SAKARYA

Yılmaz Güney’in Muş’taki askerlik günleri: Adapazarlı Habip Türkoğlu yarım asırlık hatırayı anlattı

Adapazarlı Habip Türkoğlu, 1969 yılında Muş’ta birlikte askerlik yaptığı Yılmaz Güney ile unutulmaz anılarını anlattı. Türkoğlu, Yeşilçam’ın efsane ismi Yılmaz Güney ile çektirdiği tarihi fotoğrafı ve altında her ikisinin adı, soyadı ile ıslak imzası bulunan o özel kağıdı 57 yıldır gözü gibi saklıyor.

Abone Ol

Adapazarlı Habip Türkoğlu, 1969 yılında Muş’ta birlikte askerlik yaptığı Yılmaz Güney ile unutulmaz anılarını anlattı. Türkoğlu, Yeşilçam’ın efsane ismi Yılmaz Güney ile çektirdiği tarihi fotoğrafı ve altında her ikisinin adı, soyadı ile ıslak imzası bulunan o özel kağıdı 57 yıldır gözü gibi saklıyor.

Adapazarı ilçesi Alandüzü Mahallesi sakinlerinden Habip (Gatip) Türkoğlu, Türk sinemasının "Çirkin Kral" lakaplı unutulmaz ismi Yılmaz Güney ile askerlik yıllarına dayanan hatıralarını ve bir film setine uzanan hikâyesini paylaştı.

1968 yılında vatani görevine Sivas Temeltepe'de acemi eğitimiyle başlayan, ardından Tokat ve Muş'a giden Türkoğlu, tabur yazıcısı olarak görev yaptığı dönemde Yılmaz Güney ile yollarının kesiştiğini belirtti.

57 Yıllık Islak İmzalı Belgeyi Saklıyor

Habip Türkoğlu, 1969 yılında karlar üzerinde çektirdikleri tarihi fotoğrafın arkasındaki veya yanındaki en değerli hatırayı da ilk kez paylaştı. Fotoğrafın çekildiği gün iki asker arkadaşın el yazısıyla adlarını ve soyadlarını yazıp imzaladıkları kağıdı yarım asrı aşkın süredir muhafaza ettiğini belirten Türkoğlu, Yılmaz Güney ile olan dostluk belgesini 57 yıldır özenle saklıyor.

"1937 Doğumluydu, Devre Kaybı Olarak Bölüğümüze Düştü"

Yılmaz Güney’in Adana Ulu Cami askerlik şubesine kayıtlı olduğunu ve askerliğe geç geldiğini belirten Habip Türkoğlu, o günleri şu sözlerle anlattı:

"Ben Sivas'taki 40 günlük acemilikten sonra Tokat'a gittim. Orada iki ay tabur komutanı postalığı yaptıktan sonra daktilo yeteneğim sayesinde tabur yazıcısı oldu. Muş'a gittiğimizde Yılmaz Güney de sürgün olarak bizim bölüğe geldi. Benden iki ay kıdemsizdi, 1937 doğumlu olduğu için askerliğe geç kalmış, devre kaybı olarak katılmıştı. Askerde hiç kimseye bir kötülüğünü görmedik; aksine durumu olmayan gariban çocuklara sürekli harçlık verirdi."

Aç Kurtlar Filminin Perde Arkası: Kardan Kulübe

1969 yılının çetin kış şartlarında Muş'ta çekilen ve Türk sinema tarihinin klasiklerinden biri kabul edilen Aç Kurtlar filminin set hazırlıklarına yardım ettiğini aktaran Türkoğlu, unutulmaz anısını şöyle dile getirdi:

"Muş'ta yoğun kar vardı. Tabur komutanından izin alınarak alayın hemen alt tarafında film çekimleri yapılıyordu. Hayati Hamzaoğlu ve film ekibi de gelmişti. Yılmaz Güney'in oynayacağı sahne için kardan bir kulübe yaptım. Beni de kameranın arkasına sindirdiler. O dönem günlük yevmiye 2,5 liraydı. Yılmaz Güney, yaptığım kulübe için bana 4 yevmiye karşılığı 10 lira uzattı. Ben 'Almam' dediysem de zorla cebime koydu, 'Bu senin hakkın, al ye' dedi."

Askerlik görevini tamamladıktan sonra memleketi Adapazarı Alandüzü’ne dönen Habip Türkoğlu, Yılmaz Güney ile çektirdiği o tarihi fotoğrafı ve altındaki ıslak imzalı kağıdı ilk günkü heyecanla saklamaya devam ediyor.

{ "vars": { "account": "UA-158639220-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }