Yüklenici firmanın alacaklarını ödemediği işçiler günlerdir inşaatın çatısında direnişteydi. Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı'nın kamuoyuna duyurduğu direnişin ardından firma, işçilerin tüm alacaklarını eksiksiz ödemeyi kabul etti.

Adapazarı'nda ve şantiye önünde yapılan kutlama açıklamasında konuşan Patronların Ensesindeyiz temsilcileri süreci şöyle anlattı:

Av. Baran Nevcanoğlu: "Pankartı güncelliyoruz: Hakkımızı aldık"

"Sevgili dostlar, sevgili arkadaşlar, bugün önümüzde bir pankart var. 'Ilgazlar İnşaat'tan hakkımızı alacağız' yazan bir pankart. Bunu güncellememiz gerekiyor. Ilgazlar İnşaat'tan hakkımızı aldık!

Değerli Sakarya halkı, bu meydandan ilk defa seslenmiyoruz. Hem şantiyeden hem bu meydandan seslendik. Biz Ilgazlar İnşaat ile ücretlerimizi, haklarımızı hesaplamaya yeni başlamadık. İlk oturduğumuzda fazla mesai ücretlerimizi, hafta tatili ücretlerimizi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığımız işlerin ücretlerini ödemeyi açık açık reddettiler. Puantajlarla oynadılar, çalıştığımız günleri sildiler. Alın terimize el koydular."

Selahattin Kural: "Bu sadece ücret kavgası değildi, bu onur kavgasıydı"

Serdivan Ravika İnciri tescil yolunda
Serdivan Ravika İnciri tescil yolunda
İçeriği Görüntüle

"Değerli dostlar, değerli basın emekçileri, değerli Sakarya halkı, on beş güne yakındır süren bu onurlu mücadele bugün kazanımla sonuçlandı. Sakarya Emniyet Binası'nda çalışan inşaat işçileri çatıda verdikleri direnişle çok önemli bir kazanım elde ettiler.

Bu kazanım, emeğin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Alın terini savunmanın, peşinde koşmanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Çünkü bu arkadaşlarımız çocuklarından, ailelerinden binlerce kilometre uzakta, bir insanın kalamayacağı, ranzaları kırık, kapısı penceresi olmayan, yatakların yerde olduğu, pislik içindeki konteynırlarda kalarak çalıştılar. Hem çalıştılar, hem de o koşullarda direndiler ve kazandılar. O yüzden bu zafer çok kıymetli.

En başından beri söyledik: Sakarya emekçi şehridir. Ve Sakarya halkının desteği olmasa bu direniş büyümezdi. Tarlasındaki fındığı, bahçesindeki sebzeyi toplayıp 'işçilere götürün' diyen teyzeler oldu. Eline yemeğini, çayını alıp şantiye önüne gelen, çatının altından 'yalnız değilsiniz' diye seslenen yurttaşlar oldu.

İşçilerin birbiriyle dayanışması ise en öğretici olanıydı. Atakum Belediyesi'nde direnen belediye işçileri bu şantiyedeki arkadaşlarıyla dayanışma mesajı paylaştı. İzmir'de aylardır belediye önünde mücadele eden işçi arkadaşlarımız video çekerek Sakarya'daki işçilere selam gönderdi. Çatıdaki inşaat işçileri de aynı şekilde onlarla dayanışma gösterdi. Bu, işçi sınıfının dayanışmasının her şeyden önemli ve her şeyden güçlü olduğunu gösterdi.

Emekçilerin dayanışmasından bahsettik ama bir de patronların uyguladığı sömürü var. O sömürünün haddi hesabı yok. İşçiler çalıştı, hak etti, sonra patronlar çıktı dedi ki 'senin alacağın yok, sen bize borçlusun'. Böyle bir pişkinlik. Direndiler, 'alacağın şu kadar' dediler. İşçiler bir daha direndi, patron bir daha geri adım attı. Ve bugün o patron, bütün işçilerin alacaklarının tamamını kabul etmek zorunda kaldı.

Eğer bu mücadele verilmeseydi, arkadaşlarımız ceplerinde beş kuruş olmadan memleketlerine döneceklerdi. Ama çatıya çıktılar, kamuoyu yarattılar ve söke söke kazandılar.

Buradan bir kez daha söylüyoruz: Burası Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü'nün şantiyesi. Proje bedeli milyarlarca lira. Ama işçiye reva görülen koşullar bu."