Sakarya’da yaşayan 47 yaşındaki halk ozanı ve şair Osman Göçmen, 31 yıldır bağlaması, şiirleri ve besteleriyle Anadolu’nun köklü kültürünü yaşatmaya çalışıyor. Van’da babası ve dedesinden etkilenerek bağlama ve şiirle tanışan Göçmen, 26 yıl önce yerleştiği Adapazarı’nda müzisyenlik yaptı, çeşitli eğitimler verdi. Yaklaşık bin eseri bulunan Göçmen’in şiirleri, “Mevsimsiz Baharlar” adıyla kitaplaştırıldı.
“Halk ozanlığı geleneği yok olma tehlikesinde”
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçı tanıtım kartına halk şairi ve halk ozanı olarak layık görülen Göçmen, halk ozanlığı geleneğinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.
Göçmen, “Sakarya’nın halk ozanıyım. Kültür Bakanlığı’na bağlı resmi olarak bu alanda görev yapan tek halk ozanı olduğumu üzülerek ifade ediyorum. Çünkü halk ozanlığı geleneğimiz yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Buna sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Yeni nesli bu geleneğe teşvik edecek çalışmaların yapılması için dua ediyoruz.” dedi.
31 yıllık ozanlık yolculuğu
Ozanlık serüveninin 1995 yılında başladığını belirten Göçmen, rahmetli Ercişli Ozan Lütfü Yıldırım’ın dergâhında yetiştiğini ifade etti.
Göçmen, “31 yıldır bu yoldayım. Rahmetli Ercişli Ozan Lütfü Yıldırım’ın dergâhında pişerek başladım bu işe. Daha doğrusu başlatıldık. Çünkü halk ozanlığının Allah tarafından seçilmiş insanların yapacağı özel bir iş olduğuna inanıyorum. Kolay değil; zahmeti, sıkıntısı ve sorumluluğu var. Halk ozanı, halkın derdini, sıkıntısını ve çilesini paylaşan; sevincine ve hüznüne ortak olan kişidir.” diye konuştu.
Bin eseri, yüzlerce bestesi var
Sadece halk müziği alanında eserler üretmediğini belirten Göçmen, arabesk, özgün müzik ve İslami ezgiler gibi farklı türlerde de çalışmalar yaptığını söyledi.
Yaklaşık bin eseri bulunduğunu ifade eden Göçmen, bunların 200-300 kadarını bestelediğini belirterek yeni eserler üretmeye devam ettiğini dile getirdi.
Göçmen, eserleri arasında *“Kudüs Marşı”*nın da bulunduğunu belirterek, “Allah bir daha böyle bir eser yazmayı nasip etmesin. Çünkü Kudüs’ün yaşadığı sıkıntıyı hepimiz yüreğimizde hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Mevsimsiz Baharlar” kitap oldu
Şiirlerini “Mevsimsiz Baharlar” adlı kitapta bir araya getiren Göçmen, kitabın hazırlanmasına katkı sağlayan Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’ya da teşekkür etti.
Şiir geleneğinin ailesinden geldiğini belirten Göçmen, “Hem halk şairiyim hem halk ozanıyım. Şiir geleneğimiz rahmetli dedemden geliyor. Bu mirası devam ettirmeye çalışıyorum. Bağlama çalıyorum, şiir yazıyorum ve besteler yapıyorum.” dedi.
“Bu kültürü yaşatmak için mücadele ediyoruz”
Sakarya gibi farklı kültürlerin bir arada yaşadığı kozmopolit bir şehirde halk ozanlığı geleneğini yaşatmanın daha zor olduğunu vurgulayan Göçmen, buna rağmen mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Göçmen, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak Sakarya’yı halk ozanlığı alanında temsil ediyorum. Sakarya gibi kozmopolit bir şehirde bu kültürü yaşatmak daha zor. Ancak biz canhıraş bir şekilde mücadele ediyoruz. Amacımız, Anadolu türkülerimizi bilmek, yaşamak ve yaşatmak. Bu kültürün gelecek nesillere aktarılması için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.