Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Uysal Altundağ, sendikanın işveren sendikası MESS ile yürüttüğü Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Altundağ konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Gündemimizin en önemli konusu olan ve Eylül ayından bu yana sürdürdüğümüz MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinde yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi MESS Yönetimi, 13 Ocak Salı günü bizi yeniden masaya çağırarak daha önce verdiği yüzde 15’lik teklifi revize etti ve ilk altı ay için teklifini yüzde 18’e yükseltti. Diğer altı aylar için ise enflasyon oranında artış önerdi. Ancak kazanılmış haklarımıza yönelik tekliflerini masada tutmaya devam etti. Biz de bu teklifi kabul etmeyerek bir kez daha masadan kalktık.
Bir yandan bu süreç devam ederken, diğer yandan yasal olarak sürdürmek zorunda olduğumuz resmi arabulucu sürecinin de sonuna geldik. Tahmin ediyorum ki bu hafta başında arabulucu raporu taraflara ulaşacak.
Taslağımızı açıkladığımız günden bu yana sendikamızın 6 şubesinin genel kurulunu gerçekleştirdik. Bu süreçte yaşanan her aşamayı üyelerimizle ayrıntılı şekilde paylaştık. MESS ile yapılan tüm toplantıların sonuçları sosyal medya aracılığıyla anında duyuruldu.
Bu süreçte etkili eylemler gerçekleştirdik. MESS’in uzlaşmaz tutumuna karşı tepkimizi; sokaklarda, yemekhanelerde, tezgâh başlarında, vardiya giriş çıkışlarında gösterdik. Her yerde eylem yaptık, sesimizi yükselttik, direncimizi ortaya koyduk.
‘Türk Metal nerede, biz oradayız’ diyen, emeği için, ekmeği için direnen tüm kardeşlerimi, Türk Metal’in aslanlarını alınlarından öpüyorum.
Biz işyerlerimize de sahip çıkıyoruz. Tezgâhlarımız çalışsın, bacalarımız tütsün istiyoruz. Ancak hayat pahalılığı karşısında ücretlerimizdeki kayıpların telafi edilmesini ve bunun üzerine refah payı verilmesini istiyoruz. Adil bir gelir dağılımı talep ediyoruz.
Bu sözleşme yalnızca zam oranından ibaret değildir. MESS’in kazanılmış haklarımıza yönelik talepleri halen masadadır. Üç yıllık sözleşme, kıstelyevm uygulaması, esnek çalışma, deneme süresi ve tamamlayıcı sağlık sigortasıyla ilgili tekliflerin masadan kalkması gerekmektedir. Bunlar masada durdukça bu sözleşme bitmez.
Eylül ayından bu yana 196 işyerinden 138 bin işçi makul bir teklif bekliyor. Bize reva görülen yüzde 18 zam ve hak kayıplarıdır. Bu, açlık ve yoksulluktur. Bunu asla kabul etmiyoruz.
Gün, safları sıklaştırma günüdür. Gün, dayanışma günüdür. Omuz omuza vererek mücadeleyi büyütme günüdür. Bu mücadelenin sonunda zafer Türk Metal’in olacaktır.
Eylemlerimizi sürdüreceğiz. İnsan onuruna yaraşır bir ücret verilene kadar susmayacağız. Pazartesi günü Başkanlar Kurulumuzu toplayacağız. Arabulucu raporu elimize ulaşır ulaşmaz grev kararımızı alacağız. Bugüne kadar ‘Eylemse eylem’ dedik, bundan sonra ‘Grevse grev’ diyeceğiz.
Diyalog kapılarını kapatmıyoruz. Masada anlaşmak istiyoruz. Ancak insan onuruna yaraşır bir yaşamdan da vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. ‘İyi ki Türk Metalliyim’ diyorsanız, bu sizin eserinizdir. Sizlerle gurur duyuyorum.”