Sakarya'da yaklaşık 5 ay önce evinde ölü bulunan ve intihar ettiği değerlendirilen Mahmut Kapıcıoğlu'nun ölümü, ekranlara taşınan iddialarla gündeme geldi.
14 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayda, Mahmut Kapıcıoğlu evinde yaşamını yitirmiş ve olay ilk başta intihar olarak değerlendirilmişti. Ancak aradan geçen aylara rağmen ölümün arkasındaki sır perdesini aralamak isteyen çocukları ve kardeşi Arif Kapıcıoğlu, Esra Erol’un programına katılarak iddialarını sıraladı.
"KENDİNİ ASMASI FİZİKSEL OLARAK MÜMKÜN DEĞİL"
Programda konuşan kardeş Arif Kapıcıoğlu, olay yerindeki incelemelerinde edindiği izlenimleri paylaşarak intihar iddiasına karşı çıktı. Kardeşinin boyundan yaklaşık 30 santimetre aşağıda bulunan bir noktaya kendisini asmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu savunan Arif Kapıcıoğlu, kardeşinin önce öldürüldüğünü ve ardından intihar süsü verilmek üzere asıldığını iddia etti.
TEFENCİ VE BORÇ İDDİALARI
Ailenin dile getirdiği iddialar arasında borç ve baskı ilişkileri de yer aldı. Programda aktarılan bilgilere göre, Mahmut Kapıcıoğlu’nun eşi Hülya Kapıcıoğlu’nun Abdülkadir Ö. ile oğulları Ahmet ve Mehmet Ö.'dan borç para aldığı öne sürüldü. Söz konusu borçlar sebebiyle ailenin baskı altında kaldığı, üzerine kayıtlı bazı mal varlıklarının el değiştirdiği ve açık senetlere imza attırıldığı iddia edildi.
"BANA BİR ŞEY OLURSA ORAYA BAKIN" NOTU
Öte yandan Mahmut Kapıcıoğlu’nun yaşamını yitirmeden iki gün önce kuzenine not bıraktığı öne sürüldü. Bırakıldığı iddia edilen notta "Ölümümden bu üç şahıs sorumludur" ifadelerinin yer aldığı belirtilirken, notta bazı kişilerin isimlerinin yer aldığı ve Kapıcıoğlu’nun baskı, tehdit ve para ilişkilerine dair çeşitli ifadeler kullandığı iddia edildi.
GÜVENLİK KAMERALARI ÇELİŞKİYİ ORTAYA KOYDU
Ailenin dikkat çektiği bir diğer kritik detay ise güvenlik kamerası kayıtları oldu. Eşinin sabah işe gitmek üzere evden çıktığını beyan etmesine karşın, kamera görüntülerinde saat 08.00 sularında eve yalnızca giriş yapıldığının tespit edildiği öne sürüldü.
Kapıcıoğlu ailesi, aylar sonra gündeme taşıdıkları iddiaların ardından ölümün tüm yönleriyle yeniden ele alınmasını talep etti.





