Bugün 3. gün, Cihat Zafer’i yazmaya devam ediyoruz. Mevzu ne! Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, ‘Davam ve partime zarar gelmesin, şimdilik partimden istifa ediyorum” dedi. Cihat Zafer adama demediğini bırakmadı. Hatta ben ‘Dur, Işıksu için bir mahkemenin sonucunu görelim’ dedim ama Cihat efendi bana da, “Çöp kafalı” ile başlayan seri hakaretler etti. Cihat efendi, yıllardır hep kendini kral gördün. Belli ki kendini halen kral görüyorsun…
*
Ama İran’a savaş açan Amerika’ya bir bak. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’a bir bak. Amerika’nın geldiği duruma bir bak. Amerika’da milyonlar sokakta ve “Kral Yok”, “Kral İstemiyoruz” protestosu yapılıyor. Kral yok isyanı çığ gibi büyüyor. Yani Cihat efendi sen kendini yıllardır kral zannediyorsun ama Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump bile milyonların gözünde ‘Kral’ olamazken acaba sen bizim gözümüzde ne olabilirsin! İnsan önce kendini bir sorgular, sonra bize hakaret eder…
*
Neyse devam edelim. Adapazarı eski Belediye Başkanı Ünal Ozan zamanından ART’de çalışan Cihat Zafer’in yaptıklarını dün yazdık. Sonrasında Yeni Ada Gazetesi’nde yaptıklarını da yazdık. Şimdi sıra Cihat Zafer’in Sakarya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Zeki Toçoğlu’na yaptıklarına gelelim. Belgelerle, tarihlerle, şahitlerle o günlere hele bir dönelim…
*
Tarih 2017 ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun kapısı çalındı. Kim çaldı Zeki başkanın kapısını! Dönemin Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Zeki Aydıntepe, bugün Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı, o günlerde Sakarya Gazeteciler Birliği Başkan Vekili Müjdat Çetin ve Sakarya Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu üyeleri Zeki başkanın kapısını çaldı. Peki niye çaldılar, ne istiyorlar!
*
Anlatalım, anlatalım ki bugün halen Cihat efendiye destek verenlerin hafızaları yenilensin. Anlatalım, anlatalım ki o günlerde Başkan Zeki Toçoğlu’nun etrafında ‘senin için ölürüz’ diyerek dört dönen birileri, bugün elde ettikleri makam kapılarını sonuna kadar Cihat Zafer’e açmaktan yine aynı birileri utanır. Ayıp ayıp, size ağabeylik yapan, size babalık yapan, size dostluk yapan Başkan Zeki Toçoğlu’nu arkadan hançerleyenlere bugün kim sahip çıkıyorsa en basit tabirle ayıp ediyor. Öyle lafın yeri geldi mi de “Dava adamıyız” demeyin. Dava adamlığı böyle olmaz…
*
Evet, yıl 2017 ve Başkan Toçoğlu’nun makamına gelen Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Zeki Aydıntepe ve saz heyeti, “Zeki başkanım Sakarya’yı bisiklet şehri yaptınız. Siz aslansınız, kaplansınız. Bisiklet Vadisi ve bisiklet yarışlarının alt yapısı için ilgili sponsor firmalar ve size “Ücretsiz dağıtmanız” için bisiklet gönderiyor. Şehirde belli kesimlere bu bisikletleri ücretsiz dağıtıyorsunuz. Gazeteciler bu şehrin yükünü çeken bireyler ve sizden gazetecilere de birer bisiklet dağıtmanızı talep ediyoruz” teklifinde bulundu…
*
Başkan Toçoğlu, “Zaten bize sponsor bunları ücretsiz dağıtalım diye gönderiyor. Kamuoyu adına görev yapan gazetecilerimize niye dağıtmayalım” diyerek, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında protokol imzalandı. Bu kapsamda 8 Eylül 2017 günü Adapazarı Atatürk Bulvarı’nda törenle basın mensuplarına bisiklet dağıtılmasına karar verildi. Tören günü geldi, çattı. Şimdi burada bir duralım. Burada isimlerini yazdığım herkes sağ, Zeki Toçoğlu sağ, Zeki Aydıntepe sağ, Müjdat Çetin sağ, dönemin Sakarya Büyükşehir Belediyesi Basın Müdürü Yekta Şirin sağ, bisikletleri alan gazeteciler sağ…
*
Var mı, içinizde bir baba yiğit. ‘Cumalı ne anlatıyorsun! Bu yazdıkların yalan” diyecek bir baba yiğit arıyorum. Var mı böyle bir baba yiğit! Bence yok. Çünkü elimde belge, görüntü, fotoğraflar var. Devam edelim. Tarih 8 Eylül 2017, yer Adapazarı Atatürk Bulvarı ve tören yapılıyor. Teklifi sunan Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı olmasının yanı sıra özellikle de Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Zeki Aydıntepe dakikalarca kürsüden Zeki Toçoğlu’na teşekkür etti. Etti ama öyle böyle değil. Aman Allah’ım ne iltifatlar, ne teşekkürler Zeki Toçoğlu’na sıraladı.
*
Bilen bilir, Zeki Aydıntepe’nın aynı zamanda edebiyatçı, şair, yazar, Türk Sanat Musikisi, hattat, el oymacısı, kısacası sanatsal bir yanı vardır. Kürsüde Toçoğlu’nu övdükçe o dönem yardımcısı günümüzün Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Müjdat Çetin kürsüdeki Aydıntepe’yi nasıl alkışlıyor ama nasıl alkışlıyor! Normalde Zeki Aydıntepe’ye böyle alkış yapmaz ama bir yandan bisikletler geliyor, bir yandan da birlik iş yapıyor gözüküyor. Malum ben de Zeki başkanı severim. Başkan Aydıntepe kürsüden Zeki Toçoğlu’na methiyeler düzdükçe ben de içimden Toçoğlu’nun yüzüne bakıp, “Ne mübarek insan, ne nur yüzlü bir mümin, Allah dostu” diyordum.
*
Bu anlattıklarım 8 Eylül 2017 günü oldu. Tarih 29 Eylül 2017, yani gazetecilere verilen bisikletten tam 21 gün sonra Yeni Sakarya Gazetesi’nde bir köşe yazısı çıktı. Dikkat edin. Az önce özellikle Yeni Sakarya Gazetesi’ne dikkat çektim. Neden! Çünkü gazetecilere bisiklet verilmesini teklif eden Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Zeki Aydıntepe aynı zamanda Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü olan Zeki Aydıntepe’dir. Ve Aydıntepe’nin Genel Müdürü olduğu gazetede köşe yazarlığı yapan Cihat Zafer “Büyükşehir ve Büyük Kibir” başlığıyla köşe yazdı. Peki yazının içeriği ne!
*
Çok zaman geçti alayınız unutmuştur. Siz bilmezsiniz ama benim arşivim unutmaz. Cihat Zafer, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nun büyük kibirle bisiklet dağıttığını, bisikletleri basını susturması, basını susturup kendisinin Mercedes marka makam arabasına binmesi için yaptığını kaleme aldı. Toçoğlu’nun şehri yönetememesi, hatta ve hatta “Tayyip Erdoğan olmasa değil belediye başkanı, okul aile birliği başkanı seçilemezler”e kadar uzanan bir köşe yazısı yazdı…
*
Bugünlük burada duralım ama şunu da kısaca yazalım. Başkan Zeki Toçoğlu’na yalvarıp bisikletleri basın mensuplarına verdireceksiniz. Sonra da kendi gazetenizde adama ateş ettireceksiniz. Öyle mi! Biz de buna seyirci kalacağız. Çark Caddesi’nde etek giyer gezerim. Böyle olaylara susacaksam mini etek giyer gezerim daha iyi. Son olarak 2017 yılında neler yazdığıma bakacağız. Toçoğlu’na nasıl kumpas kurulduğunu yine yazacağız ama bir kez daha şunun altını çizeyim…
*
AK Partili belediye başkanlarına istediğini yaptıramayan Cihat Zafer, bu dava adamlarını yıllarca yazılarıyla yerden yere vurdu. Halen de vuruyor. Ama ne yazık ki bu gün makam sahibi olan ve ‘dava adamıyım’ diye gezenler Cihat Zafer ile iş tutuyor. Şimdi soruyorum. O günlerde, başkanken herkese ağabeylik yapan Zeki Toçoğlu’na yapılanları unutacak mıyız! Toçoğlu’na kurulan kumpasları unutacak mıyız! Vefa bir boza markası mı! Kim unutursa unutsun. Ben unutmam. Ben adam satmam, nokta…
*
Devam edecek…