banner198

banner197

MS hakkında doğru bilinen 10 yanlış!

Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 pandemisi, son yıllarda gerek dünyada gerekse ülkemizde giderek yaygınlaşan MS hastalarını da olumsuz etkiliyor. 

YAŞAM 28.05.2021, 10:01
209
MS hakkında doğru bilinen 10 yanlış!

Acıbadem Maslak Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, halen dünyada yaklaşık 3 milyon, ülkemizde ise 50 bin MS hastası olduğunu belirterek “MS (Multipl Skleroz), genetik yatkınlık zemininde çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan, etkisini merkezi sinir sisteminde gösteren bağışıklık sisteminde düzensizliğin neden olduğu kronik bir hastalıktır. Yaklaşık bir buçuk yıldır tüm dünyayı derinden etkilemeye devam eden Covid-19 pandemisi, ilk klinik bulgularını yaşayan MS hastalarının tanısında gecikmelere neden oluyor. Ayrıca MS hastalarının pandemi süresince MS ilaçlarına ara vermeleri gerektiği gibi toplumda doğru sanılan birçok yanlış düşünce, tedavide aksamalara yol açabiliyor.” diyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında, MS hastalığı hakkında doğru bilinen 10 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

MS hastalarının Covid-19’a yakalanma riski çok yüksektir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: MS’in bağışıklık sisteminin yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğu ve bu nedenle MS hastalarının Covid-19’a yakalanma riskinin çok yüksek olduğu düşüncesi doğru değil. Aksine MS bağışıklık sisteminin fazla ve düzensiz çalışması sonucu ortaya çıkar. Normal işlevi vücudumuzu dışarıdan gelen zararlılara karşı korumak olan bağışıklık sistemi değişik nedenlerle merkezi sinir sistemi olarak tanımlanan beyin ve omurilikteki ‘akson’ dediğimiz sinir liflerine ve onları çevreleyen ‘miyelin’ adı verilen kılıfa zarar verir. Akson ve miyelindeki hasar sonucunda sinir iletimi yavaşlar, zaman zaman tümüyle durabilir. Böylelikle sinirlerin ilettiği uyarılar, bu uyarıların etkinliğe dönüşeceği dokularda algılanamaz ve nörolojik işlev bozukluklarına yol açar. Bu nedenle de MS’i tedavi etmek için öncelikle bağışıklık sistemini düzenleyici tedaviler veririz. Eğer bu tedavilerden istediğimiz yanıtı alamazsak bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavilere geçebiliriz. MS’li bireylerin Covid-19’a yakalanma riski maske, hijyen ve mesafe kurallarına dikkat ettikleri sürece toplumdan farklı değildir. Yalnızca atak nedeniyle yüksek doz kortizon aldıkları günlerde ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alanlarda bu kurallara çok daha dikkat edilmesi gerekir. 

MS’li bireylerin Covid-19 aşısı olmaları sakıncalıdır! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüm MS hastalarına Covid aşısını öneriyoruz. MS’de canlı virüs aşısının yapılması atakları tetikleyebilir. Ancak ülkemizdeki Covid aşıları canlı virüs aşısı değildir. Bu nedenle hangi aşıya erişirlerse mutlaka aşı olmaları gerekir. Covid aşılarının MS’li bireyler üzerinde henüz bildirilmiş olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak aşının etkili olabilmesi için uygulama zamanı önemlidir; bağışıklık sistemini baskılayan tedavileri alan bireylerde aşı uygun zamanda yapılmazsa etkili olmayabilir. Bu nedenle hastalarımızın uygun zamanlama ile aşı yapılması konusunda doktorlarına danışmalarında yarar vardır. 

MS hastaları pandemi süresince MS ilaçlarına ara vermelidir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: MS tedavisinin özellikle hastalığın erken dönemlerinde aralıksız sürdürülmesi ilerdeki yıllarda oluşabilecek özürlülüğü engellemesi açısından çok önemlidir. Pandemi süresince tedavilerinin aksatmadan sürdürülebilmesi için ilaç raporları uzatılmış ve hastalarımız ilaçlarını sorunsuz almışlardır. Yalnızca hastanede damar yolundan uygulanan, bağışıklık sistemini baskılayan bazı tedavilerin uygulama aralıkları açılarak hastaların pandemiden olumsuz etkilenmemesine çalışılmıştır. MS ilaçlarını düzenli kullanan hastalarımızın Covid-19’a yakalansalar da obezite, diyabet, hipertansiyon ve benzeri başka kronik hastalıkları olmadığı sürece hastalıklarına ya da ilaçlarına bağlı özel bir sorun yaşamadıklarını gözlemledik. 

MS’in tanısını erken dönemde koymak mümkün değildir! YANLIŞ

DOĞRUSU: MS, kişiden kişiye değişken belirti ve bulgularla başlayabilir. Bu belirtiler hastalığın başlangıç dönemlerinde genellikle kendiliğinden de düzelebildiği için hastaların hekime başvurması ve tanı alması gecikebilmektedir. Oysa erken tanı ve uygun tedavinin mümkün olan en erken zamanda başlanması merkezi sinir sistemine olan saldırıyı engelleyerek sinir hücrelerinin ve iletim uzantılarının korunmasına neden olur. Bu da klinik olarak bize özürlülüğün engellenmesi anlamı taşır. MS’in klasik belirtileri arasında görme azalması, görme kaybı, çift görme, dengesizlik, kol veya bacakta ya da her iki bacakta güçsüzlük, uyuşukluk ve gövdede hissedilen duyu değişikliği sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birini yaşayan bireylerin mümkün olan en kısa zamanda bir nöroloji uzmanına başvurmasıyla tanı süreci başlar. MS konusunda deneyimli bir nörolog, ayrıntılı öykü ve muayene ile klinik olarak MS’nin ön tanısını koyabilir. Tanıyı kesinleştirmede diğer önemli kural ise MS ile karışabilecek diğer hastalıkların dışlanmasıdır. Bu nedenle beyin ve omuriliğin Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme ile değerlendirilmesi çok önemlidir. Kimi olgularda kesin tanı için beyin omurilik sıvısının (BOS) incelenmesi, elektrofizyolojik testler ve kan testleri de gerekebilir. 

MS’in tedavisi yok! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “MS günümüzde tedavi edilebilir hastalık haline gelmiştir. Ancak karşımızda kronik bir hastalık olduğunu, bu nedenle tedavinin de uzun soluklu olacağını akılda tutmak gerekir. MS tedavisinde amaç hastalık aktivitesinin mümkün olan en erken dönemde kontrol altına alınması, atakların önlenmesi ve özürlülüğün engellenmesidir. Geçtiğimiz son 15 yılda bu konuda çok önemli yol alınmıştır. İlk atağı ile bize başvuran hastanın tanısını koyup atağını kortizon tedavisi ile geçirdikten sonra atak önleyici tedavi verme şansımız var. MS’in seyrini değiştiren tedaviler esas olarak ataklı seyirli MS hastalarında ve hastalığın erken evrelerinde en yüksek etkiye sahiptir. Bu nedenle hastaların tedaviye uyumları çok önemlidir. Her hasta için, hasta özelinde karar verilerek uzun dönem kullanılması gereken tedaviye başlıyoruz ve hastalarımızı yakın izleme alıyoruz. Tanı konduktan sonraki ilk 10 yıl çok önemli, genellikle hastalığın nasıl seyredeceği bu dönemde belli oluyor. Elbette çevresel faktörlere bağlı olarak ikinci, hatta üçüncü 10 yılda da hastalığın seyrinde değişiklik olasılığı var. Ancak yakın hekim izlemi ile hastalık aktivitesini değerlendirerek gereğinde ilaç değişikliklerine de gidebiliyoruz. 

MS’li kadınların hamile kalması sakıncalı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2,5 kat daha fazla görülen MS, özellikle 20-40 yaş arası genç erişkinlik döneminde yani doğurganlık çağında ortaya çıkar. MS gebe kalmaya, doğurmaya kesinlikle engel değildir. Hastalık aktivitesini kontrol altına alan uygun tedavilerle, uygun zamanlama yaparak hastalarımız elbette doğurabilir ve emzirebilir. Son yıllarda tedavi seçeneklerimizin artması hastalarımızı olduğu kadar biz hekimleri de çok rahatlattı. Gebelik öncesi uygun tedavi planlanarak, gebelik sırasında genellikle bağışıklığı düzenleyici tedavilere ara verip doğum sonrasında hastalık aktivitesine göre yine uygun tedavilerle emzirme süreci de geçtikten sonra aynı ya da başka tedavilerle devam etmek mümkün. Önemli olan hastalarımızın hastalık aktiviteleri yatıştıktan sonra gebelik planlamalarını hekimleriyle birlikte yapmaları!

MS hastaları güneşe çıkmamalı! YANLIŞ

DOĞRUSU: Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “En sık duyduğum yanlış inanış bu diyebilirim. Yapılan çalışmalar hastalığın oluşum sürecinde genetik özellikler yanısıra D vitamini eksikliğinin de önemini ortaya koymuştur. Çağımızda özelliklerde büyük şehirlerde yaşam koşulları kişilerin güneşi daha az görmesine, bu nedenle de sıkça karşılaştığımız D vitamini eksikliklerine yol açmaktadır. En sağlıklı D vitamini kaynağı da güneştir. Güneş MS hastalarını olumsuz etkilemez. Yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saatlerinde kol ve bacaklara güneş kremi sürmeden 20-30 dakikalık güneş ışığı almak D vitamini depolarını doldurma açısından önerdiğimiz bir durumdur. Ailesinde cilt kanseri olanlar elbette bu konuda daha dikkatli olmalılar. MS’li bireyler sıcak ortamlarda sinir iletimi yavaşladığı için kendilerini daha yorgun hissedebilirler, ancak bu gelip geçici bir durumdur ve hastalık seyri üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur” diyor.

MS hastaları egzersizden kaçınmalı, çok yorulmamalı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: MS’li bireyler kendini herkesten daha yorgun hissedebilirler. Ancak bu yorgunlukla başa çıkmanın tek yolu mümkün olduğunca egzersiz yapmak ve hareketli olmaktır. Hareketsizlik MS’li bireyleri herkeste olduğundan daha çok etkiler. Özellikle yürüme güçlüğü olan hastalarımıza hareketsiz kalmamalarını, düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmalarını öneriyoruz. Hareketsiz kalan hastalarımızda önceden var olan özürlülük bulgularında artış kaçınılmazdır. Bu nedenle MS’li bireylerin özürlülüğü engellemek için hekimlerinin önerdiği ilaçları kullanmaları yanısıra düzenli egzersiz yapmaları, sağlıklı beslenmeleri, kilo almamaları ve sigara içmemeleri oldukça önemlidir. 

MS’li her hasta bir gün tekerlekli sandalyaye bağımlı hale gelir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: MS, hastaların yüzde 85’inde ataklar ve düzelmelerle seyreder. Yüzde 15 olguda ise hastalığın atak olmaksızın giderek artan yürüme ve denge bozukluğu ile kendini gösteren birincil ilerleyici formunu görürüz. Son yıllarda MS tanı ve tedavisinde gerçekten çok hızlı gelişmeler yaşandı. Yakınması ilk ortaya çıktığında doktora başvuran hastalara hastalığın en başında tanı koyabiliyoruz. Ataklı seyirli MS hastalarında miyelin yıkımı ve akson hasarına neden olan inflamasyonu erken dönemde kontrol altına alabiliyoruz. Böylelikle eskiye oranla özürlülük oranlarında ciddi azalma oldu. Artık polikliniklerimizde tekerlekli sandalyeye bağımlı hastamız gerçekten çok az. Tedavi süreci iyi yönetilen hastalarda özürlülüğün engellenebildiğini görüyoruz. Tüm MS’li bireylerin az bir bölümünü oluşturan başlangıçtan itibaren ilerleyici tip MS’de tedavi seçeneklerimiz ne yazık ki hala kısıtlı. Klinik ya da radyolojik aktivitenin sürdüğü ilerleyici faza geçmiş hastalarda yeni tedavi seçenekleri için bir şans varken başlangıçtan itibaren ilerleyici seyri olan, klinik ya da radyolojik aktivitenin olmadığı hastalarda henüz olmak istediğimiz noktada değiliz. Ancak bu alanda da çok sayıda çalışma devam ediyor. 

MS tedavisi ömür boyu sürer, tedaviyi kesmek mümkün değildir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: MS, hastaların yüzde 85’inde 20-40 yaş arası genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Bu yaşlar bağışıklık yanıtlarının en yüksek olduğu yaşlardır. Kişiler yaşlandıkça hastalığın aktivitesi yavaşlar, hatta kaybolabilir. Genellikle 50-55 yaşından sonra uzun süredir hastalık aktivitesi belirtisi göstermeyen bir başka deyişle stabilleşen hastalarda tedaviyi kesip izliyoruz. Bazen hastalık tekrar aktifleşebiliyor, o zaman tekrar ilaca başlamak gerekebiliyor. Bir grup hastada da hastalık aktivitesi tamamen kaybolup ikincil ilerleyici süreç başlayabiliyor. Bu hastalarda da ilaç değişimine gitmemiz gerekiyor. Tedavi penceresi kapanan hastalarda da artık ilacın bir fayda sağlamadığını gözlemlediğimizde bağışıklık sistemi üzerine etkili ilaçları sonlandırıyoruz.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
SEDAŞ'tan memnun musunuz!
SEDAŞ'tan memnun musunuz!
28°
açık
Namaz Vakti 12 Haziran 2021
İmsak 03:21
Güneş 05:19
Öğle 13:03
İkindi 17:02
Akşam 20:37
Yatsı 22:26
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30