Sevgililer Günü mü dediniz? Bakalım

Abone Ol

Bu gün 14 Şubat.

14 Şubat denilince hatta Şubat ayı gelince, en çok akıllara gelen ilk şey, Sevgililer Günü'dür. Peki, sevgililer gününde akla gelen ilk şey nedir?

Bunu açıklamadan önce konuyu biraz irdeleyelim.

Dikkatinizi çekmiştir kanaatimce, böyle günlerin kaynağı hep batı olmuştur.

Kaynağı batı olduğu için reddedelim fikrinde değilim.

Sevgililer Günü, kökeni Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan ve kapitalist düzenin bir eseri olan bu günün, Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıktığı söyleniyor.

Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" (İngilizce: St. Valentine's Day) olarak bilinir. (Valentine kelimesi, batı medeniyetlerinde 'hoşlanılan kişi veya sevgili' anlamlarında da kullanılır.)

Sevgililer günü bana batının para tuzağını çağrıştırıyor. Bir şeyler almaya sevk eden bir para tuzağı. Hele işin içinde batı varsa, şüpheler daha da çoğalıyor.

Şaka bir yana, gerçekten ben bu günün insanlara hazırlamış bir para tuzağı olduğunu düşünenlerdenim. Kapitalizmin silahı bir nevî.

En fakirinden en zenginine kadar herkes sevgilisine bir hediye alıyor.

En fakiri bir çiçek almakla yetiniyor belki ama, en zengini kat alıyor, yat alıyor, markası meşhur pahalı araba alıyor, helikopter turları düzenliyor, tek taşlardan oluşan yüzükler alıyor vs.

Kazanan ise sadece kapitalizm oluyor. Bu da bir çeşit "alın-verin, ekonomiye can verin!" kampanyasının değişik versiyonu...

Şimdi bazı kesimler, "Sevgililer Günü Sömürgecileri" olarak çıkıyor karşımıza. Bazı kesimler diyorum çünkü gerçekten sevenler ve sevdiğine değer verenler sevdiğini hatırlamak ya da ödüllendirmek için bir güne bağlı kalınmayacağını bilirler. 

Haftalardır sevgililer günü için hazırlanan pazarların reklamı yapılıyor. Bu açık pazarda her şey sevgiliye uydurulmuş. Yastıklar, uyku setleri, küpeler, yüzükler, buketler, bulaşık makineleri, parfümler, telefonlar, tek taşlar?

Düşünsenize; sırf kapitalist düzen istiyor diye kutlanan 'Sevgililer Günü' bir diğer adıyla 'Aziz Valentin Günü'nde bile eşini köşe yastığı olarak görenler, bu görüş ve anlayışından vazgeçerler mi acaba, sanmam.

Ruhu, sevgiyi, aşkı, bağlılığı tamamen maddi ortama döken batı, sevgililer gününde de kendisini gösteriyor. Oysa bizim sevgilerimiz böyle maddiyata dayanacak bir sevgi midir?

Bizim sevgilerimizde maşuk aşığa yüz vermese de âşık sevmekten vazgeçer mi?

Bu aşk ona acı verse de bu acıdan memnuniyetsizlik duyar mı hiç?

Adam, çalışır çabalar her gün, eşine, çocuklarına ekmek parası için yollara düşer, yaşı ilerler emekli olur, adı artık eşinin gözünde KÖŞE YASTIĞI dır.

Eşinin gözünde diyorum çünkü o gözle bakar eşine.

Eşine, seni seviyorum diyen kişi, sosyal medyadan tanıştığı hiç tanımadığı kişiye çocuklarını eşini evini yurdunu bırakarak kaçıyorsa burada sevgi aramak ne iş?

Bu mu sevgi, bu mu sadakat?

Sevgiye, sevgiliye esir olmamak asıldır. Sevgilisini ana babaya tercih etmeye ne diyeceksiniz?

Adam sevmiş de sevgisine karşılık bulamamış, bir şekilde istemeden ayrılmak zorunda kalmışsa söyleyeceği söz hazır: "Gülü soluncaya dek, seni gülün yanına, tek taşı getirinceye kadar affetmeyeceğim!"

Bundan da öte, sözde sevgisine karşılık bulamamışsa "ya benimsin ya toprağın" diyerek sevdiğini söylediği kişiyi ya kurşun yağmuruna tutuyor, ya defalarca acımadan bıçaklayabiliyor.

Bu mu sevgi?

Her şeyimiz sahte oldu maalesef. Sevgimiz de sahte. Yediğimiz gıdaların karakterimize etki ettiği otoriteler tarafından ifade ediliyor.

Hormonlu, GDO su değiştirilmiş, Velhasıl, gıdalar sahte. Sevgiler sahte.

Sizi seviyorum diyenler ( çok azı hariç) ne kadar samimi? Siz, karşınızdakine, seni seviyorum derken ne kadar samimisiniz?

Sevgi, içte olan, bazen açığa vurulan, bazen gizlenen bir duygu. Böyle bir duyguyu bir demet çiçeğe, bir adet yüzüğe bağlamak ne kadar samimi olur acaba?

Kişi eşine, dostuna hediye almasın demiyorum. Hediyeleşmek ayrıca peygamberlerin yoludur. Benim söylemek istediğim başka.

Sevgililer gününde eşine mesela bir gül takdim edenlerin kaçta kaçı, senenin her günü el ele vererek zorlukları beraberce göğüslemişlerdir?

Kaç kere birbirleri için ellerini açıp dua etmişlerdir?

Kaçta kaçı eşini güler yüzle kapıya kadar uğurlamıştır? Kaçta kaçı eşi geleceği saati hasretle bekler, onun için güzel elbiselerini giyer ve onu kapıda güler yüzle karşılar ve hoş geldin der?

Birbirlerine rica mı ederler, emir mi verirler?

Birbirlerine hitap ederken hangi dille hitap ederler?

Ya siz nasıl hitap ediyorsunuz?

Ettiğiniz hitaptan memnun musunuz?

Bizim karı, benim herif, bizim deli, benim koca, benim hayırsız vs gibi ifadeler neyin nesi?

Bu ve buna benzer ifadelerle birbirlerini ananların sevgileri ne kadar?

Sosyal medyada tanıştığı, huyunu, suyunu bilmediği kişiye birkaç çocuğunu terkedip kaçan kadın veya erkek birkaç gün önce eşine "seni seviyorum" demesi ne kadar samimi sizce?

BİR BAŞKA AÇIDAN SEVGİ-SEVGİLİ

Sevgi ve sevgili deyince yalnız evlendiğiniz veya evleneceğiniz kişi mi akla gelir? Başka sevgili yok mu hayatta? Sevgiliniz, sevdikleriniz, yaratana olan sevginiz ne kadar? Bu sevginizi nasıl ispat ediyorsunuz?

Herkes lafla Allahı, Peygamberi sevdiğini söyler de bu uğurdaki fedakârlığı ne? Allahı sevdiğini iddia edenler Onun mesajlarını (ayetlerini) ne kadar biliyor?

Allahın kullarına mektubunu anlamak için kaç kere okuduk?

Telefonunuzun mesaj kısmına, facenize, dostunuzdan, tanıdığınız hatta tanımadığınız dan bir mesaj gelip kırmızı dairedeki bir tek mesaj bile olsa gördüğünüzde ne kadar aç olsanız da yemeğe başlamaz, hatta kılmak üzere olduğunuz namazdan önce o mesajı okursunuz da,

 Allah'ın 1 değil 6236 açılmamış mesajı (ayeti) merak etmiyor, seslendirmek için okuyorsak kafamızı iki elimizin arasına alıp ben ne yapıyorum diyemiyor isek hiç ama hiç O Yüce Yaradana sevgiden bahsetmeye hakkımız yok.

Peygamberi sevdiğini iddia edenler Onu ne kadar tanıyor, Ona ne kadar tabi oluyor?

Elçimizi, rivayetlerden başı üzre bulut gezen, parmaklarından ırmaklar akan, idrarını Sahabiye içiren, kakası kokmayan, eşekle konuşan, sümüğü bereket olan.....uçan, kaçan değil de âyetlerden, Allah'ın tanıttığı şekliyle kaçımız tanımıştır?

Yaşadığınız müddetçe her dem sevgili olun,

GERÇEK SEVGİ'den ayrılmayın. 14 Şubat 2022

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }