Cildin, vücudu dış çevresel etkenlere karşı koruyan en büyük organ olduğunu belirten Uzm. Dr. Aslı Şenol, ciltte görülen her değişikliğin ciddi bir hastalık anlamına gelmeyebileceğini; ancak yeni oluşan, şekil, renk veya boyut değiştiren benler ile iyileşmeyen yaraların mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörlerinden birinin ultraviyole (UV) ışınları olduğuna değinen Uzm. Dr. Şenol, özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde korunmasız şekilde uzun süre güneşte kalmanın riski artırabileceğini belirtti. Bunun yanında açık havada uzun süre çalışmak, çocukluk döneminde yaşanan şiddetli güneş yanıkları, açık ten yapısı, aile öyküsü ve bağışıklık sistemini baskılayan bazı tedavilerin de risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.
Cilt kanserlerinin genel olarak melanom dışı deri kanserleri ve melanom olarak iki ana grupta değerlendirildiğini aktaran Uzm. Dr. Şenol, melanomun daha nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilme potansiyeli nedeniyle erken tanının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Vatandaşlara düzenli cilt gözlemi yapmaları yönünde önerilerde bulunan Uzm. Dr. Aslı Şenol, iyi aydınlatılmış bir ortamda kişinin kendi cildini belirli aralıklarla kontrol etmesinin faydalı olabileceğini belirterek; benlerde asimetri, düzensiz sınır, renk değişikliği, büyüme, kaşıntı, hassasiyet, kanama veya iyileşmeyen yara gibi durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Cilt kanserinden korunmada alınabilecek önlemlere de değinen Uzm. Dr. Şenol, geniş spektrumlu güneş koruyucu ürünlerin uygun şekilde kullanılması, koruyucu giysiler tercih edilmesi, şapka ve güneş gözlüğü kullanılması, zararlı kimyasallardan uzak durulması ve düzenli dermatolojik kontrollerin önem taşıdığını ifade etti.
Uzm. Dr. Aslı Şenol, “Cildinizi tanımak, olası değişiklikleri erken fark etmenin ilk adımıdır. Erken değerlendirme, birçok hastalıkta olduğu gibi cilt kanserlerinde de önemli avantaj sağlayabilir.” ifadelerini kullandı.
Bu haber bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı veya tedavi vaadi içermemektedir. Sağlıkla ilgili değerlendirmeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uzman hekim görüşü alınması önerilir.




