Özel haber: Nurettin Eryılmaz
Türk denizcilik tarihinin en kritik operasyonlarından biri olan Kardak krizinde, komuta kontrol gemisi TCG Yavuz’un komutanı Ahmet Erol, operasyonun seyrini değiştiren "aldatma stratejisini" ve Yunan helikopterinin düşüş anına dair çarpıcı tanıklıklarını anlattı.
"Acil Koduyla Arandım, SAT Timlerini Aldık"
Operasyonun 29 Ocak akşamı gelen bir telefonla başladığını belirten Erol, "Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı’ndan gelen telefonla derhal Aksaz’dan hareket etmemiz söylendi. SAT ve SAS timlerini gemiye alarak Kardak’a intikal ettik. Bodrum açıklarında hücum botla yanımıza gelen amiralimizden Yunan askerlerinin kayalıklara çıktığını öğrendik," dedi.
Savaşın Eşiği: 10 Metre Mesafede "İt Dalaşı"
Denizdeki gerilimin boyutlarını anlatan Erol, gemilerin birbirine 10-20 metreye kadar yaklaştığını ifade etti:
"Denizde 'it dalaşı' yaşanıyordu. Yunan gemileri bizi 'trakladı' (atış kontrol radarıyla kilitleme). Bu, 'ateş etmeye hazırım' demektir. Angajman kuralları gereği biz de tüm silah sistemlerimizi onlara doğrulttuk. O kadar yakındık ki, bazı toplarımızı menzil yetersizliğinden kullanamayacak durumdaydık."
Operasyonun Kaderini Değiştiren "Aldatma" Taktiği
Türk SAT komandolarının boş olan ikinci adaya (Batı Kardak) Yunan ruhu bile duymadan nasıl çıktığını anlatan Erol, uyguladıkları dâhiyane taktiği şöyle özetledi:
"Yunanlıların gözü sürekli komuta gemisi olan Yavuz’un üzerindeydi. Skorsky helikopterleri gemimin üzerine gelip konmadan asılı kaldı. Bir buçuk dakika bekleyip ayrıldılar. Bunu üç kez tekrarladık. Yunanlılar, 'SAT timleri Yavuz’a iniyor, operasyon oradan başlayacak' diye bize odaklanmışken; timlerimiz bir sahil güvenlik botunun gölgesinde diğer adaya sızdı. Çıktıklarında haberleri bile olmadı."
"Yunan Helikopterine Pistimizi Açtık, 'Negatif' Dediler"
Operasyon sonrası bölgede düşen Yunan helikopteriyle ilgili de önemli bir ayrıntıyı paylaşan Ahmet Erol:
"Adaya çıktığımızı anlayınca keşfe gelen Yunan helikopteri arıza yaptı ve acil yardım çağrısı geçti. Kendi gemileri uzaktaydı, biz yakındık. Amiralimizle istişare ettik; kasti bir çarpma (kamikaze) riskini göze alarak insani bir hamle yaptık ve 'Green Deck' (Pistimiz inişe müsait) ışıklarını yaktık. Ancak 'negatif' yanıtı aldık. Yaklaşık 45 dakika sonra helikopter 2 kilometre ötemizde denize çakıldı," dedi.
"30 Yıl Önceki Kararlılık Sürmeli"
Bugün Adapazarı’nda yaban mersini yetiştiriciliği yapan Emekli Yarbay Erol, "Mavi Vatan" vurgusu yaparak sözlerini noktaladı: "Yunanistan hiçbir zaman kan dökerek bir şey elde etmedi, hep masa başında kazandı. Ege’de egemenlik haklarımızdan asla taviz verilmemeli. 30 yıl önceki o kararlılık bugün de aynı şekilde sürdürülmelidir."