Mutlu Işıksu ve yargısız infaz

Abone Ol

Aslında ben bu konuyla ilgili yazacağımı yazdım. TV 264 ekranlarında söyleyeceğimi de canlı yayında söyledim. Bundan sonra yargıya intikal etmiş ve yayın yasağı olan bu olayla ilgili bağımsız mahkemenin vereceği kararı bekleyecektim. Ama sürekli laf atmalar, sürekli olayın içine bizi çekmeler, sürekli ithamlar nedeniyle insanı yazmak zorunda bırakıyorlar…
*
Başlamadan şunu da ekleyeyim. Kendi ailemle ilgili şu günlerde sıkıntılarım var. Dolayısıyla bu günlerde yazı yazmadım, manşet atmadım. Arkamdan kahpece dedikodu yapıyorlar. Neymiş! Mutlu Işıksu sıkışınca bende sıkışmışım. Lan dallamalar. Beni kendinizle karıştırmayın. Benim sözüm sözdür. Her zaman derim. Tam 42 yıldır bu kentte hiç ara vermeden gazetecilik yapıyorum. Bu kent beni, ben bu kenti iyi biliriz, bu kent benim ciğerimi bilir…

*
Madem çok kaşınıyorsunuz, yayın yasağına bağlı olarak bir iki cümle edelim. Birincisi Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu benim arkadaşımdır. Değil makam sahibi Mutlu Işıksu, ben bu kentte makamsız veya parasız bir arkadaşımı satmadım. Sattın diyen varsa bir adım öne çıksın. Ben adam satmam. Ancak, bazen şunlar yaşanıyor. Sen yüz kızartıcı bir suç işlediysen, mahkeme seni suçlu bulduysa ben ne yapayım! Partin seni aday göstermedi, ben ne yapayım!
*
İkincisi, bırakın Sakarya’yı Türkiye’de Mutlu Işıksu’ya yargısız infaz yapılıyor. Neden, çünkü bir belge, bir görüntü, bir şahit, bir delil yok. Olay yargıda ve verilen bir mahkeme kararı yok. Peki ne var! Ortada ne var! Açılan bir boşanma davası, genç bir kızın kürsüye çıkıp konuşması var. Ben genç kız yalan konuştu veya doğru konuştu yorumunu yapmayacağım. Bu kızın konuşmasına deliller ışığında mahkeme karar verecek…
*
Ancak genç kız üzerinden yargısız infaz yapanlara da şu söylemek istiyorum. Dünya tarihinde belki milyonlarca örneği var ama ben en yakın zamandan bir örnek vereyim. Ünlü şarkıcı Güllü öldü. Peki bu Güllü’nün cinayet şüphelisi kim! Kim zanlı olarak gözaltında bulunuyor. Dolayısıyla bir genç kızın bir kürsüde yaptığı konuşma, tek başına karar verilecek bir olgu olmaz, olamaz. Kızın konuşmasına da bütün iddialara da mahkeme karar verecek….

*

Üçüncüsü, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu basın toplantısı yaptı. Işıksu’nun açıklamaları Adapazarı Gazetesi’nde “Ben AK partiliyim. Şantaja boyun eğmem” başlığıyla çıktı. Şimdi soruyorum. Başkan Mutlu Işıksu’ya bir şantaj yapılıyorsa ve Başkan Işıksu buna boyun eğmiyorsa nasıl olacak! Soruyorum! Görüntü yok, belge yok, şahit yok, mahkeme kararı zaten yok. Işıksu gerçekten şantaja maruz kalıyorsa bunun vebali kimin!

*

AK Parti “Kesin İhraç Talebi” ile Mutlu Işıksu’yu disipline sevk etti. Edebilir ama şuna bakıldı mı! Ya Başkan Işıksu şantaja boyun eğmediği için bunları yaşıyorsa! Sadece soruyorum. Görüntü yok, belge yok, şahit yok, mahkeme kararı yok ama seni kesin ihraç edeceğiz. Tamam, edin. Ama delil ne, kıstas ne, belge ne! Mesala Giresun Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede önce tutuklandı. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi…

*
Aynısı Mutlu Işıksu’ya da yapın. Hemen yapın ama belge var mı! Görüntü var mı! Tutuklama var mı! Bunlar varsa ben zaten burada bu satırları yazmam. Ama bunlar yok ise herhalde hep beraber mahkeme kararı beklemek zorundayız. Biraz mürekkep yalamışlar bilir, hukukta ben masum olduğumu değil, siz benim suçlu olduğumu kanıtlamak zorundasınız. Hukuk bunu diyor. Peki kanıtlamadınız mı! Eğer kanıtladıysanız ortada bir mahkeme kararı var mı!

*

Dördüncüsü, bugün Sözcü Gazetesi’nde yine Mutlu Işıksu ile ilgili TikTok yazışmaları vardı. Geçen 14 Şubat günü başkan Işıksu düzenlediği basın toplantısında “Benim Tik Tok hesabım yok. Bunlar bana burada kumpas kuruyorlar” dedi. Bugün Sözcü Gazetesi hesapta TikTok yazışmalarını yayınladı. Sonra mı! Sade vatandaşlara sözüm yok ama troller devreye girdi. Konu mahkeme de ve yayın yasağı var. Ama sosyal medya yine yıkılıyor. İşin en kötüsü ise bu kez Mutlu Işıksu’nun eşinin de fotoğrafını paylaşıyorlar…

*
Lan alçaklar, diyelim ki siz haklısınız. Diyelim ki mahkeme Işıksu’yu suçlu buldu. Diyelim ki Işıksu yaptıklarının cezasını çekecek. Ne yazarsanız, ne söylerseniz siz haklısınız. Hani lan aile kutsaldı. Mahkeme kararı bile olmayan bir iddia üzerinden insanın ailesine bu yapılır mı! Mutlu Işıksu yanında eşi ile birlikte fotoğrafı paylaşılır mı! Biz bu kadar mı alçaldık! Biz bu kadar mı yozlaştık! Kalbiniz bu kadar mı kara bağladı! Anladık Mutlu Işıksu’yu yargısız infaz ediyorsunuz. İnsanın en değerlisi olan aileden ne istiyorsunuz!

*
Beşincisi, muhalifleri bir yere kadar anlıyorum. AK Parti düşmanlarını da anlıyorum. Bir belge, bir görüntü, bir şahit, bir delil, bir mahkeme kararı yok ama muhalifler, AK Parti düşmanları, FETÖ’cüler, bir şekilde iktidara tepkisi olan, Adapazarı Belediyesi’nde işini yaptıramayan, adını siz koyun. Bir şekilde AK Parti ile Mutlu Işıksu’yu sevmeyenleri yargısız infaz yapsalarda anlıyorum. Çünkü hırsları var, kinleri var…

**
Peki ya parti içindeki İrlandalılar ne olacak! “Mutlu Işıksu gitsin de CHP gelsin. Hiç önemli değil” diyerek muhaliflere belge sızdıranlar, “Işıksu gidiyor” deyip şükür namazı kılanlar, makam hırsı gözünü boyuyanlar ne olacak! Asıl mesele bunlar ve asıl mesele artık dönüşü olmayan bir yola girilmesidir. Çok açık yazıyorum. Tarihe not düşüyorum. Mahkeme bir karar verir ve Mutlu Işıksu gerçekten suçlu bulunursa benim için olay bitmiştir…

*
Ama bunun dışında, kim ne derse desin. Mutlu Işıksu partisinden ihraç edilse bile ben mahkeme kararını bekleyecem. Ayrıca şunu da sormak isterim. Eğer Mutlu Işıksu gerçekten bir şantaj karşısında dik durduğu için başına bunlar geliyorsa bu saatten sonra şantaja karşı kim dik durabilir! Kim yarın kapısına gelen bir şantajıyla mücadele edebilir! Sadece soruyorum…

*

Son sözüm mü!
Aslında bu bir söz değil de benim bu kente vaziyetim olsun…
Ne olursan ol, kim olursan ol…
Sakın ama sakın düşme…

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }