Manisa'nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte 5 işçi yaşamını yitirirken, İzmir'in Torbalı ilçesindeki bir metal fabrikasında yaşanan patlamada 7 işçi yaralandı. Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde ise kaçak işletildiği belirtilen maden ocağındaki göçükte 1 işçi hayatını kaybetti.
Peş peşe yaşanan kazalara dikkat çeken Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, ölen ve yaralanan işçilerin daha önceki iş kazalarında olduğu gibi ihmal, kâr hırsı ve denetimsizliğin kurbanı olduğunu belirtti.
Atalay, yaşananların "iş kazası" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, olayların tüm yönleriyle araştırılması ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda ihmali bulunanlar ile kazalara sebep olanların en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.
"İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TASARRUF YAPILACAK BİR ALAN DEĞİL"
İş sağlığı ve güvenliğinin çalışma hayatının en temel konularının başında geldiğini belirten Atalay, her yıl binlerce çalışanın iş kazaları nedeniyle hayatını kaybettiğini veya yaralandığını vurguladı.
Kazaların önemli bir bölümünün gerekli tedbirlerin alınması ve etkin denetimlerin yapılması halinde önlenebileceğine dikkat çeken Atalay, başta işverenler olmak üzere herkesin iş sağlığı ve güvenliği konusunda sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Atalay, iş sağlığı ve güvenliğinin tasarruf yapılacak bir alan olmadığını belirterek, işverenlerin yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesinin sağlanması, denetimlerin güçlendirilmesi ve gerekli önlemlerin maliyet gerekçesiyle ertelenmesinin önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.
Başta madenler olmak üzere tüm işyerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarını sona erdirecek politikaların etkin ve kararlı biçimde uygulanması gerektiğini belirten Atalay, insan hayatını temel almayan ekonomik ve sosyal politikalara son verilmesi çağrısında bulundu.
"KAPATILAN MADENLER GÜVENLİK KOŞULLARI SAĞLANMADAN AÇILMAMALI"
Özellikle kapatılmış veya çalışması durdurulmuş maden ocaklarının gerekli güvenlik koşulları sağlanmadan yeniden açılmasına tepki gösteren Atalay, bu tür uygulamalarda sorumluluğu bulunanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
Ergün Atalay, Türk-İş olarak iş cinayetlerinin kader olmadığını bir kez daha vurgulayarak, çalışanların yaşam hakkının korunması için gerekli tüm adımların gecikmeden atılmasını talep etti.
Atalay, açıklamasının sonunda hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralanan işçilere ise acil şifalar diledi.





