Hayat, bazen hırçın bir rüzgâr gibi her şeyi önüne katıp götürürken, elimizde kalan en kıymetli hazine hatıralardır. Ancak hatıralar kendi başına ayakta kalamazlar.Onları besleyecek, taze tutacak bir can suyuna ihtiyaç duyarlar. İşte o suyun adı vefadır.
Günün birinde bir iyilik görürüz karanlık bir anımızda bir el uzanır, çıkmaza girdiğimizde bir kapı aralanır. O an hissettiğimiz minnet duygusu içimizi ısıtır. Fakat zaman, en keskin kılıçtır üzerinden aylar, yıllar geçtikçe o sıcaklık soğumaya, o elin sahibi silikleşmeye başlar. İnsan, doğası gereği unutmaya meyillidir. Ama "insan" kalmanın sırrı, tam da o unutuşa direnmekte gizlidir.
İyilik Emek İster, Vefa İse Karakter
Vefa, sadece bir teşekkür borcu değildir. Vefa birinin size kattığı güzelliği, o kişi artık hayatınızın merkezinde olmasa bile kutsal bir emanet gibi taşımaktır. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı kalması, kahvenin tadından değil, o anın içinde barındırdığı dostluğun vefaya emanet edilmesindendir.
Bugün dünyada en çok eksikliğini hissettiğimiz şey belki de budur. Bir işimiz bittiğinde, bir çıkarımız kalmadığında veya rüzgâr tersine döndüğünde hemen sırtımızı dönüyoruz. Oysa vefa, iyiliği hatırlamanın en asil yoludur. İyiliği yapanı onurlandırmak kadar, o iyiliğe layık bir ruh taşıdığımızı da kanıtlar.
Görünmez Bağların Gücü
Vefa sadece yaşayanlara değil, hatıralara, emeğe ve paylaşılan ekmeğe de borçludur. Bir öğretmenin yıllar sonra kapısını çalmak, eski bir dostun sesini duymak için bahaneye ihtiyaç duymamak, birinin zor gününde yanında olurken geçmişte bize açtığı sofrayı hatırlamak... Bunlar küçük jestler gibi görünse de, toplumu bir arada tutan en güçlü manevi tutkallardır.
İyilik unutulduğunda ölür, vefa ile hatırlandığında ise ölümsüzleşir. Eğer bugün bir yerlerde, birilerinin sayesinde gülümsüyorsak, o gülümsediğimiz anın borcunu ödemenin yolu vefalı olmaktan geçer. Unutmayalım ki vefa göstermek, karşıdakine bir lütuf değil, kendi vicdanımıza verdiğimiz bir sözdür.
Gelin bugün, üzerimizde emeği olan birini hatırlayalım. Çünkü vefa, sadece geçmişe bir bakış değil, geleceğe bırakılan en temiz mirastır.