Nurettin Eryılmaz
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Ferizli ilçesinde yaklaşık 179 hektar, Kaynarca ilçesinde ise yaklaşık 407 hektar olmak üzere toplam 586 hektarlık (yaklaşık 6 bin dönüm) alanın "Endüstri Bölgesi" ilan edilmesi Sakarya’nın gündemine oturdu.
Sakarya'daki birçok siyasi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi iki ilçede yaklaşık 586 hektarlık alanda kurulması planlanan Endüstri Bölgesi’ne tepki gösterirken, SESOB Başkanı Muzaffer Kabacan da HALK54 mikrofonlarına açıklamalarda bulundu.
Gelecekte en büyük küresel krizlerin su ve gıda üzerinde yaşanacağını vurgulayan Başkan Kabacan, "Marmara’nın en büyük tarım alanlarına sahibiz. Ovaları sanayiye açmak yerine tarım arazilerimize sahip çıkmalıyız" dedi.
SESOB Başkanı Kabacan, yaptığı açıklamada, sanayi yatırımlarının planlanırken tarım politikalarının gözden geçirilmesi ve verimli ovaların titizlikle korunması gerektiğine işaret etti.
"Savaşı Su ve Yiyecek Üzerine Olacak Yıllara Gidiyoruz"
Tarım topraklarının stratejik önemine vurgu yapan Başkan Kabacan, şu ifadeleri kullandı: "Tarım bölgelerini çok dikkate alıp buralara dokunmamak gerekir. Çünkü tarım bize ileride çok lazım olacak. Nasıl su hayati bir ihtiyaçsa, tarım da öyle. Önümüzdeki yıllarda dünyanın en büyük mücadelesi su ve gıda üzerinden yaşanacak. Bu nedenle topraklarımızı kaybetmemeliyiz. Tarım politikalarımızın bu gerçekler ışığında tekrar güncellenip düzenlenmesi şart."
"Sakarya, İstanbul’un Arka Bahçesi ve Marmara’nın Ambarıdır"
Sakarya’nın coğrafi ve iklimsel avantajlarına değinen SESOB Başkanı Kabacan, sanayi tesislerinin ovalar yerine kırsal ve tarıma elverişsiz alanlara yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bölgemiz İstanbul’un arka bahçesi konumunda. Marmara Bölgesi’nin en büyük tarım alanları Sakarya’da bulunuyor. Yılda iki, hatta üç ürün aldığımız son derece bereketli topraklarımız var. Ovalara fabrika kurulması, bu tür sektörlerin verimli arazilere kaydırılması doğru değil. Binalar ve fabrikalar kırsal alanlarda yükselmeli, ovalarımız üretimde kalmalıdır." dedi.
Tarım Organize Sanayi Bölgesi Çağrısı
Sanayi ile tarımın doğru bir entegrasyonla buluşturulması gerektiğine dikkat çeken Başkan Kabacan, Sakarya’da bir "Tarım Sanayi Bölgesi" kurulmasını talep ettiklerini söyledi.
Kabacan, "Biz sanayiye karşı değiliz; aksine Sakarya'da bir Tarım Organize Sanayi Bölgesi kurulmasını talep ediyoruz. Burada tohum üretme ve ıslah üniteleri, laboratuvarlar, paketleme tesisleri yer almalı; topraklı ve topraksız tarım ile modern seracılık teşvik edilmeli. Kentimizde artık karasal iklim kalmadı, Akdeniz iklimi hüküm sürüyor. Sıcak bir iklim yaşıyoruz ve bu avantajı doğru değerlendirmeliyiz." dedi.
"Geleneksel Yöntemleri Bırakıp Teknoloji ve Yapay Zekayı Kullanmalıyız"
Tarımda verim düşüklüğünün ve kulaktan dolma yöntemlerin sona ermesi gerektiğinin altını çizen Başkan Kabacan, çağdaş teknolojilerin tarıma entegre edilmesini isteyerek, "Eskiden kendi köylerimizde ürün alınırdı, şimdi ise 'ürün olmuyor' deniyor. Neden? Çünkü toprakta verim kalmadı. Yanlış tarım politikalarından ve geleneksel metotlardan bir an önce vazgeçmeliyiz. Bugün yapay zeka çağı yaşanıyor; okuma yazması olmayan insan bile teknolojiyle içerik üretebiliyor. Biz de bu teknolojiyi kendi mesleğimize ve tarıma uyarlamalı, çağa ayak uydurmalıyız. Türkiye'nin birçok bölgesinde tarım artık profesyonel bir sektör ve meslek haline gelmeli. Tarım alanlarının korunması hem Sakarya’mız hem de Türkiye’mizin geleceği için hayati önem taşımaktadır." dedi.