Sakarya’da bu bayramda bir şeyler eksikti. Sokaklarda bayram neşesi, sofralarda huzur vardı belki ama şehrin "yöneten" katında bir burukluk, bir mesafe hissettik. Neydi o eksik olan? Siyasetin bir araya gelme iradesi.
Oysa biz bu şehirde neyi gördük, neyi özledik? Eskiden Sakarya’da siyasetin bir nezaketi, bir "bayram hukuku" vardı. Siyasi partilerin il başkanları, beraberindeki heyetlerle rakip partilerin binalarını ziyaret eder, çaylar içilir, şekerler ikram edilirdi. O kapıdan girildiğinde rozetler ceketlerin içinde kalır, "Sakarya sevdası" masanın üzerine konurdu.
Yıllardır olamayan eksiklik var Ne yazık ki bu bayramda; AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, CHP İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş, İYİ Parti İl Başkanı Hasan Sarıoğlu, Saadet Partisi İl Başkanı, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı, Demokrat Parti İl Başkanı, Zafer Partisi İl Başkanı ve Anahtar Partisi İl başkanı düzeyinde o eski, samimi bayramlaşma geleneği karşılıklı ziyaretlerle yaşatılamadı.
Bu sadece bir protokol eksikliği değil, Sakarya halkına verilen üzücü bir mesajdır. Şimdi bir gazeteci olarak, yapıcı bir eleştiriyle sormak gerekiyor: Aynı şehirde yaşayan, aynı sokakları arşınlayan bu isimler neden bir araya gelemedi? Farklı dünya görüşlerine sahip olmak, bir bayram kahvesini paylaşmaya engel mi? En önemlisi; bu "mesafeli" tablo, kutuplaşmadan yorulmuş Sakarya halkına ne anlatıyor?
Siyaset; sadece seçim zamanı kurulan sandıklardan, verilen vaatlerden ibaret değildir. Siyaset, toplumun vicdanına örnek olma sorumluluğudur. Vatandaş pazarda, kahvede, cami çıkışında farklı görüşteki komşusuyla kucaklaşabiliyorken; şehrin siyasi aktörlerinin bunu başaramaması ciddi bir çelişkidir.
Buradan tüm il başkanlarına açık bir çağrı yapıyorum: Beyler, bu şehir hepimizin. Bayramlar, kırgınlıkların rafa kalktığı, diyalog kapılarının açıldığı günlerdir. Eğer bu bayramda o kapıları çalmadıysanız, bunun Sakarya kamuoyunu tatmin edecek bir gerekçesi var mı? Varsa açıklayın. Yoksa, bu eksikliği bir "siyaset olumsuzluğu" olarak not düşmek zorundayız. Unutulmamalıdır ki; bir şehirde siyaset dili ne kadar sertse, toplum da o kadar gerilir. Ama siyaset ne kadar olgun ve kapsayıcıysa, Sakarya o kadar huzurlu olur.
Belki bu bayram treni kaçtı... Ama önümüzdeki ilk fırsatta, o eski bayramlardaki gibi siyasi parti binalarının kapılarının birbirine açıldığını görmek bu şehrin hakkıdır.
Nostalji Değil, Bir Siyaset Dersi: 4 Yıl Önceki O Kare
Aslında bu şehrin hafızasında çok uzak olmayan, ders niteliğinde bir tablo var. Bundan tam 4 yıl önce, yine bir bayram günüydü. 2022 yılının 19 Mayıs’ında, Sakarya siyasetinin farklı renkleri aynı masada buluşmuştu.
O dönemin siyasi parti il başkanlarından CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan, MHP Sakarya İl Başkanı Ahmet Ziya Akar ve İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı, tören sonrasında bir araya gelmişti. Ecevit Keleş’in ikram ettiği çay ve poğaça eşliğinde yapılan o içten sohbeti gören Sakaryalılar, “İşte bu, böyle olmalı” demekten kendini alamamıştı.
Vatandaş o gün; "Siyasi görüşler ayrı olsa da diyalog kapıları hep açık olmalı" diyerek bu birleştirici tabloyu ayakta alkışlamıştı. O gün bu "samimiyet sınavını" başarıyla veren başkanların bıraktığı miras, bugün neden sahipsiz kaldı? Halkın beklentisi net: 4 yıl önceki o çay ve poğaça sıcaklığındaki siyaseti özledik. Siyaset ayrıştırsa da, bayram birleştirir. Yeter ki o iradeyi tekrar gösterin.