Nurettin Eryılmaz
Sakarya’nın Adapazarı ilçesi Adnan Menderes Caddesi’nde 17 Aralık 2022 tarihinde iki alkollü eğlence mekanı çalışanları arasında kavga çıktı. Silahlı çatışmaya dönen olayda, çalışanlardan 21 yaşındaki Ahmet Toykar yaşamını yitirirken, aralarında mekan sahibi Niyazi C.'nin de bulunduğu 6 kişi yaralandı.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada hastanede tedavisi tamamlanan mekan sahibi Niyazi C. de taburcu edildikten sonra 31 Ocak 2023'te tutuklandı. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar geçtiğimiz yıl açıklandı; Ahmet Toykar'ın ölümüne neden olan silahı kullandığı belirlenen mekan sahibi Niyazi C. ile birlikte U.K. ve İ.K. müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Müebbet hapis cezasına çarptırılan mekan sahibi Niyazi C.'nin geride bıraktığımız bayramın Arefe gününde tahliye edildiği öğrenildi.
İKİ YIL SONRA AYNI CADDEDE BİR BAŞKA EVLAT ACISI
Adnan Menderes Caddesi’nde yaşanan ikinci olay ise 24 Ekim 2024 Perşembe akşamı meydana geldi. Bir eğlence mekanı önünde çıkan tartışma sırasında bir gruptan kaçan 21 yaşındaki Hilmi Tunahan Çiçek, bacağına çelme takılması sonucu yola düştü. Bu sırada hızla gelen aracın altında kalan Çiçek ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, 4 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında 5 kişi hakkında dava açıldı. Sanıklar, “olası kastla öldürme” ve “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlarından yargılanmaya başladı. Karar duruşmasında tahliye edilen sanık Aslan Ö. hakkında ise mağdur ailenin yaptığı itirazın ardından yakalama kararı çıkarıldı.
ACILI AİLELER 'ADALET' İÇİN BİR ARAYA GELDİ
Ahmet Toykar'ın babası Pınar Toykar, babası Turan Toykar ve kız kardeşleri ile Hilmi Tunahan Çiçek'in kız kardeşi Ebrar Çiçek, sanıkların tahliye edilmesi sonraıs Sakarya Adliyesi önünde bir araya gelerek 'adalet istiyoruz' açıklamasında bulundu.
“ÇOCUĞUM İÇİN ADALET İSTİYORUM”
Ahmet Toykar’ın annesi Pınar Toykar, gözyaşları içerisinde oğlunun ölümünden sorumlu olduğunu düşündüğü kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, ""Bugün buraya çocuğum için geldim, evladını kaybetmiş bir anne olarak geldim. Benim oğlum silahlı çatışmada hayatını kaybetti. 4 yıldır mahkememiz sürüyor. 4 yıldır adliyeye gidip geliyorum hep bu acıyla. Adalet istiyorum, çocuğumun sesi olmak istiyorum. Benim çocuğum toprağın altında. Mahkememizde son karar verildi. Şuan çocuğumun sorumlusu, çocuğumun ölümüne sebep olan kişi Arefe günü tahliye edildi. Çocuğum için adalet istiyorum. Niyazi C. bütün olayın sorumlusu. Bu kişi oranın sahibi, şuan elini sallayarak geziyor. Mahkeme bu şahsa müebbet vermişti, Arefe günü mahkeme olmadan tahliye edilmiş. Ben buradan savcılarımıza, hakimlerimize yalvarıyorum, benim içim yandı, hiçbir annenin içi yanmasın. Ben buraya her gelişimde bu acıyı tekrar yaşıyorum. Kardeşlerinin de psikolojisi bozuldu. Bunu anlatmak çok zor bir şey. Bir anne olarak evlat acısı çok kötü bir şey. Bu olayın kapatılmasını istemiyoruz. Sesimi ölene kadar mücadele edeceğim sesimi duyuracağım. Gerekirse Ankara'ya gideceğim, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a sesimi duyuracağım. Adalet yerini bulsun istiyorum" dedi.
Ahmet Toykar’ın babası Turan Toykar ve kız kardeşleri de adalet beklediklerini yineleyerek kararlara tepki gösterdi.
“BAŞKA AİLELERİN CANI YANMASIN DİYE BURADAYIZ”
Hilmi Tunahan Çiçek’in kardeşi Ebrar Çiçek de adliye önünde yaptığı açıklamada, abisinin ölümünün üzerinden 2 yıl geçtiğini söyledi.
Çiçek, “Abimin vefatından 2 yıl geçti. Bu olaydan 2 yıl önce de Ahmet Toykar vefat etti. Aynı caddede, aynı mekanda. Güvenlik abime pervasızca çelme çakan Aslan Ö. hakkında tutuklanma kararı varken şu an dışarıda ve mekana girip çıkıyor” dedi.
Adalet talebiyle adliye önüne geldiklerini belirten Çiçek, “Biz adalet için buraya geldik. Biz her buraya geldiğimizde o acıyı tekrar yaşıyoruz. Başka ailelerin canı yanmasın diye buraya geldik. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ama sesimiz duyulmuyor” diye konuştu.
"3-5 YIL BİZİM İÇİMİZİ RAHATLATMIYOR"
Verilen cezaların kendileri açısından yeterli olmadığını dile getiren Çiçek, “3-5 yıl bizim içimizi rahatlatmıyor. Biz tabii ki müebbet isteriz ama müebbet vermiyorlar. Gördüğünüz gibi tahliye ediliyorlar daha mahkeme olmadan. Biz ne diyebiliriz ki?” ifadelerini kullandı.
Çiçek, son olarak savcı ve avukatlara seslenerek, “Siz de aynı şeyleri yaşayabilirsiniz. Ona göre ceza verin. Ne desek boş” dedi.
Acılı aileler, adliye önündeki açıklamalarının ardından adalet taleplerini yineleyerek, yaşanan olayların unutulmaması ve sorumluların hak ettikleri cezaları alması çağrısında bulundu.





