Nurettin Eryılmaz

Sapanca ilçesinde bir bungalov tesisinde yaşanan gizli kamera skandalıyla ilgili davada mahkeme kararını açıkladı. Tatil yapmak için tesise gelen bir ailenin yatak odasındaki ampulde gizli kamera fark etmesiyle ortaya çıkan olayda yargılanan iki sanık, "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan ayrı ayrı 1 yıl 9 ay 1'er gün hapis cezasına çarptırıldı.

46. Cumhuriyet Koşusu ile 88. Cumhurbaşkanlığı Koşusu yapıldı
46. Cumhuriyet Koşusu ile 88. Cumhurbaşkanlığı Koşusu yapıldı
İçeriği Görüntüle

Mağdur ailenin avukatları Pınar Korkmaz ve Meltem Öztürk Reis karara itiraz edeceklerini açıklarken, aileden Mesut Kozan da yaşadıkları süreci anlattı.

Mahkemenin iki sanığa verdiği 1 yıl 9 ay 1'er gün hapis cezasının ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına tepki gösteren Kozan, "Mahremiyet bir lüks değil, herkesin en temel hakkıdır" dedi.

"GECE FARK ETTİĞİMİZ KÜÇÜK KIRMIZI IŞIK OLAYIN BAŞLANGICI OLDU"

Kozan, "Kamuoyuna ve değerli basın mensuplarına duyurumuzdur. Ailemle birlikte yaşadığımız bungalov tatilinde karşılaştığımız gizli kamera olayı, hayatımızda derin izler bırakan, psikolojik açıdan bizi ciddi şekilde yıpratan bir olay olmuştur. Biz oraya ailemizle birlikte huzur bulmak, dinlenmek ve güzel zaman geçirmek amacıyla gittik. Ancak kendimizi en güvende ve en özel hissetmemiz gereken bir ortamda, mahremiyetimizin ihlal edildiği şüphesiyle karşı karşıya kaldık.” dedi.

"BU OLAYDAN EN ÇOK ETKİLENENLERDEN BİRİ DE KIZIMIZ OLDU"

Kozan, ”Gece saatlerinde fark ettiğimiz küçük kırmızı ışık, yaşadığımız olayın başlangıcı oldu. Kolluk kuvvetleri olay yerine geldiğinde bu ışığa bizzat şahit oldu. Yaklaşık 10-15 dakika sonra ışığın söndüğü de yine olay yerinde tespit edildi. Kolluk görevlileri mahkemede tanık olarak dinlendi ve gördüklerini doğruladı. Biz kameranın teknik olarak kayıt yapıp yapmadığını bilemezdik. Ancak yaşadığımız olay, karşı karşıya kaldığımız durum ve bunun ailemiz üzerindeki etkileri inkâr edilemez.” dedi.

“MAHKEME KARARINI KABUL ETMEKTE ZORLANIYORUZ”

Kozan, “Bu olaydan en çok etkilenenlerden biri de kızımız oldu. Bir anne babanın çocuğunun böyle bir olayla karşı karşıya kalmasının yarattığı üzüntüyü, endişeyi ve çaresizliği kelimelerle anlatmak kolay değil. Aradan zaman geçmesine rağmen yaşadığımız psikolojik yıpranma, güvensizlik ve travma ailemiz üzerinde etkisini sürdürmektedir. Artık bir yere gidip dinlenmek, özel hayatımızı yaşamak ve kendimizi güvende hissetmek bile bizim için eskisi kadar kolay değil. Mahkeme sonucunda sanıklar hakkında ayrı ayrı 1 yıl 9 ay 1 gün hapis cezası belirlenmiş, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.” dedi.

"KENDİ OĞLUM DAHİ YAPMIŞ OLSAYDI KARŞISINDA DURURDUM"

Kozan, “Biz bu kararı, yaşadığımız mağduriyetin ve ailemiz üzerinde bıraktığı ağır psikolojik etkinin karşılığı olarak kabul etmekte zorlanıyoruz. Burada mesele yalnızca bizim ailemizin yaşadığı bir olay değildir. Bugün bizim başımıza gelen, yarın başka bir ailenin, başka bir çocuğun veya başka bir kadının başına gelebilir. Şunu özellikle belirtmek istiyorum: Böyle bir davranışı kendi oğlum dahi yapmış olsaydı, bunu aile olarak kabul etmez, yapılanın karşısında durur ve mağdur olan ailenin yanında yer alırdım. Çünkü konu kim olduğumuz değil, insan onuru, mahremiyet ve özel hayatın dokunulmazlığıdır.” dedi.

BUNGALOVLARDA DENETİMLER ARTIRILSIN ÇAĞRISI

Kozan, “Biz kimsenin haksız yere cezalandırılmasını istemiyoruz. Ancak insanların en mahrem alanlarına yönelik bu tür ihlallerin basit bir olay gibi değerlendirilmesini de kabul etmiyoruz. Bizim mücadelemiz yalnızca kendi ailemiz için değil, aynı olayın başka ailelerin başına gelmemesi içindir. Yetkililerden ve kamuoyundan beklentimiz; turizm sektöründe, özellikle bungalov, villa ve benzeri özel konaklama alanlarında denetimlerin artırılması, gizli kamera riskine karşı etkili önlemler alınması ve bu tür olayların caydırıcı şekilde ele alınmasıdır.” dedi.

Kozan, “Bir ailenin mahremiyeti, bir çocuğun psikolojisi ve insanların güven duygusu bu kadar kolay zedelenmemelidir. Biz yaşadıklarımızın üzerinin kapanmasını istemiyoruz. Sesimizi duyurmak, başka ailelerin aynı acıyı yaşamamasına katkıda bulunmak istiyoruz. Çünkü mahremiyet bir lüks değil, herkesin en temel hakkıdır. Adalet ise yalnızca bir karar vermek değil, mağduriyetleri de gerçekten görebilmektir. Kamuoyunun dikkatine saygıyla sunarız." dedi.