Bugüne dek başka yıldızların etrafında binlerce gezegen tespit edilmiş olsa da, bu gezegeni diğerlerinden ayıran şey yeni oluşmuş olması ve doğrudan gözlemlenebilmesi. 2M0437b adı verilen gezegen, gezegenlerin zamanla nasıl oluşup değiştiğini daha iyi anlamamızı sağlayarak güneş sistemi ve Dünya’nın kökenlerine ışık tutmaya yardımcı olan bir avuç cisimden biri. Bilim insanlarının yürüttüğü derinlemesine araştırma, on gün önce Monthly Notices of the Royal Astronomical Society bülteninde yayımlandı.

Araştırmaya ilişkin konuşan Dünya Bilimleri Bölümünde profesör olan baş yazar Eric Gaidos, "Şans eseri yapılan bu keşif, teleskoplarımızla doğrudan gözlemleyebildiğimiz seçkin gezegenlerin listesine bir yenisini ekliyor. Bu gezegenden gelen ışığı analiz ederek, bileşimi hakkında bir şeyler söyleyebiliriz. Belki de ana yıldızının etrafında, uzun süre önce kaybolan bir gaz ve toz bulutunda nerede ve ne zaman oluştuğunu öğrenebiliriz" dedi.

Araştırmacılar, gezegenin Jüpiter’den birkaç kat daha ağır olduğunu ve yıldızıyla beraber birkaç milyon önce; ana Hawaii adalarının okyanus yüzeyine ilk defa çıktığı zamanlarda oluştuğunu tahmin ediyorlar. Gezegen o kadar genç ki, oluşumu sırasında ortaya çıkan enerji sebebiyle hâlâ sıcak. Sıcaklık seviyesi ise Kilauea Yanardağı’ndan çıkan lava benziyor.