Kalp krizi çoğunlukla ileri yaşlarla ilişkilendirilse de genç yetişkinlerde de görülebilen ciddi bir sağlık sorunudur. Sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve kontrol altında olmayan risk faktörleri, kalp damar hastalıklarının daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Özel Adatıp Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Emir Doğan, her yaşta bireyler için özellikle sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsünün dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle yoğun stres içinde bulunma, yüksek strese maruz kalma durumlarında kalp krizleri tetiklenebilir.
Uzm. Dr. Doğan, “Genç ve aktif olmak, kalp ve damar hastalıklarına karşı tamamen koruyucu değildir. Bazı kişilerde belirgin bir şikâyet olmadan da risk faktörleri bulunabilir. Bu nedenle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesi önem taşır.” dedi.
Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve tütün ürünlerinin kullanımının kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Uzm. Dr. Doğan, kişilerin kendi risk durumlarını yalnızca yaşlarına bakarak değerlendirmemesi gerektiğini vurguladı.
Kalp krizi sırasında göğüste baskı, sıkışma veya yanma hissi görülebilir. Ağrı kola, sırta, omuza, boyna ya da çeneye yayılabilir. Nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, ani halsizlik ve baş dönmesi de tabloya eşlik edebilir. Belirtiler her kişide aynı şekilde ortaya çıkmayabilir.
Uzm. Dr. Emir Doğan, bu tür şikâyetlerin yarım saatten uzun sürmesi, tekrarlaması veya giderek şiddetlenmesi durumunda zaman kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurulması gerektiğini belirtti. Kalp krizi şüphesinde kişinin kendi imkânlarıyla hastaneye gitmeye çalışması yerine 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istemesi önem taşır.
Kalp damar hastalıklarından korunmada sigaranın bırakılması, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sağlıklı kilo aralığının korunması ve mevcut kronik hastalıkların hekim kontrolünde takip edilmesi önemlidir. Kontrol ve tetkiklerin sıklığı ise kişinin yaşı, aile öyküsü ve bireysel risklerine göre planlanmalıdır.
Bu haber bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı veya tedavi vaadi içermemektedir. Sağlıkla ilgili değerlendirmeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uzman hekim görüşü alınması önerilir.