HÜSEYİN CUMALI'NIN HABERİ...
Türkiye’nin gündemi olan milyarlık Kuriş operasyonunda soru işaretleri cevap arıyor: Kim bu Glooperciler!
Kamuoyunda “Alihan Kuriş Suç Örgütü” olarak bilinen ve Süleymancıların en üst lideri olan Alihan Kuriş ve cemaat yöneticilerinin haberleşme için Glooper kullandığı ortaya çıkması beraberinde “Sakarya’da kimler de Glooper vardı” sorusunu gündeme taşıdı.
SAKARYA MERKEZLERİ GİBİ
Bir yandan yurt dışına taşınan 100 milyar TL’yi aşan para trafiği, bir yandan bir baskında 200 kilo külçe altın, milyarlık dövizler, ruhsatsız silahlar, Almanya’da yabancıların 4 katlı bina yapmasına izin verilmez iken 17.5 dönüm üzerine inşa edilen 70 Milyon Euroluk Genel Merkez, İzmir’de Cennet Adası, sayısız taşınmazlar, fabrikalar, arsalar, yatlar, katlar ve Türkiye’nin 1 numaralı gündem maddesi olan Alihan Kuriş Suç Örgütü’nün önemli saç ayağı Sakarya oldu.
FOTO: Suç Örgütü lideri Alihan Kuriş
3 AŞAMALI ONAY
Cumhuriyet Savcılarının talimatıyla polis hassas çalışmasını sürdürürken, suç örgütünün en tepesindekilerin kendi aralarında haberleşmek için Glooper isimli bir yazılım kullandığı ortaya çıktı. En üst seviyedeki yöneticilerin kullandığı bu sisteme dahil olmak ise hiçte kolay değil. Çok gizli bir yazılımla haberleşen suç örgütü üyeleri 3 aşamalı kontrol ve onaydan sonra sisteme dahil olabiliyor. Örgüt üyelerinin kullandığı Glooper ise App Store ve Play Store gibi mağazalarda bulunmadığı ortaya çıktı.
SAHİ KİM BU GLOOPERCİLER!
Suç örgütü üyelerinin dışında hiç kimsenin dışarıdan cep telefonuna indiremediği, izini bile bulamadığı, son derece gizli olan haberleşme uygulaması olan ve Hindistan’da yazılımı yapıldığı ileri sürülen Glooper gizli data, veri işleme ve dosyalama yapabiliyor. Peki ama Sakarya’da kimlerin telefonun da örgütün kullandığı Glooper yüklü idi. Suç örgütünün Türkiye’deki 33 şirketinden 14’nün Sakarya’da olması, yine suç örgütünün üst düzey yönetici kadrosunun Sakarya bağlantıları “Sakarya’da kimler Glooperci” sorusunu gündemden düşürmüyor.

FOTO: İşte böyle çalışıyor
*
Her ikisi de Sakarya’ya damat, her ikisi de suç örgütlerinin 1 numarası: Yüz karası damatlar!
Kurulduğu ilk günden bugüne vatan evlatlarının ana vatanı olan, Kurtuluş Savaşı’na adını veren, şiirlere konu olan Sakarya’nın belki çok yüz karası damadı olmuştur. Ancak biri vatan bütünlüğüne kast eden, diğeri ise ülkenin milyarlarını yurt dışına taşıyan bu denli 2 yüz karası damadı olmamıştır.
FETÖ’NÜN 1 NUMARASI ÇIKTI!
Sakarya kamuoyu da tıpkı 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain darbe girişimi sonrasında Türkiye gibi Adil Öksüz’ü tanıdı. Kanlı darbe girişinden 1 gün sonra, yani 16 Temmuz 2016'da güvenlik güçlerince Ankara Akıncı Hava Üssü yakınlarında Adil Öksüz diye birini yakaladı. 2 gün gözaltında tutulan Öksüz, 18 Temmuz 2016'da sevk edildiği mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Serbest bırakıldıktan sonra sırra kadem basan Adil Öksüz sonradan anlaşıldı ki terör örgütünün Türkiye’deki 1 numarası idi.
HİÇ RENGİNİ BELLİ ETMEDİ
Peki kim bu Adil Öksüz! Kısa adı FETÖ/PDY olan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın en kritik üyesi olan Adil Öksüz, hain ve kanlı darbe girişi sonrasında yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra Sakarya’nın damadı olduğu ortaya çıktı. Yıllarca Sakarya Üniversitesi’nde çalışmasına rağmen hiçbir zaman görüntü vermeyen, rengini belli etmeyen, en yakın çevresinin bile kim olduğunu yıllar sonra öğrendiği Adil Öksüz, ne yazık ki Sakarya’nın damadı idi.

FOTO: Adil Öksüz
KURİŞ DE DAMAT ÇIKTI
Sakarya’nın yüz karası damadı olan Adil Öksüz gibi Sakarya’nın yine yüz karası bir damadı daha ortaya çıktı. Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilenen cemaatin en başındaki isim olan Alihan Kuriş de tıpkı ismi gündeme gelmesiyle birlikte Adil Öksüz gibi Sakarya’nın damadı olduğu anlaşıldı. Türkiye’den 100 milyar TL yurt dışına para çıkışı yaptığı ileri sürülen, Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon euroluk genel merkez yaptırdığı iddia edilen Alihan Kuriş Sakarya’nın önemli ailelerinden birisinin damadı.
SAKARYA YİNE UTANÇ DUYDU
Türkiye'de kamu düzenini, yasal yapıyı ve anayasal düzeni bozmaya yönelik darbe girişiminin 1 numarası Adil Öksüz ile ülkenin parasını yurt dışına kaçırdığı ileri sürülen Alihan Kuriş’in Sakarya’nın damadı olmasından utanç duyduğunu belirten Sakaryalılar ise, “Hep mi denk gelir, yoksa bir tesadüf müdür, veya proje midir bilinmez ama ülkemizi bölmek ve ülkemizin parasını yurt dışına kaçıranların Sakarya’nın damadı olmasından utanç duyduk. Sakarya böyle yüzsüzlerle ülke gündemine gelmesi bizi derinden sarsıyor” dedi.

FOTO: Alihan Kuriş
*
Yıllardır ölüm nedeni tartışılan eski bakanla ilgili flaş gelişme: Denizolgun’un mezarı açılacak!
Süleymancıların eski lideri ve eski bakan Denizolgun’un mezarının açılmasına karar verildi. Uzman adli tıp heyeti Denizolgun’un yıllardır tartışma konusu olan ölümüyle ilgili son noktayı koyacak.
BÜYÜK PARA TRAFİĞİ
Süleymancılar cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu, aynı zamanda eski Ulaştırma Bakanı, milletvekili ve 2016 yılına kadar cemaatin liderliğini yapan Arif Ahmet Denizolgun 2016 yılında hayatını kaybetti. Denizolgun’un hayatını kaybetmesiyle birlikte Süleymancıların liderliğine Alihan Kuriş geldi. Ancak 2016 yılından sonra yurtiçi ve yurt dışına büyük para trafiği MASAK raporlarına yansıyan Kuriş ve üst düzey yönetime polis operasyon düzenledi.
FETH-İ KABİR YAPILACAK
Alihan Kuriş Suç Örgütü kapsamında mahkeme tarafından tutuklanan Alihan Kuriş ile birlikte 7 Eylül 2016'da İstanbul Beykoz Çavuşbaşı'ndaki çiftliğinde hayatını kaybeden eski bakan Denizolgun’un ölü yine gündeme geldi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Denizolgun hakkında feth-i kabir kararı verildi. Bu karar kapsamında Denizolgun'un mezarı açılarak, ölüm nedenine ilişkin yeniden adli tıp inceleme yapılacak.

FOTO: Arif Ahmet Denizolgun
ÇOK YÖNLÜ SORUŞTURMA
Adli Tıp, Denizolgun’un ölümün geç bildirilmesi ve dosyadaki şüpheli bulgular yeniden araştırılacak. Öte yandan olayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ise yaşanan bütün gelişmeleri an be an takip ediyor. Bilindiği gibi Denizolgun 7 Eylül 2016'daki ölümünün ardından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan "Bilgi Notu"nda, tanık ifadeleri ve olayın zamanlamasına ilişkin dikkat çeken çelişkiler sıralanmıştı.






