Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip çocukların arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi ve ön yargıların ortadan kaldırılmasını esas alan eğitim çalışmaların yapılması gerektiğini söyleyen SAÜ’lü öğrenciler otizmli bireylerin maruz kaldığı önyargılardan ve alınması gereken önlemlerden bahsetti.

SAÜ yüksek lisans öğrencileri ve akademisyenler yılsonu etkinliğinde buluştu SAÜ yüksek lisans öğrencileri ve akademisyenler yılsonu etkinliğinde buluştu

Otizmin doğuştan gelen bir davranış farklılığı olduğunu ve hayat boyu sürdüğünü söyleyen SAÜ öğrencisi Esmanur Bakkaloğlu otizmli bireylere karşı anlayışlı bir tutum sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Bakkaloğlu, “Otizm, doğuştan gelen bir davranış farklılığıdır ve hayat boyu sürmektedir. Dolayısıyla otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduğumuzu göstererek anlayışlı bir tutum sergileyebiliriz. Çünkü otizm bir hastalık değil farklılıktır.” dedi.

Otizmli bireylerle iletişim kurarken basit ve anlaşılır cümleler kullanılması gerektiğini söyleyen SAÜ öğrencisi Seher Şahin otizm farkındalığını arttırmak amacıyla çeşitli etkinlikler yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Otizmli çocuklarla iletişime geçerken basit ve kısa cümleler kullanmalıyız ve çok soru sormadan onlarla olan iletişimimize dikkat etmeliyiz. Ayrıca otizmi sadece Dünya Otizm Farkındalık Haftasında değil her zaman vurgulamak adına çeşitli etkinlikler düzenleyerek bu farkındalığın sürdürülebilirliğini sağlayabiliriz.” İfadelerini kullandı.

Toplum olarak otizmlilere yönelik olumsuz söylemlerin ve davranışların otistik bireylerin psikolojisini olumsuz etkilediğini söyleyen SAÜ öğrencisi Yağmur Aydın bu durumun çeşitli eğitimler ile çözülebileceğini belirtti. Aydın, otizmli bireylere karşı psikolojik baskı oluşturan ve kötü söylemlerde bulunan bireylerin de bulunduğunu söyleyerek, “Ne yazık ki toplum olarak otizmli bireylere yönelik olumsuz söylemlerin yanı sıra onları bakışlarımız ile kötü bir duruma maruz bırakıyoruz. Bu durumun acınacak durum olduğunu öne sürerek psikolojik baskı oluşturan ve kötü söylemlerde bulunan insanlar da mevcut.” şeklinde konuştu. Otizm önyargısına karşı alınabilecek önlemlerden bahseden Aydın, bu önyargının eğitim çalışmalarıyla giderilebileceğini söyleyerek önemli olan hususun farklılıkların ayıp veya acınılacak bir durum olmadığını anlayabilmek olduğuna dikkat çekti.