Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik’te önemli bir değişiklik yaptı. Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik"in 12. maddesine eklenen fıkra ile bu alanların "kamu kullanımına açık olmak şartıyla" kullanma izni verilerek tahsis sınırları içine dahil edilebileceği belirtildi. Yönetmeliğe eklenen hüküm şu şekilde: "Bakanlığa tasarruf hakkı verilen orman alanlarından kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanlar, kamu kullanımına açık olmak şartıyla, kullanma izni verilmek suretiyle tahsis sınırları içerisine dahil edilebilir."
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, Bakanlığa tasarruf hakkı verilen orman alanlarından, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan bölgeler, kamu kullanımına açık olmak şartıyla kullanma izni verilerek turizm tahsis sınırları içine dahil edilebilecek. Yapılan değişiklikle, turizm yatırımlarının kapsamı genişletilirken, kamu kullanımına açık alanların korunması da güvence altına alındı. Yönetmelik değişikliği, turizm sektöründe yeni yatırım fırsatları yaratmayı amaçlarken, kıyı bölgelerindeki orman alanlarının kullanımına yönelik düzenlemeleri netleştirdi.
Yeni düzenleme, 26 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe girdi ve hükümleri Kültür ve Turizm Bakanı tarafından yürütülecek. Bu değişiklikle, turizm yatırımlarının çevresel ve toplumsal dengeler gözetilerek geliştirilmesi hedefleniyor. Kıyıların korunması ve kamu yararına kullanımı açısından hassas bir bölge olan kıyı kenar çizgisinin deniz tarafına yönelik bu düzenleme, “kamuya açık kullanım” şartı ile sınırlansa da, özellikle doğal alanların geleceği ve turizm yatırımlarının kıyı şeritlerine etkisi bakımından dikkatle izlenmesi gereken bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kıyı kenar çizgisi, Türkiye’de kıyıların korunması ve kamu yararına kullanılması amacıyla tanımlanan hukuki ve teknik bir sınırdır. Bu çizgi, deniz, göl veya akarsu kıyısındaki en yüksek su seviyesinin ulaştığı doğal sınırı ifade eder. Bu çizginin deniz tarafı, tamamen kamu malı sayılır ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Bu alanlarda yapılaşmaya veya özel kullanıma izin verilmez; sadece kamu yararına, belli koşullarla kullanım mümkündür (örneğin plajlar, iskeleler, yürüyüş yolları).