Bülent Yaman
Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü Hendek'te meydana geldi. Para çekmek amacıyla müşterisi olduğu bankanın ATM'sine giden emekli bankacı Ayhan Güler, kartını yerleştirmek üzereyken ATM'nin para haznesinde unutulmuş bir miktar para olduğunu fark etti. Parayı bulunduğu yerden alan Güler, doğruca Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek durumu yetkililere bildirdi.
Emniyet görevlileri tarafından teslim alınan para sayılarak tutanak altına alındı. Yapılan sayımda, ATM'de unutulan paranın 19 bin 800 lira olduğu belirlendi. Bunun üzerine paranın sahibinin tespit edilmesi için çalışma başlatıldı.
Öte yandan, bankamatikte parasını unutan Adnan Özdemir'de durumu fark ederek bankaya başvurdu. Yapılan incelemelerde, Özdemir'in hesabına para yatırmak istediği ancak işlemin tamamlanmaması nedeniyle ATM'nin parayı geri verdiği ve bu sırada paranın haznede kaldığı tespit edildi.
Paranın kendisine ait olduğunun belirlenmesinin ardından Adnan Özdemir, Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gelerek parasını İlçe Emniyet Müdürü Kemal Aydınoğlu ve Ayhan Güler'den teslim aldı.
Örnek bir davranış sergileyen Ayhan Güler yaşadığı süreci anlattı.
İnsanlık görevini yerine getirmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Güler, "Cumartesi günü müşterisi olduğum bankanın ATM'sine gittim. Para çekmek için kartımı çıkardığımda ATM'nin haznesinde para olduğunu fark ettim. Parayı alarak İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne teslim ettim. Yetkililer parayı saydı ve 19 bin 800 lira olduğunu belirleyerek tutanak tuttu. Daha sonra paranın sahibinin bulunduğunu öğrendiğimde çok sevindim. Biz vatandaşlık görevimizi yerine getirdik" dedi.
Örnek davranışıyla takdir toplayan Ayhan Güler'e teşekkür eden Hendek İlçe Emniyet Müdürü Kemal Aydınoğlu da, toplumda dürüstlük ve duyarlılığın önemine dikkat çekerek, sergilediği davranış dolayısıyla Güler'i kutladı.
Para sahibi Adnan Özdemir ise takdire şayan davranış gösteren Emekli Bankacı Ayhan Güler'e teşekkür ederek, paranın bir kısmını İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Hizmetleri Derneğine bağışladı.
Hendek'te yaşanan bu olay, kaybolmaya yüz tutan güven ve yardımlaşma duygularının hâlâ canlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.




