıyla kalp hastalığı, tansiyon ya da diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunan, bu kronik rahatsızlığı olan hastaların et tüketimine çok dikkat etmeleri lazım. Özellikle orada porsiyon kontrolünü çok iyi ayarlamaları gerekiyor. Pişirme şekli de çok önemli. Sağlıklı pişirme yöntemlerini kullanmaları gerekiyor. Haşlama, buğulama, fırında veya ızgara yöntemleri kullanılabilir. Yine bu dönemde çok fazla tatlı tüketimi, şeker tüketimi olabiliyor. Bu da diyabetli hastaların kan şeker düzeylerini yükseltebiliyor. Dolayısıyla bu süreçte kronik rahatsızlığı olan bireylerin hem et tüketimine hem pişirme şekline hem de tatlı tüketimine çok çok dikkat etmesi gerekmektedir” dedi.