YAŞAM

Op. Dr. Osman Metin bilgilendiriyor: Prostat füzyon biyopsi

Özel Adatıp Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Osman Metin, prostat hastalıklarının değerlendirilmesinde PSA testi, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, prostat füzyon biyopsi işleminin uygun hastalarda tanıya yardımcı bir yöntem olarak planlanabildiğini ifade etti.

Abone Ol

Özel Adatıp Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Osman Metin, prostat hastalıklarının değerlendirilmesinde PSA testi, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, prostat füzyon biyopsi işleminin uygun hastalarda tanıya yardımcı bir yöntem olarak planlanabildiğini ifade etti.

Prostat kanseri şüphesinin yalnızca tek bir test sonucuna göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Metin, PSA yüksekliği, parmakla prostat muayenesinde şüpheli bulgu, aile öyküsü, yaş, önceki tetkikler ve prostat MR sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Op. Dr. Osman Metin, “Prostat füzyon biyopsi, prostat MR görüntüleri ile ultrason görüntülerinin birlikte kullanılmasıyla, prostatta şüpheli görülen alanlardan hedefli doku örneği alınmasına yardımcı olan bir işlemdir. Bu yöntem, hekim değerlendirmesiyle uygun görülen hastalarda tanı sürecinin bir parçası olarak planlanabilir” dedi.

Prostat biyopsisinin, prostat dokusundan alınan örneklerin patoloji laboratuvarında incelenmesiyle tanıya katkı sağladığını belirten Metin, biyopsi kararının hastanın klinik durumu ve tetkik sonuçlarına göre verilmesi gerektiğini vurguladı.

Op. Dr. Metin, “PSA yüksekliği her zaman prostat kanseri anlamına gelmez. Prostat büyümesi, enfeksiyon, iltihabi durumlar veya farklı nedenler de PSA değerini etkileyebilir. Bu nedenle PSA sonucu tek başına değil, hastanın genel değerlendirmesiyle birlikte ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Prostat füzyon biyopsi işleminin her hasta için gerekli ya da uygun olmayabileceğini belirten Op. Dr. Metin, özellikle prostat MR’da şüpheli alan saptanan hastalarda, önceki biyopsi sonucuna rağmen klinik şüphenin devam ettiği durumlarda veya aktif izlem sürecinde olan bazı hastalarda bu yöntemin gündeme gelebileceğini söyledi.

İşlem öncesinde hastanın kullandığı ilaçlar, kan sulandırıcı tedaviler, enfeksiyon riski, idrar yolu şikâyetleri ve genel sağlık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Metin, hazırlık sürecinin hekim önerileri doğrultusunda planlandığını belirtti.

Op. Dr. Osman Metin, “Her girişimsel işlemde olduğu gibi prostat biyopsisinde de kanama, idrarda veya menide kan görülmesi, enfeksiyon, ağrı, geçici idrar yapma güçlüğü gibi riskler bulunabilir. Bu nedenle işlem öncesinde hastaya süreç, olası riskler ve takip planı ayrıntılı şekilde anlatılmalıdır” dedi.

Biyopsi sonrasında patoloji sonucunun tedavi veya takip planı açısından belirleyici olduğunu ifade eden Op. Dr. Metin, hastanın sonucunun üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Op. Dr. Metin, “Prostat füzyon biyopsi bir tarama yöntemi değil, uygun hastalarda tanı sürecini destekleyen bir biyopsi yöntemidir. Prostat kanseri şüphesi olan hastalarda amaç,

doğru değerlendirme yapmak ve hastaya uygun takip ya da tedavi planını oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.

Prostat sağlığıyla ilgili şikâyetlerin ve risk faktörlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Osman Metin, özellikle ailede prostat kanseri öyküsü bulunan, PSA yüksekliği saptanan veya muayene/görüntüleme bulgularında şüpheli durum belirlenen hastalarda uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Bu haber bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı veya tedavi vaadi içermemektedir. Sağlıkla ilgili değerlendirmeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uzman hekim görüşü alınması önerilir.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }