11 Şubat günü genç bir kız kürsüye çıktı. Kısaca “Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ile belediyede çalışan annemin ilişkisi var” iddiasında bulundu. Sonrasını biliyorsunuz, ülke gündemi oldu. Genç kıza kimisi inandı, kimisi inanmadı. Sosyal medya devreye girince bu kez AK Parti Genel Merkezi olayı disipline taşıdı. Geçen gün Başkan Işıksu, ‘Davama ve partime zarar gelmesin’ dedi ve istifasını verdi. Bu kısımlara detaylı sonra geleceğim!!!
*
Şunu da yazayım. Bu iddia patladığı günden bu yana sürekli ‘dik’ duruyorum. Neden ‘dik’ duruyorum! Bir genç kız ve bir iddiası var. Kanıt ise ‘TikTok mesajları ve video’ diyor. Diğer tarafta ise Başkan Işıksu var ve, ‘Benim TikTok hesabım hiç olmadı’ diyor. Genç kız ‘Video var’ diyor. ‘Video var’ denilince herkes heyecanlanıyor ki bu çok normal ama geçen gün Işıksu o videoyu basın toplantısında gösterdi…
*
Meşhur video, bir dosya kağıdına yazılan cemiyet listesinin ekran görüntüsünden başka bir şey değil. Kamuoyu “video” sözünden beklentisi ne, geçen Cumartesi günü ortaya çıkan o video görüntüsü ne! Bir de genç kızın öz annesi var. O da açıklama yaptı ve, ‘iddiaların hepsi yalan, benim asla böyle bir ilişkim olmadı’ dedi. Bir de avukat var. Başkan Işıksu’nun en başından bu yana ‘Bana şantaj yapıp para istediler. Ben de olayı direkt savcılığa verdim. İlk davayı açan benim’ dediği olayın kahramanı şu avukat…
*
Kim bu avukat! Genç kızın öz amcası çıktı. Geçen cumartesi günü basın ordusuna konuşan Başkan Işıksu, genç kızın amcası olan avukatın 05 Nisan 2013 yılında TCK 106/1-2’ye göre ceza alıp sabıka kaydı olduğunu söyledi. Başkan Mutlu Işıksu, “Bu cezanın ne olduğunu merak eden ilgili kanun maddesine bir baksın. Ayrıca şahsımın olayıyla ilgili olarak avukat hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/24 esas sayılı dosyasında ‘Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma’ suçundan hakkında dava açıldı” dedi…
*
Işıksu, “09 Mart 2026 tarihli kararda Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, avukatın ‘Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma’ suçunu işlediği, iddia ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hakkında son soruşturmanın açılmasına yeterli delil elde edilmiş olup, yargılamanın Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılmasına karar vermiştir. Yani avukat sanık olmuştur” diye konuştu…
*
Geçen cumartesi günü “Aile Krizinden İtibar Suikastine” başlıklı sunumda Başkan Mutlu Işıksu birçok belge, ses kaydı, fotoğraf, videoyu basın mensuplarıyla paylaştı. Ve sonunda ise, “Davamızın ve partimizin bundan sonraki süreçte zarar görmemesi için mahkeme neticeleninceye kadar her zaman gönülden bağlı olduğum, üyesi ve neferi olmaktan onur ve gurur duyduğum partimden şimdilik istifa ediyorum” diyerek Işıksu istifasını verdi…
*
Şimdi bu kısmı bir toplayalım. Bir genç kız var. “Başkan ile annem arasında ilişki var” diyor. Bir başkan var. “İlişkim yok, TikTok hesabım yok, video dedikleri alakasız bir cemiyet listesinin ekran görüntüsü, avukat ile genç kızın annesinin pazarlık kayıtları, avukatın makama geldiği o anların video kayıtları, teyzesinin işe alınmadığını belirtip, üstüne üstlük bana şantaj ve kumpas yapıyorlar” diye mahkemeye gidiyor. Dikkat edin. İlk adliyeye Işıksu gidiyor…
*
Bir de iddianın odağında bir anne var. Eşiyle boşanma aşamasında olan bir anne var. Zaten Başkan Işıksu’nun basın toplantısındaki sunumunun başına “Aile Krizinden İtibar Suikastine” başlığı bu yüzden atılmış. Peki bu anne ne diyor! Yazılı açıklama yaptı. Anne öz kızını yalanladı ve, “İddiaların hepsi yalan, benim asla böyle bir ilişkim olmadı” dedi. Peki ben ne diyorum! En başından bu yana şunu diyorum. Ben gazeteciyim. Belgeye, videoya, mahkeme kararına bakarım. Yıllarca tanıdığım Mutlu Işıksu’yu içi dolu olmayan iddia nedeniyle satmam.
*
Ben ne diyorum! Bana belge, video, bir şahit, bir delil getirin. Getiren var mı, yok. Ben ne diyorum. Bir mahkeme kararı var mı! Ortada mahkeme kararı yok. Çünkü mahkeme devam ediyor. Peki bütün bunlara bakınca son olarak ben ne diyorum! Bağımsız Türk Yargısı ne karar verirse olaya ona göre bakarım…
*
Buraya dikkat edin. Özellikle şehirde benimle ilgili kıçını yırtanlara yazıyorum. Ne “ilişkisi var” diyorum, “ne ilişkisi yok” diyorum. Ben delil, şahit, belge, video var mı diyorum, hepsinden önemlisi mahkeme kararına bakarım diyorum. Ben en başından bu yana bunu söylüyorum. Bu arada bana yalaka çekenler var. Bana ‘malı götürüyor’ diyenler var. Yaşım 60 ve 42 yıldır hiç aralıksız bu meslekteyim. Yıllardır baba evinde otuyorum…
*
Ancak baba evi kalabalık ve çocuklar büyüdü. Ben bu yaşta ev tuttum, kiraya çıkıyorum. Dünkü çocukların kendilerine ait evi olduğu şu dünyada ben bu yaşta kiraya çıkacağım. Birileri de bu kentte arkamdan konuşacak. Öyle mi! Ben Raif Ugan gibi mavi boncukçu değilim. Ben Levent Candan gibi böyle konuşanları öbür dünyaya da bırakmam. Kıçı yiyen varsa çıksın yüzüme konuşsun. Adamın alnını karışlarım…
*
Şimdi şu Cihat Zafer meselesine gelelim. Nedir mevzu! Olay şu, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu istifa edince zaman (!) zaman gazetecilik, bazen yazarlık, zaman (!) zaman televizyon yorumculuğu, bazen vücut dili eğitmenliği, bazen CHP’li, bazen AK Partili, bazen dünyanın kendi çevresinde döndüğüne inanan Cihat Zafer bir paylaşım yaptı…
*
Cihat Zafer, “@ısıksumutlu AK Parti’den istifa edince sorun çözüldü mü? Başkanlığa devam edebiliyorsan partiden niye istifa ediyorsun? Kendi medyalarıyla şehri de, kendilerini de rezil ettiler. Partiden değil makamdan istifa etmeyi bile akıl etmiyor, partiyi de şehri de zerre umursamıyorlar” dedi…
*
Bu paylaşımı görünce ben de, “@cihatzafer_ ya mahkemede aklanırsa ne diyeceksin! Özür dileyecek misin @ISIKSUMUTLU dan! Bu arada özledim seni, hani Samanyolu'nda Telve (!) isimli program yapıyordun ya, beraber Telvesi iyi olan bir Türk Kahvesi içelim! Eski günleri anlatırsın !!!” dedim…
*
Sonra mı! Cihat Zafer bana ağzını bozdu. Meslek hayatımda birkaç kez bu Cihat Zafer ile polemiklerimiz oldu. Kendisini severim ama bu yaptığı yanlışlara ses çıkartmayacağım anlamına gelmiyor. Dolayısıyla şöyle bir eskiye gidip, Yeni Ada Gazetesi, Başkan Ünal Ozan, Başkan Zeki Toçoğlu, Başkan Ekrem Yüce dönemlerinden günümüze bir gelelim…
*
Bu arada başlıkta Pala Cihat yazdım. Çünkü önceki gün bana “toraman, bu çöp kafa, bu yoz, bu etikten, meslek onurundan nasipsiz, zır cahil kafa, işte bu tetikçi akılla buraya kadar!” diye yazdı. Eeeee, biz her zaman ne diyoruz! Angajman kuralları geçerli ve Pala Cihat’a elimdeki son teknolojiyle üretilmiş süpersonik C-31 1966 füzesi sallayacağım.
*
Son sözüm mü!
Hazır mısın Pala Cihat!
Bu kalp senin için çarpacak !!!
*
Devam Edecek…