Karasu’da belediye meclis üyesi olan avukat Ömer Faruk Kaya’nın, Karasu Belediyesi adına bazı hukuki işlemlerde ve dava dosyalarında yer alması tartışma konusu oldu.
Medyabar yazarı Zafer Tokuş, kaleme aldığı "Meclis üyesi, avukat ve belediye vekili.. Karasu'da üç sıfatlı bir hukuk meselesi.." başlıklı yazısında Kaya’nın aynı zamanda avukatlık faaliyetini sürdürdüğünü belirterek, “Avukat, belediye meclis üyesi ve belediyenin avukatı” şeklinde üç farklı sıfatın aynı kişide birleştiğine dikkat çekti. Tokuş, ilgili mevzuatın incelenmesi gerektiğini savunurken, konuyla ilgili Belediye Başkanı İshak Sarı’dan açıklama beklediğini ifade etti.
Zafer Tokuş'un ilgili yazısı şu şekilde:
"Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı hukukçu…
Hem de icra başta olmak üzere kişiler arasında hak ve menfaat uyuşmazlıkları, gibi hukukun her dalında uzman bir isim..
Bu ayrıntıyı özellikle hatırlatmak istiyorum...
Çünkü birazdan anlatacağım mesele sıradan bir belediye meselesi değil , hukukla ilgili 'sıkıntılı' bir durum
Şimdi gelelim meseleye…Karasu'nun Sayın Belediye Başkanı İshak Sarı'nın belediye başkanlığından önce avukatlık yaptığı dönemde aynı ofisi kullandığı avukat arkadaşlarından biri olan Ömer Faruk Kaya bugün belediye meclis üyesi.
Avukatlığı da devam ediyor.
Bunu nereden anlıyoruz..Karasu Belediye Başkanlığının açtığı davada belediyesi 'Temsil' etmesinden..
Buraya kadar hiçbir problem yok.
İnsan hem avukat olabilir hem belediye meclis üyesi olabilir.
Ama işin üçüncü ayağı devreye girince mesele biraz daha ilginçleşiyor:Belediye avukatlığı…
Yani aynı kişi;
Avukat…
Belediye meclis üyesi…
Ve belediyenin avukatı.
Üç ayrı şapka.
Tek baş.
Dava dosyalarında belediye meclis üyesi olan bu avukatın Karasu Belediyesi adına hukuki işlem yaptığı görülüyor.
Ama Avukatlık Kananu ve Belediye Kanunu açısından 'Belediye meclis üyelerinin üyesi olduğu belediyelerde belediye adına hukuki işlemler yapması yasak..Avukatlık kanununun 12nci maddesi'nde bu açık açık belirtiliyor..
Merak edenler avukatlık kanunu ve belediyeler kanununa açıp 28nci maddeye bakabilir.
Ama buna rağmen Karasu Belediyesi'nde bir meclis üyesi belediyenin avukatlığını yapıyor..
Hem de resmi olarak..
Dava dosyalarında adı soyadı açık seçik yazıyor....Demek ki ortada bir uygulama var.
Uygulama varsa gerekçesi de olmalıdır..
Hele bu uygulamayı yapan belediyenin başkanı hukukçuysa gerekçesi mutlaka çok sağlamdır.
Benim beklentim de tam olarak bu.
Sayın Başkan çıkacak ve diyecek ki:
“Bakın, mevzuatın şu maddesi gereğince burada herhangi bir sorun yok. Eskiden aynı büroyu paylaştığım eski ortağım belediyenin avukatlığını yapıyor” diye.-
Biz de başımızı sallayıp:
“Peki Başkanım, biz yanlış anlamışız.” diyeceğiz
Mesele de bitip gidecek..
Fakat insanın kafasını kurcalayan başka bir ayrıntı var.
Şimdi burada benim aklıma tek bir soru geliyor:
Sayın Başkan, bütün bunlar sizin gözünüzden nasıl kaçtı?Gerçi hukukta da insanlık hali vardır.
Bazen insan dosyaya bakar, maddeyi görür ama meseleye başka açıdan bakar.
Bazen de mesele o kadar tanıdık gelir ki insan “Bunu zaten biliyorum” deyip ayrıntıyı atlar.
Ama bu kez dosya biraz fazla tanıdık!
Çünkü söz konusu isim, Sayın Başkan’ın geçmişte birlikte avukatlık yaptığı o yıllarda ticari bir ortaklığı olan bir meslektaşı.
O nedenle kamuoyunun sorusu aslında çok basit:
Burada hukuki bir istisna mı var, yoksa açıklanması gereken bir durum mu?
Ben cevabı bilmiyorum.Zaten bilsem Sayın Başkan’a sormam.
Fakat bir konuda içim rahat:
İshak Sarı hukukçu.
O halde bu sorunun cevabını da hukuk diliyle, iki dakikada anlatabilir.
Hem Karasu halkı aydınlanır…
Hem de benim gibi meraklı köşe yazarları yeni bir konu aramak zorunda kalmaz!
Şaka bir yana…
Mesele kişi meselesi değil.
Mesele makamların ve sıfatların aynı noktada buluşması.
Çünkü kamu görevlerinde bazen asıl mesele yapılan işten çok, işin nasıl göründüğüdür.
Ve hukukta da malum…
Şüpheyi ortadan kaldırmanın en ucuz yolu açıklamadır.
Çünkü şu anda anlatmak istediğim bu durum göründüğü gibi hukuka uygun değildir.
Bir hukukçunun gözünden hukuk kaçması da gerçekten hayli ironik olur!




