SUBÜ Konuşmaları’nın 118’inci konuşmacısı ‘Genç Zihinlerde Adaletin İnşası’ konulu söyleşiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Üyesi Yılmaz Akçil oldu. Moderatörlüğünü Öğretim Görevlisi Nihal Kocaağa’nın üstlendiği söyleşide; genç zihinlerde adaletin inşası, sosyal medyada oluşan linç kültürünün hukuki yaptırımları, gençlerin adalet bilinci gibi konular felsefi ve sosyolojik açıdan konuşuldu.


Hayatı kuşatan değer

Hukuk ve adalet kavramlarını tecrübeleri üzerinden değerlendiren Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Üyesi Yılmaz Akçil, “Ben hukuk dünyasının içinde 41 yılımı geçirdim, on binlerce dosyada karar verdim. Adalet sadece teknik bir hukuk kavramı değildir. Doğumdan ölüme kadar hayatın her anını kapsayan geniş bir değerdir. Hukuk daha dar bir alanı düzenlerken adalet ahlakı, merhameti ve erdemi de içine alır. Bütün fiiller insanın iç dünyasında başlar. Adaletin asıl inşası kalplerde ve vicdanlarda gerçekleşir” ifadelerini kullandı.


Adalet toplumun temeli

Adaletin toplumsal düzen açısından belirleyici rolüne dikkat çeken Yılmaz Akçil, “Devletlerin ömrü adalete verdikleri değerle doğru orantılıdır. Osmanlı döneminde padişahın bile yargı karşısında hesap verebildiği örnekler vardır. Hakimler kendi hatalarını kabul ederek zararı telafi edebilmiştir. Adil insan sadece kurallara uyan değil affetmeyi bilen, kul hakkını gözeten kişidir. Adaletin güçlü olduğu toplumlarda huzur ve güven kendiliğinden oluşur” dedi.


Yasal olan her şey adil değil

Hukuk ile ahlak arasındaki ilişkiye değinen Akçil, “Her yasal hak her zaman adil olmayabilir. Devlet bazı durumlarda toplumsal denge için düzenlemeler yapabilir ancak bu her zaman vicdani olarak doğru anlamına gelmez. Kanuni boşlukları kullanarak başkasının hakkını ihlal etmek adaletle bağdaşmaz. Bu tür davranışlar kul hakkı ihlalidir ve mutlaka bir karşılığı vardır” şeklinde konuştu.


Dijital çağda rehber vicdan

Sosyal medya ve dijital dünyanın etkilerin anlatan Akçil, “Bugün gençler sınırsız bilgiye ulaşabiliyor ancak bu durum kontrolsüzlüğü de beraberinde getiriyor. Sosyal medyada yargısız infazlar yapılabiliyor. Bir olay tam anlaşılmadan hüküm vermek büyük bir yanlıştır. Yapay zekâ ve algoritmaların yönlendirdiği bu çağda bizi doğruya götürecek en önemli rehber vicdandır” ifadelerini kullandı.


Ayasofya hukuki bir zorunluluktu

Sakarya’da “Çekirdekten Girişimci” Proje Olimpiyatları başlıyor
Sakarya’da “Çekirdekten Girişimci” Proje Olimpiyatları başlıyor
İçeriği Görüntüle

86 yıllık müze statüsünün ardından Danıştay kararıyla Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması kararının hukuki boyutundan bahseden Akçil, “Ayasofya sadece bir mabet değil aynı zamanda fethin sembolüdür. Fatih Sultan Mehmet Han tarafından vakfedilmiş bir mülk olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi vakfedenin iradesi dışında kullanılamaz. Biz yargı makamı olarak

mülkiyet hukukunu ve vakıf senedini esas alarak karar verdik. Bu hem hukuki bir gereklilik hem de ecdadın iradesine saygıdır” dedi.


Gençliğe güvenimiz tam

Gençlere yönelik mesajını paylaşan Akçil, “Türk gençliğinden her zaman umutluyum. 15 Temmuz’da gösterilen duruş bunun en açık göstergesidir. Bugün teknoloji alanında önemli başarılara imza atan gençlerimiz var. Ülkenin geleceği onların elinde olacak. Bu nedenle kendilerini iyi yetiştirmeleri ve adalet bilinciyle hareket etmeleri büyük önem taşıyor” açıklamasını yaptı.