Nurettin Eryılmaz
Halk arasında kılıç otu, mayasıl otu ve koyun kıran adlarıyla da bilinen sarı kantaron, Soğucak Yaylası’nın zengin florasında yerini aldı. Bölgedeki endemik bitki türlerinin korunması amacıyla Sapanca Soğucak Yaylası Koruma Kollama ve Kalkındırma Derneği (YAYDER) yetkilileri, vatandaşları bilinçli toplayıcılık konusunda uyardı.
Yanlış Hasat Bitkiyi Yok Ediyor: Çiçek Kısmından Kesin!
Dernek üyesi 80 yaşındaki Zeki Seçkin, sarı kantaronun en verimli şekilde nasıl toplanması gerektiğini anlattı. Çok taze bitkilerin toplanmaması gerektiğinin altını çizen Seçkin, şu tavsiyelerde bulundu:
"Bitki henüz çok tazeyken toplanırsa, kendine özgü o şifalı yağı elde edemezsiniz. Doğru yöntem; çiçek açan bölümün yaklaşık 15 santimetre aşağısından kesilerek ve hafifçe kurumaya dönmeye başladığı dönemde hasat edilmesidir."
YAYDER Başkanı Turan: "Kökünden Sökmek Geleceğinizi Sökmektir"
YAYDER Başkanı Ömer Turan ise en büyük yanlışın bitkiyi topraktan köküyle birlikte çıkarmak olduğunu vurguladı. Sarı kantaronun koruma altındaki endemik türler arasında yer aldığına dikkat çeken Turan, şu ifadeleri kullandı:
"Bazı vatandaşlarımız her derde deva bu bitkiyi köküyle söküyor. Bu çok yanlış bir uygulama, bitkinin neslini tehlikeye atıyor. Kantaron, çiçek açıp hafif kurumaya başladığı dönemde toplanmalıdır. Soğucak Yaylası sadece kantaron değil; kekik, yaban çileği ve daha birçok endemik türe ev sahipliği yapıyor. Buraya gelen tüm vatandaşlarımızın doğaya zarar vermeden, doğru tekniklerle toplama yapmasını rica ediyoruz."
Doğanın sunduğu bu eşsiz şifadan sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak için tüm toplayıcıların duyarlı olması ve bitkileri köklerine zarar vermeden budayarak toplaması büyük önem taşıyor.
FAYDA SAĞLADIĞI HASTALIKLAR
Avrupa'da uzun süre boyunca ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan sarı kantaron bitkisi, Amerika’da da yaygın olarak kullanılan bir bitkidir. Eski dönemlerden beri sarı çiçekleri toplanarak güneş ışığı alan bir yerde zeytinyağında bekletilen ottan elde edilen yağ, kırmızı rengine kavuştuktan sonra merhem ve yara iyileştirici olarak kullanılırdı. Özellikle yanık yaralarında ve yatalak hastaların yaraları için tedavi edici ilaç görevindeydi. Şimdilerde yapılan araştırmalarla çayının ve yağının daha fazla rahatsızlığa iyi geldiği kanıtlandı ve buna bağlı olarak da kullanımı çoğaldı. Sarı kantaron otunun şifa sağladığı hastalıklar şu şekilde;
- İshale karşı çok etkilidir.
- Soğuk algınlığına iyi gelir.
- İyi bir balgam söktürücüdür.
- Regl sancılarını hafifletir, kas gevşetici etkiye sahiptir.
- Menopoz sıkıntılarına karşı rahatlama sağlar.
- Hafif ve orta şiddette depresyonlarda alternatif bir antidepresan ilaç olarak önerilmektedir.
- Sinirsel kaynaklı kekemeliklerde iyi sonuçlar verir.
- Yapılan araştırmalar sonucu cilt hastalıklarına faydalı etkisi olduğu kanıtlanmıştır.
- Derinin melanin kaybı ile birlikte giden ve kısmi renk bozuklukları ile karakterize vitiligonun tedavisinde yardımcıdır.
- Birçok antienflamatuvar ilaçlardan farklı olarak mide üzerinde olumsuz etkilerinin bulunmadığı, hatta ülser tedavisinde de etkili olduğu rapor edilmiştir.
- Romatizmal ağrıların tedavisinde, çocukların gece işemelerinde, gut hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.
- Geçmişten bu yana sarılık hastalığına karşı ve yara iyileştirici olarak kullanılmıştır, bu etkileri deneysel olarak da kanıtlanmıştır.
- Ayrıca alkol, sigara, nikotin ve kafein gibi maddelerle oluşan bağımlılıkların tedavisinde yararlı olabileceğini gösteren deneysel kanıtlar bulunuyor.